Halter

Hayatta öğrenilecek çok şey var

Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar: 19749
Kayıt: 15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
İletişim:

Halter

Mesajgönderen Siyabend » 12 Ara 2011 14:55

Halter, sporcuların iki ucunda ağırlıklar bulunan bir metal çubuğu kaldırarak yarıştığı bir spor dalıdır. Bu spora, metal çubuğun adından ötürü “halter” adı verilir. Olimpiyat sporları içinde yer alan halter yarışmalarına yalnızca erkekler katılır. Halter aynı zamanda iyi bir vücut geliştirici çalışmadır. Koparma, silkme ve pres adlarıyla bilinen üç tür ağırlık kaldırma vardır. Pres türü 1972′de Olimpiyat yarışmalarından çıkarılmıştır.

Kurallar

Koparma: Koparmada sporcu halteri yerden aldığı gibi tek harekette kafasının üzerine çıkartır. Sporcu bu sırada bekleme yapamaz . Ancak sporcu halteri kafasının üzerine getirdikten sonra ayaklarını birbirine paralel duruma getirmelidir.

Silkme : Silkme iki hareketten meydana gelir. İlk önce halter yerden alınıp kaldırılır ve çömelme pozisyonuna gelinir . Daha sonra ise ayağa kalkılarak halter omuz hizasında tutulur. Silkme sırasında halter baldıra değebilir ; sporcunun göğüs kısmına değmemesi gerekir. Daha sonra sporcu kollarını kaldırarak halteri yukarı kaldırır ve ayaklarını düzenler . Bundan sonra halteri bırakmadan önce hakemin işaretini bekler.


Tarihçe
Güce dayalı gösteriler binlerce yıl öncesine dayanır. Tam olarak kesin olmamakla birlikte halterin ilk ortaya çıkışının 6000 yıl önce olduğu sanılmaktadır. Bazı mısır hiyerogliflerinde firavun çocuklarının egzersiz için kum torbalarını kaldırması tasvir edilmiştir. Askeri anlamda halter askerleri daha güçlü hale getirmek amacıyla kullanılmıştır. Çin’de askerler çok ağır olan yemek pişirme kaplarını kaldırmışlardır. Bu hareket bugünkü koparmaya benzer. Halter tasvirlerine ayrıca Yunan heykellerinde de rastlanmaktadır. M.Ö 500 yılında yapılmış olan bir heykelde her iki elinde kafasının 1.5 katı büyüklüğünde taşı kaldıran bir çocuk tasvir edilmiştir. Halterde kullanılan ağırlıklar önce top şeklindeyken daha sonraları geliştirilerek bugünkü hallerini almışlardır.

Son yüzyılda Amerika ve İngiltere ünlü halter şampiyonları çıkarmış olsa da ciddi anlamda ilk halter kulüpleri 1880 yılında Almanya ve Avusturya’da açılmıştır. 1877 yılında Viyana’da rekorlar kırılmaya başlandı ve tek parmakla , dişle halter kaldırma olaylar meydana gelmeye başlanmıştır. Ayrıca değişik tipte silkme ve koparma stilleri ortaya çıkmaya başladı. Halterin medyada adını duyurması da gecikmedi. 1892 yılında New York Times halterde Amatör Dünya Rekorları adlı bir ek verdi. O zamanlar halterin tam olarak kuralları olmadığı için bazı rekorlar garip olarak karşılanmıştır. Mesela bu rekorlardan biri Chicago’dan Adam Corcoran’ın kırdığı 5.44 kg’lık bir halteri 14.000 defa durmadan kaldırmaktır.

Halter daha sonra Fransa , Rusya ve diğer Avrupa ülkelerini etkisi altına almaya başlamış ve 1890′larda ulusal halter federasyonları kurulmaya başlanmıştır. Bu hareketlenmeler 1891 Dünya Olimpiyatları’na kadar devam etmiştir ve beş yıl sonra da halter olimpiyatlara alınmıştır ; ancak henüz ağırlık sınıflandırması yoktur.1896′daki olimpiyatlarda en ağır halteri kaldıranın kazanması esas alınmıştır. 1932 Olimpiyatları’nda beş ağırlık sınıfı oluşturulmuştur. Sydney 2000 Olimpiyatları’nda erkekler dalında sekiz , bayanlar dalında ise yedi ağırlık sınıfı olacaktır. Sydney 2000′de bayanlara da yer verilecektir. Olimpiyat tarihinde bayanlara sadece 1987 Bayanlar Dünya Şampiyonası’nda yer verilmiştir.

Türkiye'de Halter Sporu
Çağdaş anlamdaki halter sporunun yurdumuza girişi 1890′lara rastlamaktadır, ancak bu tarihten çok daha önceleri, “ağırlık kaldırma” denemelerinin yapıldığı, çeşitli dönemlerde, özellikle orduda ağır kalkan ve gürzlerle idmanın zorunlu olduğu bilinmektedir. Türkiye’ye çağdaş halter sporu, Galatasaray Lisesi’nin Fransız öğretmenlerince sokulmuştur. Önceleri aletli jimnastiğin bir parçası olarak yapılan halteri ilk olarak, aynı okulun önce öğrencisi daha sonrada beden eğitimi öğretmeni olan Faik Üstünidman benimsemiştir.

Uluslararası alanda katıldığımız ilk şampiyona 1924 Paris Olimpiyat Oyunları oldu. Bu şampiyonaya, Gülleci Cemal Erçman ve Neyzen Şevki Sezgin’den oluşan takımla gidildi. Gülleci Cemal tüy sıklette toplam 345 kg ile 39 halterci arasında 12. oldu, yine Gülleci Cemal 1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları’nda 25 halterci arasında toplam 262.5 kg kaldırarak sekizinci oldu.

II. Dünya Savaşı nedeni ile 1940 – 1955 yılları arasında yurt içinde sürdürülen Türk halteri uzun bir aradan sonra uluslararası organizasyonlarda 1957 Tahran’da yapılan Dünya Halter Şampiyonası’na katılarak bir kez daha yer aldı.Türkiye'nin "cep herkülü" Naim Süleymanoğlu halter tarihinine adını altın harflerle yazdırmıştır.

1985 yılında Bulgaristan'dan maceralı bir kaçış sonucu Türkiye'ye gelen Naim Süleymanoğlu, parlak sporculuk yaşamı boyunca üç kere olimpiyat madalyası ve yedi kere de Dünya Şampiyonluğu almıştır.

Halter sporunu yapanların idolü haline gelen Naim Süleymanoğlu dışında Halil Mutlu da ülkemize büyük başarılar kazandırmıştır..



Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!

“Bilelim-Öğrenelim” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir