Özgürlük Şiirleri

Paylaşmak istediğiniz şiirler
Cevapla
ÖZGÜRLÜK
Yüzbaşı
Yüzbaşı
Mesajlar:767
Kayıt:18 Tem 2007 15:13
Burç:Koç
Özgürlük Şiirleri

Mesaj gönderen ÖZGÜRLÜK » 19 Tem 2007 09:55

Ölüm Laneti


Pazarların en lanetiydi o gün…
Sabah ezanı okunuyordu evden çıktığımda
Uzaklarda bir tinerci haykırarak ağlıyordu
Ateşler henüz sönmemişti köprü altında
Elimde cigara, ağzımda ana avrat küfür hayata.

Bir polis ekibi geçti önümden
Sirenleri bağırıyordu içten içten.
Uzakta durdu araba.
İki el silah sesi ve acı bir haykırış
Bir ateş söndü köprü altında
Yanarken nice ateşler polis karakolunda.
Artık olmaz dedim içimden
Artık olamaz…

Cigaralarım tükeniyordu tek tek.
Bir tane daha yaktım ve ilk nefes…
Ciğerlerim isyan ederken içimden
Bir tane daha yak diyordum kendime.
Tütün tablasını çıkarttım cebimden
Beş tane daha sardım.
Ardı ardına tükendiler.

Şafak söküyordu.
Horozlar öttü, köpekler havlıyor.
Bir silah sesi daha.
İrkildim
Sanki ant içmişti Azrail
Alacaktı herkesin canını o gün
Kendi işini de insanoğluna yüklemişti üstelik
Ölenler de insan değil miydi sanki.
İçimde isyan fırtınaları koparken Allah’a
Sıkıştı göğsüm birden.
Dizlerim çözüldü
Çöktüm olduğum yere
Soğuk soğuk terliyordum şimdi.
Damlalar yüzümden akarken gözlerim karardı.
İşte dedim, lanet Azrail geliyor galiba.

Gözlerimi açtım insanlar toplanmış başıma.
Karım ve çocuklarım neden en arkada.
Hem doktorlar beyaz önlük giymez mi
Neden bunlar kapkara.
Başındaki sarık ne doktor
Neden dönemiyorum sağa sola.
Ulan Azrail, öldüm mü yoksa…
Benim yapacak çok işim var daha
Sesini çıkaramamış insanlara ses olacaktım ben
Haykıracaktık dünyaya.
Azrail neden hep böyle zamansız gelir ki ha
Atmayın toprağı üzerime
İmam dua etmesin başımda
Şimdi kalkacağım ben buradan
Çocuklarım ağlamasanıza
Bir cigara sarın bana
Hem son isteğimi de sormadı bana dünya.

İşte gidiyorum ey yüce insanlık
Etlerim kül olacak az sonra
Olsun be arkadaş
Elbet devamı gelecektir yapacaklarımın
Dostlarım bırakmaz beni yarı yolda
Artık sen ağla haline hain dünya
Sen ağla



Son Kavga


Merhaba arkadaş ben geldim
Ne baktın yüzüme
Yarayı mı gördün gözümün üstünde
Geçen hafta kavga ettim yine.

Sahile inmiştim
Şarabımı içerken iki tane genç geldi yanıma
Şarap verdim onlara
Beş dakka sürdü şişenin dibini görmemiz
Bir şarap daha alacaktım ki
Hakkı geldi her zamanki yürüyüşüyle
Bir sağa bir sola sallanıyordu kafası
Yüzünde tuhaf bir gülümseme
Elinde büyük rakı
Balık da almış
Al dedi kızartalım şunları
Keyfimize bakalım bu gece
İki gençle beraber götürdük rakıyla balıkları
Onlarla muhabbet ediyordu Hakkı
Para verdi bir rakı daha alın diye.
Onu da içtik kısa bir zaman diliminde
Kafamız güzel oldu arkadaş
Gençlerde tık yok
Vaay dedi Hakkı yaşlanmışız biz be.

Karşıdan beş altı çapulcu geldi.
Para istediler bizden
Delikanlı damarımız kabardı tabi
Kavgaya tutuştuk.
Yanımızdaki gençler topukladı arkalarına bakmadan
Hakkıyla ben kaldık aralarında.
Üç beş tanesini haşamat ettik
Arada da yemişiz bir iki yumruk.
Oradan kaldı işte bu yara arkadaş.

Sonra Hakkıyla şarap aldık
Sabaha kadar içtik.
Bir ara polisler geldi
Hayal meyal hatırlıyorum.
Hakkı küfür ediyordu en son.
Uyandığımda gördüğüm nezaretin rutubetli duvarlarıydı.
Hakkı dedim bitirdin mi lan şarabı
Ses gelmedi.
Kafamı kaldırdım yanımda kimse yok.
Sonra bir polis geldi çıkardı dışarı beni.
Hakkıyı sordum
Yanındaki sakallı sarhoş mu dedi.
Hayır dedim yanımdaki yiğit dost
Can dostum…

Neyse arkadaş getir sen rakımı
Yüreğim yanıyor hala söndüremedim.
Hakkı mı nerde
Kavga sırasında çapulcuların biri bıçak saplamış
Kafamız güzel fark etmedik bile
Hastaneye gittiğimde kan kaybından gidecek sandım.
Kan verecektim
Alkol lazım değil dedi doktor kan lazım yaralıya.
Sonra birinden buldular kanı
O da kavgada topuklayan gençlerden biri çıktı.

Hakkıya verdiler kanı ama
Dayanamadı Hakkı artık bu dünyaya
Yenemedi ölüm denen o laneti dağ gibi yürek
Kalkamadı o yataktan.
Doktor haber verince ne olduğunu anlamadım önce
Hakkı dedim çıkar iki güne.
Onunla ben ne kavgalar ettik
Kaç kişiyi yolladık acile.
Aciz bir bıçağa teslim etmez ruhunu o.

Girdim odasına Hakkının
Yatağının başına geçtim
Ulan dedim numara yapma bana
Kalk ayağa
Kalk yoksa yumruğu yersin ha.
Gözlerimden yaşlar boşaldı o anda
Kalkamadı o dev cüsse.
Cenazesine de gidemedim usta.
Yapamadım.

Neyse arkadaş şişirdim kafanı
Bu yüzümdeki yara son olacak
Kavga yok bir daha.
Gideceğim buradan uzaklara
Hakkının anısının olmadığı yer neresiyse oraya.
Haydi kolay gelsin usta
Bana eyvallah…



Garip


Şu dünya ne gariptir böyle.
Nefret etmek her şeyden
Severken ölesiye.
Ve ağlamak birden bire
Gülerken yaşadığın her şeye.

Bilmemek çok garip şey be
Araştırırken tüm dünyayı
Aranıp her yerde
Sonunda ulaşmak bir hiçe.

Sömürülmeye karşı çıkıp
Sömürmek ne garip böyle
Direnmemek emperyalizme.

Hayat çok garip şey be
Birileri açlıktan ölürken
Birilerinin şişmanlıktan ölmesi ne demek böyle
Niye ilgisiz insanlar
Eşitlik diye haykırırken her yerde.

Tanrı emrederken araştır diye
Bağnazca sualsiz kabullenmek ne garip şey be.
Ve üzülmek ne garip şey ölenlere
İnanırken cennete ve yaşamaya ölümsüzce.

Aslında hepsinin özü bu değil midir sence
İnsanlar ne gariptir böyle…



Denizler’e

Gecenin yarısını aştı saat
Dışarıda ağır bir karanlık
Hayat tutsak olmuş insanlara
Mapuslar çığlık çığlık.
Aynı sloganlar
Aynı protestolar.
Susmak olmaz elbet
Yaklaşsa da son haykırış.

Vedalaşma vakti geldi
Son istekleri oldu son görüşme
Sarıldılar doyasıya.
Az sonra ayaklarındaki pranga
Yeri döve döve bağırdı karanlığa.
Dar ağacını gördü uzaktan
Yüzünde sakin bir tebessüm.
Kim bilir belki
Devrim ateşini kucaklamış
Nice yoldaşları göreceğinden
Ve gelecek yoldaşlarla
Sonsuza gideceğinden
Korkunun zerresi yok yüzünde.
Korkmak ne demek
Sevinç dolu yüreği.
Gülüyor Deniz
Son sigarasını içerken.

Prangaları çözdü gardiyan
Çıktı kürsüye.
Ellerinde kelepçe
Üzerine beyaz önlük.
Boynuna kendi geçirdi ipliği.
Sonra haykırdı dünyaya
İki cümlede anlattı devrimi.
Anlattı yapmak istedikleri her şeyi.
Beklemedi kimseyi
Bastı kürsüye tekmeyi.
Biliyordu bu dava burada bitmedi.

Sonra iki yiğit dağa çıktı kürsüye
Haykırarak tekmelediler onlar da.
Başları dik gittiler ölüme.
Korkmadan
Sakin bir tebessümle.

Üzülse de ağlamadı kimse.
Onlar gülerek yürüdüler ölüme
Ağlamak bizim ne haddimize.

Devrim bir ateşti
Rüzgar onu söndüremedi
Körükledikçe alevlendi.
Evet arkadaş evet Denizler ölmedi.
Che gibi, Mahir gibi, İbrahim gibi . . .



: : : ÖZGÜRLÜK : : :
En son ÖZGÜRLÜK tarafından 10 Eyl 2007 22:06 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.


ZAGROS
Moderator
Moderator
Mesajlar:9466
Kayıt:28 Şub 2007 22:02
Ruh Hali:Huzurlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Koç
Takım:Fenerbahçe

Re: Özgürlük !

Mesaj gönderen ZAGROS » 19 Tem 2007 21:31

paylaşım için teşekürler ÖZGÜRLÜK
ÖZGÜRLÜK
Yüzbaşı
Yüzbaşı
Mesajlar:767
Kayıt:18 Tem 2007 15:13
Burç:Koç

Re: Özgürlük !

Mesaj gönderen ÖZGÜRLÜK » 19 Tem 2007 22:08

ben teşekkür ederim sn.Zagros
Cevapla

“Şiir Bahçesi” sayfasına dön