Azrail Mengele ve Yahudi Cüceler

Türkiye ve Dünya Tarihi

Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar: 19749
Kayıt: 15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
İletişim:

Azrail Mengele ve Yahudi Cüceler

Mesajgönderen Siyabend » 02 Eyl 2014 11:43

1944 yılının 15 Mayıs sabahı 7 cüce ve 2 normal boyda kardeşten oluşan Ovitz ailesi, Nazi Almanya’sının yüzbinlerce Yahudi ve Roman’ı katlettiği Auschwitz toplama kampına getirilmişti. Kardeşler, kampa adım atmalarından sadece 1 saat sonra tüm giysileri toplanarak onlarca kişiyle birlikte çırılçıplak “duşlara” sokuldu. Cüce kardeşler suyun akmasını beklerken birden içeriye ölümcül karbonmonoksit gazı verilmeye başlandı.

Resim

Ovitz kardeşler Romanya Yahudilerindendi. Babaları Rozavlea Yahudi toplumunun rabbisi ve aynı zamanda bir komedyen olan Shimson Eizik Ovitz’di. Baba Ovitz normal boydaydı. Kendisi gibi normal boyda olan Brana Fruchter ile evlendi ve bu evlilikten Rozika ve Franzika adlı iki cüce kardeş dünyaya geldi. Baba Ovitz’in ikinci eşi Batia Bertha Husz’dan doğan 8 çocuğundan ise 5’i cüce olarak doğdu. Normal boyda olan kardeşlerden Arie, Macaristan’da Naziler tarafından kurulan bir çalışma kampından kaçtıktan sonra yakalandı ve kurşuna dizilerek öldürüldü. Geri kalan kardeşler; Rozika, Franzika, Avram, Freida, Micki, Elizabeth, Piroska Perla (cüceler), Sarah ve Leah o gün Auschwitz’e getirilen kardeşlerdi.

Ovitz kardeşler savaş öncesinde hem Romanya’da hem de çevre ülkelerde oldukça popülerdi. Baba Ovitz cüce kardeşlerin tümüne çalabilecekleri boyutlarda keman, klarnet ve vurmalı çalgılar yaptırdı ve onlarle birlikte konserler vermeye başladı. Baba Ovitz gruba ünlü yazar Oliver Swift’in Guliver’in Seyahatleri kitabındaki cüce adasının isminden esinlenerek “Liliput Oyuncuları” adını verdi.

Grup her gittiği yerde ilgi odağı oldu. Kısa süre içinde ünleri tüm Romanya’ya oradan da Çekoslovakya ve Macaristan’a yayıldı. Liliput oyuncuları bu ülkelerde birçok konser verdi.

Ovitz kardeşlerin kaderi İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla değişti. 1940 yılında Macaristan’ın Nazi Almanya’sının kontrolüne geçmesinin ardından çıkan yasalar gereğince Yahudi sanatçılar Yahudi olmayan seyircilerin önüne çıkamıyordu. Ancak Ovitz ailesi Almanca da şarkılar söyleyebildikleri ve oldukça popüler oldukları için bu yasaktan muaf tutuldu. Grup 1944 yılına kadar Macaristan’da turnelerini sürdürdü.

1944 yılının başında ise Ovitz ailesinin tüm üyeleri ülkenin kuzeyindeki bir çalışma kampına götürüldü. Burada bir süre tutulan aile daha sonra Polonya’daki ünlü Auschwitz toplama kampına nakledildi.

‘NEREDE BENİM CÜCELERİM’

15 Mayıs sabahı Ovitz kardeşlerin içinde bulunduğu gaz odasında bir anda herkes kapıya doğru hücum etti. Kimileri birbirine sarılmış ağlıyor kimileri ise bağırıp yardım istiyordu. Şüphesiz bunlar cevapsız kalacak yardım çığlıklarıydı. O duvarlarda yankılanan onbinlercesinin çığlığı gibi.

İşte bu kıyamet sahnesi yaşanırken dışarıdan bir ses yükseldi. Adamın biri kapının hemen dışındaki muhafızlara “nerede benim cücelerim” diye bağırıyordu. Bir anda kapı açıldı. Ovitz kardeşlerin tümü muhafızlar tarafından dışarı çıkarıldı. Üzerlerine su sıkıldı. Kusmaları için süt verildi ve birer battaniyeye sarıldılar.

Ovitz kardeşler hemen ayağa kaldırılarak biraz önce kendilerini gaz odasından çıkaran adamın karşısına dizildi. Hepsi çıplaktı.

Ovitz kardeşlerin karşısında durdukları bu adam Nazi toplama kamplarında insanlar üzerinde saf ırka ulaşmak için tıbbi deneyler yapan “Azrail” lakaplı Josef Mengele’ydi.

AZRAİL MENGELE

Mengele, Nazi rejiminin en gözde isimlerinden biriydi. Savaş başladığında önce sıhhiye birliklerine yazılmış daha sonra ise Rusya cephesinde bir tank taburunda görevlendirilmişti. Bu cephede yaralanan Mengele önce Auschwitz’in Romanlar için ayrılan bölümünün sıhhiyesinde çalıştı. Mengele insanlar üzerinde yaptığı deneyler ve sunduğu raporlar dikkate değer bulununca tüm kampta deneyler yapması kabul edildi ve canlı denekler üzerinde vahşi deneylere girişti.

Mengele’nin deneyinin amacı saf ırka ulaşmaktı. Bu nedenle soyaçekim konusunda çalışmalar yürüttü. Özellikle özürlü doğum yapan yetişkinler ve özürlü çocuklar üzerinde deneyler yaptı.

Ovitz kardeşler, Mengele için çok ilginç bir örnekti. Zira bu kardeşlerin bazıları cüceydi bazıları ise normal boydaydı. Kampa Ovitz kardeşlerle beraber getirilen 11 kişi de Ovitzlerin akrabaları olduğu söyledi ve ölümden kurtuldu. Ovitz kardeşler ve diğer 11 kişi Mengele’nin laboratuarına götürüldü ve burada üzerlerinde deneyler yapılmaya başlandı.

KORKUNÇ DENEYLER

Mengele, önce Ovitz kardeşlerin tümünden kemik iliği örneği aldı, dişlerini çekti ve saç örnekleri aldı. Kulaklarına sıcak ve soğuk su enjekte etti. Kadın kardeşlerin rahimlerine kimyasal sıvılar enjekte etti. Bir keresinde Mengele, Ovitz kardeşleri çırılçıplak soyarak kampı ziyaret eden bir grup doktora gösterdi. Ovitz kardeşler burada kameraya alındı ve rivayete göre bu film Nazi Almanyasının lider Adolf Hitler’e izletildi.

Ovitz kardeşler her gün kan vermeleri nedeniyle zayıf düşmeye başlamışlardı. Mengele bunu kısa bir süre sonra fark etti ve onlara diğerlerinden farklı olarak beyaz ekmek, sütlü çorba ve sosis verilmesini emretti.

1 Temmuz 1944’te kardeşlerden Micki, Perla ve Avram’ın röntgenleri çekilmeye başlandı. Bundan sonraki 6 ay boyunca kardeşler düzenli olarak kan ve kemik iliği örnekleri verdi ve radyasyona tabii tutuldu.

Ovitz kardeşler, Mengele’nin yanında hep öldürüleceklerini düşünüyordu. Zira bir keresinde kendileri gibi diğer kurbanlardan ayrılan iki kardeş cücenin öldürüldüğünü gördüler. Cüceler daha sonra büyük bir kazan içinde kaynatıldı, etleri kemiklerinden ayrıldı ve iskeletleri sergilenmek için bir müzaye gönderildi.

AUSCHWİTZ’DEN KURTULUŞ

Mengele sürekli olarak Ovitz kardeşler üzerindeki deneylerini sürdürdü. Öldürülmekten korkan Ovitz kardeşler, Mengele kendilerinden istediği zaman ona şarkılar da söylüyordu. Nihayetinde tüm kardeşler Sovyet birliklerinin Auschwitz’i aldığı 27 Ocak 1945 tarihine kadar yaşamayı başardı.

Ovitz kardeşler, Azrail Mengele’nin elinden kurtulan az sayıda şanslı kurbanlardandı. Ama Mengele’nin deneylerinin etkilerini yaşamları boyunca hissettiler.

Ovitz kardeşler, özgürlüklerine kavuşmalarının ardından tam 7 ay yaya yol yürüyerek evlerine ulaştı. Evlerinin yağmalandığını gören Ovitz kardeşler, önce yakınlardaki Signet köyüne daha sonra da Belçika’ya taşındı.

1949 yılında İsrail’e göç eden Ovitz kardeşler, Hayfa şehrine yerleşti ve yeniden müzik yapmaya başladı. 1955 yılında müziği bırakan Ovitz kardeşler, bir sinema salonu alarak işletmeye başladı.

Ovitz kardeşlerden kadın olanları çocuk sahibi olamadı. Erkek olanların çocukları ise normal boyda doğdu.

Kardeşlerden ilk doğanı Rozika Ovitz, 1984 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ovitz kardeşlerin en son üyesi Perla Ovitz ise 2001 yılında öldü.

‘TANRI BENİ CÜCE YARATARAK ÖLÜMDEN KURTARDI’

Perla ölümünden kısa bir süre önce verdiği bir röportajda şunları söyledi: “Biz o kampa bir aile olarak girip bir aile olarak çıkabilen tek aileyiz. Kendime ‘neden bir cüce olarak doğdun’ diye sorduğum her gün cevabım açıktı. Bu Tanrının beni hayatta kalmamı sağlama yöntemiydi”.

2003 yılında Ovitz kardeşlerin anısına Almanya’da bir kitap yayınlandı. Kitabın başlığı çok şey anlatıyordu: “Onlar bizim kalbimizde birer devdi”.

MENGELE KAÇMAYI BAŞARDI

Mengele ise savaşın sona ermesinin ardından ortadan kayboldu. Adı birçok dosyada geçen Mengele’nin öldürüldüğüne inanan ABDliler ona ulaşmaya pek çalışmadı.

Mengele birçok Nazi suçlusu gibi Güney Amerika’ya kaçmıştı. Burada Arjantin, Brezilya, Paraguay gibi ülkelerde değişik kimliklerle yaşayan Mengele 7 Şubat 1979 tarihinde Brezilya’nın Bertioga şehrinde boğularak öldü. Mengele burada öldüğü sırada kullandığı Wolfgang Gerard kimliğiyle gömüldü.

1985 yılında Alman polisi eski bir Nazi partisi üyesi olan tarihçi Hans Sedlmeier’ın evine bir baskın düzenledi. Evde ele geçirilen belgelerden hareket eden polis 6 Haziran 1985 günü Mengele’nin mezarını açtı ve DNA testi yaptı. DNA testlerinin sonunda kimliği ispatlanan Mengele’nin ailesi kemikleri istemedi.

Mengele’nin kemikleri halen Brezilya’nın Sao Paolo şehrinde adli tıp kurumunda bulunuyor.



Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!

“Tarih” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir