3 Kasım'da neden miting düzenliyoruz?

Beğendiğiniz veya eleştirdiğiniz yazılar
Cevapla
JİLAN
Albay
Albay
Mesajlar:5928
Kayıt:26 Şub 2007 19:54
Ruh Hali:Kızgın
Takım:Fenerbahçe
3 Kasım'da neden miting düzenliyoruz?

Mesaj gönderen JİLAN » 27 Eki 2007 22:12

3 Kasım'da neden miting düzenliyoruz?
25-10-2007
birgun.net
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ile KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, 3 Kasım'da Ankara'da "Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi Bir Türkiye" adıyla miting düzenlemelerinin gerekçelerini BirGün'e anlattılar.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, "AKP'nin gizli kapılar arkasında hazırlığını yaptığı anayasa, 1982 anayasasından farklı değildir. AKP'nin anayasası, 12 Eylül'ün yarattığı toplumsal tahribatı gidermek, antidemokratik ve baskıcı karakterden sıyrılmak yerine, onun neoliberal ve muhafazakâr yönünü pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Mitingde bunu anlatmaya çalışacağız" dedi.

Soğancı, "Özelleştirme uygulamalarını anayasal bir statüye kavuşturan, piyasanın geliştirilmesi için devlete görevler veren bu anayasa taslağı, emekçileri yok saymaya devam etmektedir. Toplumun tümünün ülke imkanlarından adil bir şekilde yararlanmasını sağlayacak sosyal politikalara yer vermeyen, çalışma yaşamını demokratikleştirmek gibi bir kaygı gütmeyen, insan hakları ve laiklik konularında ülkedeki tüm kesimlerin taleplerini ve beklentilerini kapsamayan, Kürt sorunu etrafında yaşanan gerginliğin demokratik yollarla aşılmasını öngörmeyen, toplumda egemen cinsiyetçi bakış açısını ortadan kaldırmayan bir anayasa 12 Eylül karanlığını yırtmamızı sağlayamayacaktır" dedi.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Soğancı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yarınlarımızı kabus olmaktan çıkartıp geleceğe umutla bakabilmek için özgürlükleri, demokrasiyi ve eşitliği esas alan bir yaklaşımı benimsemek gerekmektedir. Bunun için eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, barınma gibi en temel sosyal haklarımız kamu güvencesi altına alınmalı, bütçeden yeterli kaynak ayrılmalıdır. Örgütlenme özgürlüğü bütün emekçiler için garanti altına alınarak sendikaların grev ve toplu sözleşme hakkının önündeki engeller kaldırılarak kamu emekçilerinin siyaset yapmalarının önündeki yasaklar kaldırılarak çalışma yaşamı demokratikleştirilmelidir.

Laikliğin, çağdaş bir toplumsal düzenin vazgeçilmez bir unsuru olduğu herkes tarafından kabul edilmelidir. Toplumsal yaşamın hiçbir alanında dinsel referanslı baskının yaşanmaması için kamu iradesi gereken önlemleri almalıdır. Bütün kültür, kimlik, din ve inançların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri sağlanmalıdır. Farklı kültür, kimlik ve inançlardan birisini diğerinin önüne geçirmeden, hiçbirini ötekileştirmeden bir arada yaşamayı sağlayacak düzenlemeler yapılmalı, böylece herkesin eşit biçimde özgürce yaşaması kamunun güvencesi ve koruması altına alınmalıdır."

AKP DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ İSTİYOR'

KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul da, AKP'nin yeni hazırladığı anayasayla dikensiz bir gül bahçesi yaratmaya çalıştığını ifade etti. AKP'nin hazırladığı anayasayı, kamusal alandaki çeşitli yasal düzenlemelerle desteklemek istediğini anlatan Tombul, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sağlık ve sosyal güvenlik alanında başlatılan piyasaya açılma sürecini taçlandıracak olan sosyal güvenlik yasası, AKP'nin en öncelikli politikalarından biri durumundadır. Ülkemizdeki tüm sosyal politikaların çökmesi anlamına gelen bu yasayı, kamu personel rejimi yasası izleyecektir. Emekçiler açısından kazanılmış hakların yasal ve anayasal güvence altında olması esastır. Yenilik iddiasıyla, kazanılmış haklarımızın elimizden alınmaya çalışılmasına seyirci kalamayız"

KESK Başkanı, açıklamasının son bölümünde şunları söy!edi:"Bizler, özgürlükten ve demokrasiden yana emek ve meslek örgütleri olarak geleceğimizin gasp edilmesine seyirci kalmayacağız. Ne anayasa ne de kamusal alanı düzenlemeye yönelik diğer yasalar emekçilere rağmen hazırlanabilir. Ülkenin geleceğini ilgilendiren yasal düzenlemeler tek bir partinin inisiyatifinde kapalı kapılar arkasında yürütülerek ve Meclis çatısı altına hapsedilerek sonuçlandırılmaz.

Neoliberal, özelleştirmeci, piyasacı, gerici ve baskıcı her türlü girişime karşı sesimizi yükseltmek, özgür, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye irademizi göstermek için meydanlara iniyoruz. Hep birlikte 3 Kasım'da Ankara'da olacağız."

YENİ ANAYASA ESKİNİN DEVAMI

Türk Tabipleri Birliği'nden (TTB), 3 Kasım mitingiyle ilgili yapılan açıklamada, "Türkiye önemli bir tarihsel eşikte bulunuyor. Türkiye halkı, ya 12 Eylül'den bu yana adeta bir karabasan gibi üzerimize çöreklenen neoliberal ekonomik politikalara ve Türk-İslam sentezi anlayışına dayalı muhafazakâr politikalara teslim olacak ya da özgür, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye'den yana taraf olarak umut dolu, aydınlık yarınlara adım atacaktır" denildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: AKP'nin kapalı kapılar ardında hazırlıklarını sürdürdüğü anayasa, yenilikçi iddialarına rağmen, eskinin devamından ibaret. Yeni anayasa da, AKP'nin tüm diğer uygulamaları gibi, toplumun bütününün ihtiyaç ve beklentilerine göre değil, belli kesimlerin ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Anayasalar, bir ülkenin toplumsal yaşamını belirleyen temel belgedir. Bu bakımdan anayasaya dair yürütülen tartışmalar nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize dair tartışmalardır.

Yarınlarımızı bir kâbus olmaktan çıkartıp, geleceğe umutla bakabilmek için özgürlükleri, demokrasiyi ve eşitliği esas alan bir yaklaşımı benimsemek gerekiyor. Bunun için de eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, barınma gibi en temel sosyal haklarımız kamu güvencesi altına alınmalıdır. Tüm emekçi kesimlere örgütlenme özgürlüğü garanti altına alınarak, sendikaların grev ve toplu sözleşme hakkının önündeki engeller kaldırılarak, kamu emekçilerinin siyaset yapmalarının önündeki yasaklar kaldırılarak çalışma yaşamı demokratikleştirilmelidir.

Biz, özgürlüklerden ve demokrasiden yana bir örgüt olarak, geleceğimizin gasp edilmesine seyirci kalmayacağız. Ne anayasa ne de kamusal alanı düzenlemeye yönelik diğer yasalar emekçilere rağmen hazırlanabilir. Ülkenin geleceğini ilgilendiren yasal düzenlemeler tek bir partinin inisiyatifinde kapalı kapılar arkasında yürütülerek ve Meclis çatısı altına hapsedilerek sonuçlandırılamaz.

ZEHRA ŞAHİNDOKUYUCU ANKARA


Cevapla

“Köşe Yazıları” sayfasına dön