Kim Öle Kim Kala Mı? (Analiz)

Tuğçe Baran'a Laf Sokuşturmak İsteyenlerin Mekanı

Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar: 19749
Kayıt: 15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
İletişim:

Kim Öle Kim Kala Mı? (Analiz)

Mesajgönderen Siyabend » 27 Oca 2007 16:34

Küresel ısınma ve dünyanın sonuyla ilgili en büyük yanılgı şu: Sanılıyor ki dünyanın sonuna kadar her şey güllük gülistanlık olacak. Yani her şey bir anda olup bitecek.. O “dakika ya kadar ağaçlar yine yeşil, denizler mavi, vücutlarımız sağlam olacak. Ve bir anda dünya batacak. Bu durumda: Kim öle, kim kala..

Öyle olmayacak işte.. Bir haftada paket program “kıyamet” belki pek güzel olurdu ama öyle değil.

Batış başladı. Ve yavas yavaş hızını arttırarak devam edecek..

Felaketler önce uzaklarda, sonra daha yakınlarda sonra ta dibimizde olacak. O gün diye bir şey yok!

Yavaş yavaş, yedire yedire..

Şimdi umurunda olmayanlar bundan beş yıl sonra çocukları, bırak kanser yüzünden mesela sıtma yüzünden kollarında can çekiştiğinde ne yapacaklar?

Ne düşünecekler?

Çevrecilik hâlâ marjinal, hâlâ “bırak allaaaşkına” mı olacak o zaman da?

Evet biz ölebiliriz yarın, hatta beş dakika sonra..

Peki çocuklarımız? Torunlarımız?

Bunu anlamak çok zor.. Çocuklarına bu kadar ihtimam gösteren, üstlerine bir toz konmasın diye didinen anne babalar, nasıl oluyor da onların berbat bir dünyada yaşayacakları gerçeğine bu kadar umursamaz kalabiliyorlar?

Bir alyans 3 ton atık madde demek mesela.. Bir altın yüzükçük için..

Neler yapılabilir kişisel bazda belki de bunun üzerinde durmak lazım.

Çevre politikası olmayan hükümetleri niye seçiyoruz hâlâ mesela anlaşılır gibi değil. Yok!

Bir tane Allah’ın partisi de bugüne kadar ciddi bir program üretmedi.

Bir tane Allah’ın parti lideri bunu ağzına almadı.

Bir tane Allah’ın muhalefet lideri “şu sanayi tesisi şöyle şöyle çevreyi kirletiyor, gidin bacasına filtre taktırın, gidin atıklarını temizletin” demiyor. Mecliste gümbür gümbür soru önergesi vermiyor..

Yahu vatan elden gittikten sonra, sapır sapır döküldükten sonra bu vatan Ermenilere Kürtlere kalmasınmış ne önemi var? “Benim adım Hrant değil Sinanmış” ne fark eder?

Ama tabii bu kadarcık bir empatiyi, bu kadarcık “zarafeti” anlamaya ne anlatabilirsin ki.

Üstelik Ticaret Odası Başkanı.. Babacım adın Sinankare olsun sen bana Türk ticaretinin çevreye ettiğini açıklayabilir misin? Türk’ün Türk’e attığı kazığı? Ha? Anahtar kelime “Kamyon”, “Karbondioksit”, “Asfalt” desem mesela?

Deprem sırasında Alman gazetelerinden biri yanımızda olduklarını göstermek için “Hepimiz Türküz” diye manşet atmıştı, bilmem hatırlayan var mı.. Almanların Türk olması Türklerin Ermeni olmasından çok daha zor hatta imkansızken adamlar bunu atmıştı. Gocunmadan..

O zaman bunlar bunu da anlamamışlardı..

Hallacı Mansur da Enel Hakk (Ben Tanrıyım) dediğinde de yine anlamamışlardı. Derisini yüzmüşlerdi.

Aptallığın sonu yok çünkü.

Giderek Engin Ardıçlaşıyorum farkındayım ama son olarak şunu diyeceğim.

Cenaze komitesi Türklüğe hakaret etti gerekçesiyle savcıya suç duyurusunda bulunan Sinop’lu meslektaşım Mete Çağdaş’ı ben de yine aynı gerekçeyle savcıya bildirmek istiyorum.

Türkler bu kadar aptal gösterilemez, bu alenen hakarettir diye..

Bilmem Hürriyet’in anketine “Hepimiz Ermeniyiz demek doğrudur” diyen yüzde 47 arkamda durur mu.. Küresel ısınma ve dünyanın sonuyla ilgili en büyük yanılgı şu: Sanılıyor ki dünyanın sonuna kadar her şey güllük gülistanlık olacak. Yani her şey bir anda olup bitecek.. O “dakika ya kadar ağaçlar yine yeşil, denizler mavi, vücutlarımız sağlam olacak. Ve bir anda dünya batacak. Bu durumda: Kim öle, kim kala..

Öyle olmayacak işte.. Bir haftada paket program “kıyamet” belki pek güzel olurdu ama öyle değil.

Batış başladı. Ve yavas yavaş hızını arttırarak devam edecek..

Felaketler önce uzaklarda, sonra daha yakınlarda sonra ta dibimizde olacak. O gün diye bir şey yok!

Yavaş yavaş, yedire yedire..

Şimdi umurunda olmayanlar bundan beş yıl sonra çocukları, bırak kanser yüzünden mesela sıtma yüzünden kollarında can çekiştiğinde ne yapacaklar?

Ne düşünecekler?

Çevrecilik hâlâ marjinal, hâlâ “bırak allaaaşkına” mı olacak o zaman da?

Evet biz ölebiliriz yarın, hatta beş dakika sonra..

Peki çocuklarımız? Torunlarımız?

Bunu anlamak çok zor.. Çocuklarına bu kadar ihtimam gösteren, üstlerine bir toz konmasın diye didinen anne babalar, nasıl oluyor da onların berbat bir dünyada yaşayacakları gerçeğine bu kadar umursamaz kalabiliyorlar?

Bir alyans 3 ton atık madde demek mesela.. Bir altın yüzükçük için..

Neler yapılabilir kişisel bazda belki de bunun üzerinde durmak lazım.

Çevre politikası olmayan hükümetleri niye seçiyoruz hâlâ mesela anlaşılır gibi değil. Yok!

Bir tane Allah’ın partisi de bugüne kadar ciddi bir program üretmedi.

Bir tane Allah’ın parti lideri bunu ağzına almadı.

Bir tane Allah’ın muhalefet lideri “şu sanayi tesisi şöyle şöyle çevreyi kirletiyor, gidin bacasına filtre taktırın, gidin atıklarını temizletin” demiyor. Mecliste gümbür gümbür soru önergesi vermiyor..

Yahu vatan elden gittikten sonra, sapır sapır döküldükten sonra bu vatan Ermenilere Kürtlere kalmasınmış ne önemi var? “Benim adım Hrant değil Sinanmış” ne fark eder?

Ama tabii bu kadarcık bir empatiyi, bu kadarcık “zarafeti” anlamaya ne anlatabilirsin ki.

Üstelik Ticaret Odası Başkanı.. Babacım adın Sinankare olsun sen bana Türk ticaretinin çevreye ettiğini açıklayabilir misin? Türk’ün Türk’e attığı kazığı? Ha? Anahtar kelime “Kamyon”, “Karbondioksit”, “Asfalt” desem mesela?

Deprem sırasında Alman gazetelerinden biri yanımızda olduklarını göstermek için “Hepimiz Türküz” diye manşet atmıştı, bilmem hatırlayan var mı.. Almanların Türk olması Türklerin Ermeni olmasından çok daha zor hatta imkansızken adamlar bunu atmıştı. Gocunmadan..

O zaman bunlar bunu da anlamamışlardı..

Hallacı Mansur da Enel Hakk (Ben Tanrıyım) dediğinde de yine anlamamışlardı. Derisini yüzmüşlerdi.

Aptallığın sonu yok çünkü.

Giderek Engin Ardıçlaşıyorum farkındayım ama son olarak şunu diyeceğim.

Cenaze komitesi Türklüğe hakaret etti gerekçesiyle savcıya suç duyurusunda bulunan Sinop’lu meslektaşım Mete Çağdaş’ı ben de yine aynı gerekçeyle savcıya bildirmek istiyorum.

Türkler bu kadar aptal gösterilemez, bu alenen hakarettir diye..

Bilmem Hürriyet’in anketine “Hepimiz Ermeniyiz demek doğrudur” diyen yüzde 47 arkamda durur mu..



Tuğçe BARAN



Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!

Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar: 19749
Kayıt: 15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
İletişim:

Re: Kim Öle Kim Kala Mı? (Analiz)

Mesajgönderen Siyabend » 12 Şub 2008 10:28

Tuğçe Baran'ın bugünkü yazısının analizini yapalım :!:



Küresel ısınma ve dünyanın sonuyla ilgili en büyük yanılgı şu: Sanılıyor ki dünyanın sonuna kadar her şey güllük gülistanlık olacak. Yani her şey bir anda olup bitecek.. O “dakika ya kadar ağaçlar yine yeşil, denizler mavi, vücutlarımız sağlam olacak. Ve bir anda dünya batacak. Bu durumda: Kim öle, kim kala..

Öyle olmayacak işte.. Bir haftada paket program “kıyamet” belki pek güzel olurdu ama öyle değil.


Tamam küresel ısınma için gerekli duyarlılığı gösterelim ama bunun kiyamet ile doğrudan bir bağlantısı olduğunu sanmıyorum.
Yarın bile kiyamet kopabilir.
Kiyametin alameti olarak küresel ısınmayı göstermek yanlış olur bence.
Farzedelimki bu doğru bir tahmindir.
Peki biz insanlık olarak küresel ısınmanın önüne geçersek,kiyamet denilen olay gerçekleşmeyecek mi?

Çevre politikası olmayan hükümetleri niye seçiyoruz hâlâ mesela anlaşılır gibi değil. Yok!

Bir tane Allah’ın partisi de bugüne kadar ciddi bir program üretmedi.

Bir tane Allah’ın parti lideri bunu ağzına almadı.


Bütün siyasetçilerin gerçek amaçlarını bildiğiniz halde bunu sormanız yine o siyasetçiler için hiçbir şey iade etmez.

Deprem sırasında Alman gazetelerinden biri yanımızda olduklarını göstermek için “Hepimiz Türküz” diye manşet atmıştı, bilmem hatırlayan var mı.. Almanların Türk olması Türklerin Ermeni olmasından çok daha zor hatta imkansızken adamlar bunu atmıştı. Gocunmadan..


Bir tarafta halkın unutkanlğı,diğer tarafta "Türkün türkten başka dostu yoktur" saçmalığı ve sonuç ortada...

Türkler bu kadar aptal gösterilemez, bu alenen hakarettir diye..

Bilmem Hürriyet’in anketine “Hepimiz Ermeniyiz demek doğrudur” diyen yüzde 47 arkamda durur mu..


Düşman da olsanız bu sözlerinize katılıyorum!

Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!


“Tuğçe Baran Düşmanları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir