Fırıncılara söyleyin, Kürtlere ekmek vermesinler!

Beğendiğiniz veya eleştirdiğiniz yazılar

.:LaHuTi:.
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 1226
Kayıt: 11 Haz 2008 15:08
Ruh Hali: Yorgun
Cinsiyet: Kadın
Burç: Başak
Takım: Fenerbahçe

Fırıncılara söyleyin, Kürtlere ekmek vermesinler!

Mesajgönderen .:LaHuTi:. » 26 Nis 2011 19:13

Üç ayaklı sehpayı kurmuşlar, adamı idam etmeye götürüyorlar. "Son sözün nedir" diye sormuşlar usulen.

"Aha bu da bana ders olsun" demiş.

*

Kaç gündür bu fıkra kafamın içinde dönüp duruyor.

Ete kemiğe bürünmüş olmasa da galiba fıkralar da bir kişiliğe sahip.

Kendinin farkında kerata; o yüzden dürtükleyip duruyor.

Son günlerdeki gelişmeleri gayet iyi özetlediğini bilmese, öyle yapmaz.

*

Siyasilerimizin mevcut kanunlardan habersiz olduklarını düşünebilir miyiz?

En başta, seçime bağımsız giren BDP adayları, Meclis'teki vekilleri...

AK Parti milletvekilleri, CHP'liler...

Elleri altında bulunan kanunları okumamış olabilirler mi?

YSK'nın yapısını bilmiyorlar mıydı?

Bu karar, niye sürpriz gibi karşılanıyor?

*

YSK üyeleri, gizli bir yerde tutulan ve kimseye göstermedikleri bir takım kanunları, seçim yaklaşırken birden bire şifreli kasadan çıkarıp mı karar verdiler?

Bile bile lades sonrası hayretle "Aaa beni ladeslediniz" demekten ne farkı var bu feryatların?

*

Burada çok çarpıcı bir şey söylemek gerek:

Freni patlamış kamyon!

Nasıl, yeterince çarpıcı mı?

Veya daha kısa ifadeyle şunu diyebiliriz: YSK (Yokuştan Süzülen Kamyon)

*

Frenleri tutmayan bir kamyonun direksiyonunda kim olursa olsun, yokuş aşağı inerken durdurmak mümkün değildir.

Yeterince demokratik olmayan anayasa, seçim kanunu ve siyasi partiler kanunuyla karar vermesi beklenen yargıçların durumu, frensiz kamyonun direksiyonundaki kişiye benziyor.

*

Darbe anayasasını hararetle savunanların gözü aydın olsun.

İlk defa sivil anayasa hazırlanmasına karşı çıkanların, statükoyu korumak için yırtınanların gözü aydın olsun.

Milleti ilkel bir düzen içinde yaşamaya mahkûm bırakmak isteyenlerin gözü kulağı, ağzı burnu, her tarafı aydın olsun.

Şimdi şu tıkanıklığa çözüm bulmak için ne bekleniyor, mucize mi?

Yoksa vicdan, izan, feraset mi?

*

"Bugünün tornistanı Hande bacımızdan:

Fener alayı gibi şu mübarek

Siyaset dünyamız dumanaltı

Yanan yanana ama pişen yok

Pişmeyene söyle ne denirdi

Çiğ mi?

Ha ha..."

*

Oldu olacak, kırıldı kör nacak...

Fırıncılara söyleyin, Kürtlere ekmek de vermesinler!

Serbestçe seçim yapamadıktan sonra, demokratik haklarını kullanamadıktan sonra, ekmeğin de lüzumu yok; taş yesinler!

Mehmet Şeker 21-04-11


Bana "Çağ Dışı"diyorLarmış..Ne büyük bir "ONUR"!
Ben bu çağın Dışında kaLmayayımda içinde mi boğuLayım ?
Necip Fazıl Kısakürek


"YALAN" Zeka işidir.. dürüstlük ise Cesaret..
Eğer "ZEKAN" yetmiyorsa yalan Söylemeye..
Cesaretini kullanda "DÜRÜST" olmayı Dene.
Necip Fazıl Kısakürek

“Köşe Yazıları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir