Gönüllerin Sultanı; Şehribana Kurdi

Ünlülerle yapılmış röportajlar

Kullanıcı avatarı
Piremerd
Üstteğmen
Üstteğmen
Mesajlar: 413
Kayıt: 07 Kas 2006 13:36

Gönüllerin Sultanı; Şehribana Kurdi

Mesajgönderen Piremerd » 01 Eki 2007 20:40

Kürt müziğinde efsane kadın sesler arasındadır Şehribana Kurdi.1973 yılında İzmir'de dünyaya geldi.Şehribana Kurdi 1983 yılında İzmir’de yapılan bir ses yarışmasında yaklaşık 32 kişinin arasında birinci oldu.- Bu yarışma Şehribana Kurdi'nin müziğe de yönelmesine vesile oldu Bu süre içinde değerli hocalarda şan ve grıtlağını kulllanma konusunda dersler aldı. . 1989'da çıkardığı "varımsın sen" albümüyle Kürt müziğine damgasını vurdu. Bu albüm yasaklamalara rağmen o dönem kimsenin kolay kolay ulaşamayacağı bir satış grafiği elde etmişti. “varımsın sen” albümünden sonra sırasıyla 1992 yılında "Sorgulamın "(kırmızı gülüm), 1993 yılında "Yek do se" (bir, iki ,üç) ve 1994 yılında Almanya'da çıkardığı "Em Hatin" (biz geldik) albümleriyle Şehribana Kurdi'nin ünü Türkiye ve Kurdistan sınırlarını aşmıştı. Bu güçlü sesi artık Ortadoğuda da 7'den 77'ye herkes dinliyordu. Albümleri tezgah altında bile yok satıyordu... Son olarak 2005 yılında ünlü Keman Virtüözü M.Dilşad Said desteği ile çıkardığı "Evinan Strana"(şarkıların aşkı ) albümüyle bir ilki gerçekleştirerek, Kürt müziğine yeni bir boyut kazandırdı. "Evinan Stranan" albüm son 20 yıl içinde çıkan en iyi 5 albüm arasında yer aldı.

Kürt müziğinde artık bir efsane , bir marka olan Şehribana Kurdi; Kürt müziğin bir yozlaşmaya doğru gittiğini belirterek , sanatçılar ve gruplar bu yozlaşmanın önüne geçmeleri gerektiğini vurguluyor.... .

Şehribana Kürdi ile bugünlere nasıl geldiğini , sanatı icra ederken yaşadığı zorlukları, ve Kürt müziği hakkında konuştuk....

Resim

İlk olarak bir yarışma ile müzik hayatına atılmaya karar verdiniz.? Hangi stranla birinci oldunuz?

"Ben Doğarken Ağlamışım" şarkısıyla birinci oldum.


Neden" Ben Doğarken Ağlamışım" şarkısını okudunuz? Yarışmaya girerken çocuktunuz? Fakir bir ailenin çocuğumundunuz?. Kaç kardeş tınız? Şehribana Kurdi, kaçıncıydı? Çocukluğunuz anlatırımsınız? O dönem Şehriban kimleri dinlerdi, hangi stranları severek dinlerdi

O zamanlar bu şarkı çok popülerdi. Küçük Ceylan'dan dinlemiştim. Şarkı hem açıklı hemde sesime uygun olduğu için seçmiştim. Orta hali, 9 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu bendim. Çocukluğum da her göçmen çocuğu gibi geçti. İzmir'de doğup büyüdüm. Ben, Mihemmed Sêxo,Meryem xan,Mihemmed Arif , Kawîs Axa ve Şivan Perwer'i dinlerdim. Bu ismini saydığım sanatçıların şarkılarını dinlerdim.


İlk ezberlediğiniz Kürtçe stran hangisiydi?

İlk ezberlediğim Kürtçe şarkı aklıma gelmiyor ama, En çok sevdiğim ve okumak istediğim şarkı "Welatê me Kurdistane" şarkısıydı.

Yanılmıyorsam Kürtçe'yi daha sonra öğrenmenize rağmen Kürtçe'yi en iyi konuşan sanatçılar arasındasınız. Son zamanlarda çıkan bazı şarkıcılar ve gruplar Kürt dilini tahrip ettiğini düşünüyorum. Sizi buna katılıyor musunuz?


Aslında Kürtçe konuşuyordum ama çok az. Sanatçı olmaya kara verdikten sonra Kürtçe'yi öğrenmemin şart olduğunu anladım. Eşimin de desteyi ile Kürtçe'yi iyi öğrendiğime inanıyorum.Bazı sanatçı veya grupların Kürtçe'yi tahrip ettikleri doğrudur. Benim bu kardeşlerime tavsiyem şudur : Eğer Kürtçe şarkı okuyacaklarsa, Kürtçe'yi öğrenmeleri şarttır. Bir şarkıyı okuyacakları zaman da, Kürtçe'yi çok iyi bilen birilerine danışmaları gerekir. Bir şarkı, karşındaki dinleyici anlasın diye okunur. Okunan şarkının sözleri anlaşılmadığı zaman, şarkının içeriği, neyi anlattığı da anlaşılmaz.O nedenle mutlaka bilen birilerine danışmak gerekir. Ben de ilk zamanlarımda bazı şarkılarda az da olsa bazı hatalar yaptım ve eleştirildim. Zamanla bazı art niyetli kişiler yapmış olduğunuz bu hataları, sizi küçük düşürmek için yüzünüze vurabiliyorlar. Böyle durumlara düşmemek ve yeni nesillere güzel bir Kürtçe bırakmak için Kürtçe'nin iyi kullanılması gerekir.


Sanatçı olmaya karar verdiğinizde ailenizden destek geldi mi? Yoksa başarılarınızı sonra mı kabullendiler?

Aslında benim içimde sanatçı olma isteği vardı ama, "ben kim, sanatçılık kim?" diyordum. Ailem de de sanatçı olmamla ilgi bir caba yoktu. Yani kimsenin aklına öyle birşey gelmiyordu. Yarışmayı kazandıktan sonra çevremizdeki insanların sürekli sesimin güzelliğinden söz etmeleri, ailemin de bana destek vermesini sağladı. Yani ailem hiçbir zaman sanatçı olmama karşı çıkmadı ve sürekli bana destek oldular. Bu röportajınız aracılığı ile aileme sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.

Resim

-"Varımsın Sen", "Yek do se" ,"Sorgulamın" ve "Em Hatin" albümleriniz 90'larda olay yaratan albümler di.... Bizlere bu albümlerin serüvenlerini anlatır mısınız? İlk olarak"Varımsın Sen" albümü nasıl doğdu? .

İsimleri saymış olduğunuz albümler beni Şehribana Kurdî yapan albümlerdir. Bunları bilmek ve bunları dile getirmek bazen beni çok üzüyor çünkü; benim bu albümlerimi çıkaran yapımcı firmalar albümlerim sayesinde, evler, işyerleri, birçok mal ve mülke sahip oldular. Hiçbir gün halimizi bile sormadılar.Benim ailem ise hala kirada oturuyor. Beni mutlu eden ve bana güç veren tek şey, halkımın bana vermiş olduğu değerdir.

Serüvenine gelince ; Ben ilk basta İstanbul'a, Türkçe kaset yapmak için gitmiştim.Olumlu bir sonuç alamayınca İzmir'e geri döndüm. Daha sonra Kültür Bakanlığı'nın Kürtçe kasetler üzerindeki yasaklamaları kaldırmasından sonra biz de Kürtçe kaset yapmaya karar verdik. Ben Türkçe kaset için İstanbul'a gittiğim zaman bile, az önce isimlerini saydığım sanatçıları dinliyordum. Yani Kürtçe şarkı okuma üzerine hazırlıklarım az da olsa, tecrübem vardı. Yasaklarlar kalktıktan sonra biz de "Varımsın sen"( Warê me ye)" kaseti ile bu yola ilk adımlarımızı atmış olduk. Ondan sonra da bildiğiniz gibi devamı gelmeye başladı.Böylece bu serüven de başlamış oldu.


12 yaşında Şivan Perwer'ın şarkılarını okumak cesaret isteyen bir durum.Siz okumaya nasıl karar verdiniz?

Tabii ki, Sivan Perwer gibi bir ustanın okumuş olduğu şarkıları yorumlamak güç ve yorum ister.Hele bunu okuyan bir kız çocuğu ise , iş daha da zorlaşıyor. Çünkü halk yıllarca o şarkıları Şivan Perwer'den dinlemiş ve onun yorumuna alışmıştı. O nedenle benim yapmış olduğum, aslında çok riskli birşeydi. Benim hangi şarkıları okuyacağıma menajerim ve babam karar verirlerdi. Daha sonra Arif Sağ, ve Kadir Şeker gibi değerli hocalardan da sesimin iyi olduğunu, gırtlağımı çok iyi kullandığımı, nağmeleri de güzel ve yerinde kullandığımı duyunca çok sevindim. Uzun çalışmalar ve cabalar sonunda Şivan Perwer'in okumuş olduğu birkaç şarkıyı ben de okudum. Tabii ki bu konuda çok olumlu eleştirilerin yanında bazı olumsuz eleştirilerde aldım...


Siz bu başarıyı bekliyor muydunuz? Çok kısa bir sürede medya olmamasına....

Doğrusunu söylemek gerekirse beklemiyordum. Çünkü halkımızın ekonomik olarak durumu iyi değildi, Kürtçe kasetler sürekli toplatılıyordu ve kasetleri dinleyenlere de cezalar veriliyordu. Ayrıca sizin de belirtmiş olduğunuz gibi Kürtlerin medyası da hemen hemen yok gibiydi. Bütün bu zorluklara rağmen kasetim bir anda Kürtlerin yaşamış olduğu bütün bölgeler ve devletlerde büyük ilgi gördü. Bu da ben de büyük bir sevinç yarattı. Belki de ilk albümüm bu kadar başarılı olmasaydı ben de bugün olmayabilirdi. Halkımıza ve tüm dinleyenlerime göstermiş oldukları ilgiden dolayı çok teşekkür ederim.


Kürt halkı Şehribana Kurdi'yi , bir sanatçıdan öte evlerin bir ferdi olarak görüyorlar bunu başarmak bir sanatçı için çok zor..Siz bunu kısa sürede nasıl başardınız?

Aslında bir ailenin ferdi olarak kabullenilmek istiyorsanız , geldiğiniz yeri ve kimin değerleri ile bir yerlere geldiğinizi unutmazsanız, yapmacık olmadan, gerçekten içinizden gelerek halkınıza hizmet ederseniz ve halkın en büyük değer olduğuna inanırsanız bu halk size en büyük değeri verir. Ben, halkımın kibirli olmayan, kendini halkın üstünde görmeyen ve o halkın içinden geldiğini bilerek hareket eden her sanatçıya değer vereceğini ve onu kendi ailesinin bir ferdi olarak kabul edeceğine inanıyorum. Gittiğim her eve, o evin bir kızı olarak hareket ederim. Onlarla beraber yemek pişirir , beraber bulaşık yıkarım. Eğer ki halkıma layık olabilmiş isem veya olabiliyorsam bu bana güç ve mutluluk verir. O nedenle kendini bilen insan için bunun zor olduğuna inanmıyorum.


90'larda , Kurdistan'da kız çocuklarına en çok verilen isim "şehriban"dı , bunu biliyor muydunuz? Sizce Kürt halkı size olan minnettarlığını bir göstergesi mi ?

Evet. Bazı ailelerin, çocuklarına "Şehriban" ismini verdiklerini duyuyordum. Bu benim için bir onurdur. Kürt halkı kendisine yapılan hiçbir fedakarlığı karşılıksız bırakmaz. Halkımda bu saygınlığı bırakabilmiş isem ne mutlu bana. İnşallah ben de onların bu değerlerine layık olurum.


Size o dönemde Türkçe albüm yapmasınız konusunda teklifler geldiğini duydum. neden kabul etmediniz?

Doğrudur. O dönem de bana Türkçe albüm yapmam için açık çekler teklif edildi ve babam bunları red etti. Kabul etmememizin sebebi de; Beni sanatçı yapan ve bana o açık çeklerin teklif edilmesine vesile olan, Kürtçe şarkı okumam ve halkımın bana vermiş olduğu değerdi. Yani ben, halkım ve Kürt kültürü sayesinde bir yerlere gelmiştim. Çünkü daha dili, kültürü ve kısacası Kürtçe şarkı söylemenin suç sayıldığı bir ortamda bu değerlerin hepsini görmezlikten gelip yapılan teklifi kabul etmek, o halka ihanet olurdu diye düşünüyorum. Bu yorumumun yanlış anlaşılmasını istemiyorum. Türkçe kaset yapılmasına, Türk diline de karşı değilim. Benim halkıma ve değerlerine saygı duyan herkese ben de saygı duyarım.Tabii ki olayların gelişim biçimleri ve her dönemin kendine göre farklı şartları olduğunu da unutmamak gerekir...


Şehribana Kurdi'yi halk bir cesaret abidesi , bir efsane ses olarak görüyor.. Mücadelenin en yoğun zamanında siz stranlarınız cesurca ve özgürce söyleyebiliyordunuz.? Bir çok sanatçı ki, buna erkek sanatçılarda dahil sizin kadar cesaretli değildiler.? Hiç korkmadınız mi?


Tabi ki, bu mücadelenin asil abideleri ezilen halkların özgürlüğü için canlarını veren gecesini gündüzüne katan isimsiz kahramanlardır. Ben olsam olsam onların bu değerlerin yanında ancak Okyanusta bir damla olabilirim. Stranlarımızı söylerken "korkmuyordum" desem yalan olur ama, bizi destekleyen çok kararlı bir halk vardı. İşte, halkın bu kararlılığı bizim üzerimizden o korkuyu alıp götürüyordu.


Daha sonra sizden cesaret alarak bir kaç bayan sanatçı sizin yolunuzdan gitmek istedi. Onlar başarılı olmadılar, çabuk pes ettiler baskılara karşı... Bu gücünüzü inancınıza bağlayabilir miyiz?

Evet. Bazı sanatçı arkadaşlarımız korkudan, bazıları da çeşitli sebeplerden dolayı bu işi bırakmış olabilirler. Başarılı olup, olmadıkları konusunda bir yorum yapamam. Her birinin halkın yanında ayrı, ayrı değerleri vardır. Kim halkı için bir şarkı dahi söyleme cesareti göstermiş ise, ben o insana saygı duyarım. Yorum halkın ve değerli okurlarındır....


Az önce belirttiğim gibi mücadelenin en yoğun zamanında baskılara rağmen stranlarınız özgürce ve cesur bir şekilde söylüyordunuz. O dönem ezilen halkın özgürlüğü için verdiğiniz mücadelede ne tür baskılara maruz kaldınız, bizlerle paylaşır mısınız?


O dönemler de duyarlı her sanatçı gibi ben de baskı ve gözaltına maruz kaldım. Davalar açıldı.. Görmüş olduğum baskı ve zorlukları detayları ile anlatmam, kendimi övmem anlamına gelebileceğinden özür dileyerek es geçiyorum.


Yurt dışına çıkmayı neden karar verdiniz. Sizi yurt dışında yaşamaya zorlayan etkenler nelerdi..?

Yurt dışına çıkmamızın en büyük nedeni sürekli keyfi gözaltılar, evimize sürekli yapılan baskınlar ve bu durumların beraberinde getirmiş olduğu, sanatımı özgür bir şekilde icra edememedeki zorluklardı......


Kürt müzik piyasasını nasıl görüyorsunuz? Sanatçıların yapımcı firmalara bakışı nasıldır?

Kürt müzik piyasası biz sanatçılara umut vermiyor çünkü; hangi firmanın kapısını çalarsanız bin ah işitiyorsunuz. "Piyasa çok kötü,Korsan ve İnternet bizi bitirdi, alacaklarımızı tahsil edemiyoruz........v.s" gibi bir sürü yakınmalarla karşılaşıyorsunuz.Halbuki bu firmaların hepsi de piyasaya yeni albümler çıkarıyorlar ve hatta bazıları 3-4 albüm birden piyasaya sürüyor. Bu firmalar sanatçıların kara kaşına, kara gözüne hayran değiller. İş yoksa o zaman neden kapılarına kilit vurmuyorlar.Demek ki kazanıyorlar ki işlerine yıllardır devam ediyorlar.Ben hiçbir sanatçının firmasından memnun olduğunu duymadım. Bırakın memnun olmayı birçok sanatçının kaset masrafları dahi kendilerinden alınıyor ve sanatçılara verilen vaatler yerine getirilmiyor. Üstelik yapılan çalışmaların bir çoğu sadece ticari amaç güdülerek yapıldığı için de, hem müziğin kalitesini düşürüyorlar hem de o müziğin özünü öldürüyorlar,değerler tahrip ediliyor.Böyle bir ortamda bu piyasadan memnun olmak mümkün değildir.Bence sanatçılar ve firmalar emeğe ve sanata saygı çerçevesinde bir noktada buluşabilirler.Sanatçılar da köşe de, bucakta dert yanacaklarına, yapılan haksızlıklara karşı birlik olmalı ve haklarını savunmalıdırlar. Kendi hakkını savunamayan bir sanatçı, bir halkın Demokratik ve eşitlik haklarını nasıl savunur... Düşünmek gerek doğrusu!!!


Birazda son albümünüz “Evina Stranan" dan söz edermisiniz? Bu albüm son 10 yıl içinde çıkan en iyi 5 Kürtçe albümünden biri .... Dilşad Hoca'nın da çok büyük desteği var. Dilşad Hoca ile çalışmak nasıl?


Gerçekten "Evina Stranan" albümünün baş mimarı Dilşad Hocadır. Çok sabırlı ve çok titiz bir insan. Çalışmalarında zerre kadar hata kabul etmez. Hele detone olayında çok hassastır. Şarkılarda makamlara ve şarkıların türüne göre Enstrümanları kullanmaya özen gösterir. Şarkılar dinleyicinin kulağını yormasın diye şarkıları sanatçıya farklı notalarda okutur ve ara müziği (nakaratı ) için farklı melodiler oluşturur. Aynı Enstrümanı iki defa kullanmaz. Mesela her kemancı stüdyo kayıtları için yanında iki tane keman getirir. Kemancılar ilk kayıtta birinci kemanlarını , ikinci kayıtta da ikinci kemanlarını kullanırlar. Yani on iki tane canlı Keman kullanılmış olur vs. "Dediğim dedik" türünde bir insan değildir. Fikirlerini sanatçı ve yanındakilerle paylaşır. Sanatçı ve ilgili kişilerin önerilerine saygı duyar ve değerlendirir. Hoca için sanatçının kişiliği ve sesi çok önemlidir. Para onun için ikinci plandadır. Sesi güzel olmayan biri istediği kadar para teklif etsin yinede onunla çalışmaz. Sanatçının fazla masrafı olmaması için elinden gelen çabayı gösterir. İnançlarına bağlı ve prensipleri olan çok değerli bir müzik hocası ve kompozitör. Saygı duyulması ve sanatından yararlanılması gereken çok değerli bir hoca. Hele kemanına doyum olmaz. Övmekle bitirilmeyecek bir Müzik adamı.


Barış ve Özgürlüğün sesi; Şehribana Kurdi

Albümde dikkat çeken "Barış" türküsü ve ilk kez albümünüzde Türkçe parça yorumladınız. Hayranlarınız bunu nasıl karşıladı?
"Barış" türküsü gerek coğrafyamız ve gerekse dünya da yıllardır yaşanan acıları, ızdırap ,kan gözyaşı ve yıkımları dile getiren , barışında insanların yarınlara, geleceğe, akan kanların ve göz yaşlarının dinmesi için ne kadar gerekli olduğunu dile getiren bir şarkı. Çok önemli ve değer verdiğim bir şarkı. Ülkeleri yöneten yöneticilere ve halklara bir mesaj niteliği taşımaktadır.Türkçe olması ise, yıllardır Türkiye de Kürt ve Türk halkları nerede ise birbirlerine düşman edilecek bir konuma getirildi. Bu durum sadece savaş yancıları ve çığırtkanlarının işine yaramaktadır. Bu savaş rantçılarının önüne geçmek, halkların kardeşliğini katkıda bulunmak ve Allah'ü Teala 'nın doğuştan bütün halklara vermiş olduğu eşitliği böyle bir şarki ile anlatabileceğime inandığım için Türkçe okudum. En çok beğenilen ve en çok övgü aldığım şarkılardan bir tanesi de "Barış" türküsüdür. Ayrıca benim Türk halkı tarafından da tanınmamı sağlayacak olan bir şarkı olduğuna inanıyorum. Böyle güzel bir şarkıyı yazdığı için eşim Fatih bey' e, çok teşekkür ederim.


Sizce günümüz Kürt Müziğini, değerlendirecek olursak hak ettiği yerde mi?


Bence Kürt Müziği hak ettiği yerde değil. nedenine gelince ; Her önüne gelen müzik yapmaya başladı. Eline mikrofonu alan sanatçı diye kitlelerin önüne çıkarıldı ve batı müziği kalitesinde müzik yapalım derken elimizde olanı da yozlaştırdık. Kürt müziğine en büyük zararlardan birini de az önce belirttiğim gibi yapımcı firmalar vermiştir. Çünkü; Firmalar müziğe ticari amaçla yaklaşmakta ve ticari çıkarları ön plan da geldiği için, ellerinden geldiği kadar ucuz işler yapmaya çalışıyorlar.Tabi bu işleri yaparken de fazla paraları gitmesin diye Kürt Müziğini bilenlerle çalışılmıyor,bu işi bilen yönetmen veya aranjörlere para ödemeleri gerektiğinden ucuz işler yapılıyor.Sanatçılara gelince ; araştırılmadan,okunan şarkının yöresi bilinmeden, Kürt müziğine ve makamlarına ait olup olmadığı bilinmeden canlarının istediği şarkıları okuyan bir çok kişi vardır. "Bir kasetim olsu bana filan kez de sanatçı olmuş" desinler diyen birçok kişi var. Ayrıca içimiz de sanatçı diyebileceğimiz çok az sanatçı arkadaşımız vardır.Bu arkadaşların da imkanları kısıtlı ve yapmak istedikleri kaliteyi yapmaya maddi olanakları yetmiyor.Bu nedenle de ,Kürt müziğini ulaştırmak istedikleri yere, yada olması gereken yere getiremiyorlar. Mesela ben son albümümde hem Kürt Müziği adına hem de müzik adına bütün imkanlarımı kullanarak iyi bir şeyler yapmaya çalıştım.Çok büyük masraflar yaptım ama; hiçbir firma albümümü almaya yanaşmadı,"Biz bu masrafı karşılayamayız" dediler.Halbuki Albümümün toplam masrafı iyi bir klibin masrafını geçmez. Çünkü bu firmalar hep bir saz ,darbuka ve org'la kaset yaparlar.Onlar için bir yönetmene para ödemek aptallık anlamına geliyor.Yani iyi işler yapmak isteyen değerli sanatçılar da var ancak,imkansızlıklar bunların güzel sanatlarının önünde engel teşkil etmektedir


Bazı sanatçıların kendilerine ait olmayan eserleri okuyup, altına da eserin sahibi olarak kendi isimlerini yazmaları doğrumu, siz böyle birşey yaptınız mi?

Bir sanatçının kendisine ait olmayan bir eseri okuması farklı birşeydir,kendisine ait olmayan bir esere de kendi ismini yazması ise çok farklıdır. Dünyada ünlü bir çok sanatçı vardır. Bunlar şarkı sözü yazamamışlardır ama seslerinin ve yorumlarının güzelliyi ile o eserlerin, o kültürün yaşamasına katkıda bulunmuşlar ve ülkelerinin bir numaralı sanatçısı olmuşlardır.Her bestekar veya şair şarkıcı olacak diye bir kural olmadığına gibi, her sanatçı, şarkı sözü yazacak ,yoksa sanatçı olamaz diye bir kural da olamaz. Tabii böyle yetenekleri olan sanatçılar da vardır.Her sanatçı mutlaka başka sanatçılardan esinlenerek sanatçı olmuştur ve her sanatçı da mutlaka başka sanatçıların şarkılarını okumuştur.

Ama bir başka bestekar, şair veya sanatçının şarkısını alıp okumak ve altına da kendisinin olmadığı halde kendi isimlerini yazmak bence; ne Ahlakla, ne insanlıkla ne de sanatla hiç bağdaşmaz. Ayıptır ve hırsızlıktır. Ben bugüne kadar birçok sanatçının şarkısını okudum ama, hiçbir kasete ne kendi ismimi yazdım ne de okuduğum şarkıların bana ait olduğunu söyledim. Benim hakkımda bunu ispatlayacak varsa , tüm halkın önünde özür dilemeye hazırım.Birçok bestekar ve şiirle uğrasan arkadaşlarımız vardır.Bana "biz bu şarkıları veya şiirleri senin okuman için yaptık.Al oku ve altına kendi ismini yaz." dedikleri halde ben kabul etmemişimdir. ""Bir eser ancak güzel bir ses ve güzel bir yorumda hayat bulur"


Birazda özel hayatınızla ilgili sorular sormak istiyorum... Şehribana Kurdi, her şeyden önce iyi bir anne ve iyi bir eş. En büyük destekçiniz halk ve aileniz. Yoğun çalışmalarınıza rağmen ailenize zaman ayırıyorsunuz. Konser ve kaset çalışmalarınızın dışında ailenizle bir gününüzü anlatır mısınız?


Halkıma ve eşim Fatih Beye (Sêrgo) yardımlarından ve verdikleri destekten dolayı çok teşekkür ederim.Benim de her anne gibi günüm; sabahleyin uyanıp, çocuklarımı okula hazırlamakla başlıyor.Kahvaltı, ev temizliği, bulaşık çamaşır, vs derken bir bakıyorum akşam olmuş. Boş zamanım olursa eşim ve çocuklarımla beraber dostlarımızı ziyaret ediyoruz. Yani benim yaşantım normaldir. Elimden geldiği kadar kültürümle, halkıma yakışan bir ahlakla yaşamaya gayret ediyorum.


Şehriban kaç çocuk annesi?

Siz değerli okurların ellerinden öperler 3 kızım ve 1 oğlum var.

Fatih bey (Şêrgo) ile nasıl tanıştınız?

Ben ilk olarak eşimle , İstanbul'a, Türkçe kaset yapmaya giderken tanıştım. Eşimin İstanbul- Beyazıt'ta konfeksiyon mağazaları vardı. Menajerim eşimin akrabası oluyordu. İstanbul'da kaldığımız zaman bir kaç defa eşimin mağazasına ve misafirliklerine gitmiştik. Öylece tanışmış olduk. Yani daha ben sanatçı olmadan önce eşim Fatih beyle tanışıyorduk.


Fatih Beyle "bu bizim şarkımız" dediğiniz ortak bir şarkınız var mı? Varsa bize bir dörtlüğün sözlerini söyler misiniz?

Aslında Fatih beyle sevdiğimiz ortak birçok şarkımız var ama, en çok sevdiğimiz şarkılardan bir tanesinin bir kublesi şöyledir.

Delala dila dilê min û te,

Te dilê xwe veşart min dilê xwe da te.

Bimrim ji axê re saxbim jibo te,

Tu kes nikare te ji dil derîne.

Ayrıca Türkçe de sevdiğimiz güzel bir aşk şarkısı vardı onun da sözleri şöyleydi ;

Allah'ım sevdiğime çile, dert verme,

İsterse her gün bana bin azap versin,

Ne olur ümitsiz günler gösterme

İsterse derdime bin dert eklesin.


Geleceğe yönelik plan projeleriniz nelerdir?

Aslında birçok projelerim var ama, bunları yapabilmek için çok iyi menajerlere, organizasyonlara ve sponsorlara ihtiyacımız vardır. Bugüne kadar böyle bir ekiple çalışma imkanım olmadı.Bu imkanların oluşması halinde Kürt Müziği ve kalite adına birçok şey yapabileceğime inanıyorum. Bu konuda duyarlı insanlarımızdan da gerekli duyarlılığı ve fedakarlığı göstermelerini bekliyorum. Güçlü bir ekiple büyük konserler düzenlemek istiyorum bu benim birinci projemdir. İkinci olarak da şu anda yeni bir albüm için hazırlıklarım devam ediyor. Bu konuda da şimdiden yapımcı firmaların tekliflerini bekliyoruz. Sponsorluk ve diğer kültürel etkinliler için bana aşağıdaki web sayfam ve e-mail adresimden ulaşabilirler;



Öncelikle şunu belirteyim uzun bir dönemdir. Hiç bu kadar zevkli bir röportaj yapmamıştım. Bana değerli zamanınız ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Değerli kardeşim Özgür yapmış olduğu bu röportaj ve verdiği emeklerden dolayı bende sana çok teşekkür ediyorum , başarılarınızın devamını dilerim.


RÖPORTAJ; ÖZGÜR UTUŞ

Kurdshow.com


Bütün savaşım senin için

ZAGROS
Moderator
Moderator
Mesajlar: 9465
Kayıt: 28 Şub 2007 22:02
Ruh Hali: Huzurlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Koç
Takım: Fenerbahçe
Konum: Kızıltepe

Re: Gönüllerin Sultanı; Şehribana Kurdi

Mesajgönderen ZAGROS » 01 Eki 2007 21:00

güzel bir paylaşım çok teşekürler

Şehriban diyil 32 kişi arasında 32 bin kiş arasında bile ses yarışmasına girse birinci olur
ve bence bir çok kürt sanatçı imkanları olsaydı dünya çapında en iyi olurdular

Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar: 19749
Kayıt: 15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
İletişim:

Re: Gönüllerin Sultanı; Şehribana Kurdi

Mesajgönderen Siyabend » 04 Ara 2007 14:39

En önemlisi de sahip olduğu değerleri unutmayan bir sanatçı

Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!


“Röportajlar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir