Olağanüstü toplanan Rektörler Komitesi sivil anayasa taslağını görüştü. Prof. Dr. Teziç, ''Girişime bir an önce ara verilerek 21 Ekim'deki halkoylaması beklenmeli'' dedi. Prof. Teziç, türban yasağına ilişkin olarak da, ''Kılık-kıyafet yönetmeliğinde değişiklik hukuken mümkün değil'' dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, AK Parti'nin hazırlattığı anayasa değişliği taslağının katılımcı demokratik yollara başvurularak tamamlanacağı vaatlerinin inandırıcılıktan uzak olduğunu savunarak, ''Anayasa değişikliği girişimine bir an önce ara verilerek, 21 Ekim 2007 günü yapılacak olan halk oylaması ve devamında öngörülen 11. cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili hukuki belirsizliğin de açıklığa kavuşturulmasından sonra siyasi partilerin katılımıyla yeni bir sürecin başlatılması isabetli olacaktır'' dedi.
Rektörler Komitesi, Teziç'in başkanlığında YÖK binasında toplandı. Teziç, toplantının ardından, hazırlanan açıklamayı düzenlenen basın toplantısında okudu.
Anayasa değişikliğinin, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren bir konu olduğunu vurgulayan Teziç, şunları kaydetti: ''22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde TBMM'de çoğunluğu elde eden AK Parti'nin hazırlattığı anayasa değişliği taslağının katılımcı demokratik yollara başvurularak tamamlanacağı vaatleri inandırıcılıktan uzaktır. Yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası günümüze değin pek çok değişikliğe uğradı ve uğramaya da devam etmektedir. Anayasa'nın tamamı değil, ancak devletin temelini oluşturan değiştirilemeyecek cumhuriyet, laiklik, Atatürk milletçiliği, bölünmezlik, insan haklarına dayalı demokratik sosyal hukuk devleti olması hükümleri dışında kalanları değiştirilebilir. Kanunlardan farklı olarak Anayasa'nın değiştirilmesinde teklif ve karar aşamalarında TBMM'de aranan nitelikli çoğunluk da aslında değişikliğin partiler arası bir uzlaşma ile yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.''
Bu uzlaşmanın gerçekleştirilmesi halinde Anayasa'nın toplum sözleşmesi niteliğini kazanacağını ve bir güven ortamının oluşmasını sağlayacağını belirten Teziç, ''Demokratik bir süreç içerisinde anayasa değişikliği metninin ortaya konabilmesi için demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin değişiklik sürecinde birlikte hareket etmeleri, gerek siyasi gerekse hukuki bir zorunluluktur. Bu bakımdan demokratik bir ortamda anayasa değişikliği yapılmak isteniyorsa hazırlık çalışmaları aşamasında siyasi partilerin öncelikle değişiklikle ilgili temel esasları görüşmeler yoluyla belirlemeleri isabetli ve inandırıcı olacaktır'' diye konuştu.
''ÇALIŞMALARA ARA VERİLMELİ"
''Anayasa değişikliğinin yalnızca bir siyasi partinin inisiyatifinde hazırlanıyor olması, sürecin demokratikliğine gölge düşürmektedir'' görüşünü savunan Teziç, şöyle devam etti: ''Daha açık bir ifadeyle bu aşamada sürecin demokratikliğinden söz etmek mümkün değildir. Bu açıdan 'usul esası da belirler' ilkesini hatırlatmakta yarar görüyoruz. 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde TBMM'de çoğunluğu elde eden AK Parti'nin hazırlattığı anayasa değişiklik taslağının katılımcı yollara başvurularak tamamlanacağı vaatleri inandırıcılıktan uzaktır. Taslağın hazırlanma şekli ve usulu toplumda tedirginliğe ve güvensizliğe yol açmıştır. Anayasa değişiklik teklifinin Türk toplumunda oluşan endişe ve tedirginliği giderecek bir güven ortamı içinde yapılması, gelecekte bu metnin uygulanabilirliği ve benimsenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan anayasa değişikliği girişimine bir an önce ara verilerek, 21 Ekim 2007 günü yapılacak olan halk oylaması ve devamında öngörülen 11. cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili hukuki belirsizliğin de açıklığa kavuşturulmasından sonra siyasi partilerin katılımıyla yeni bir sürecin başlatılması isabetli olacaktır.''
TÜRBAN KONUSU
Rektör Komitesi'nin ayrıca üniversitelerin öğretime başladığı bu günlerde bazı tereddütleri gidermek bakımından bir konuyu da tekrar vurgulamakta yarar gördüğünü ifade eden Teziç, şöyle devam etti: ''Bilindiği gibi yükseköğretim kurumlarında uygulanmakta olan türban yasağı, yüksek mahkemelerin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarıyla oluşan bir hukuki durumdur. Bu hukuki durum ortaya çıkarken, Türk yüksek mahkemelerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Atatürk ilke ve devrimleriyle oluşturduğu laik tanımı ve yorumu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa norm ve değerleriyle de uyumlu bulunmuştur. Bu nedenle Rektörler Komitesi Anayasa'da kılık kıyafet serbestliğini öngörecek bir düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olamayacağını bir kez daha kamuoyuna hatırlatmak sorumluluğunu duymaktadır.''
''EĞER İZLEDİĞİNİZ YOL DEMOKRATİK DEĞİLSE, İÇERİĞİ KONUSUNDA BİR TAKIM ENDİŞELER BELİRMEYE BAŞLAR"
Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. Erdoğan Teziç, ''Demokratik bir süreçte sivil bir Anayasanın yapılması isteniyorsa, bu takdirde daha yola çıkılırken Anayasada ifade edildiği gibi demokratik, siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin bir araya gelmeleriyle bir ilkeler çerçevesinde hareket edilmesi gerekiyor'' dedi.
Teziç, Rektörler Komitesi toplantısından sonra hazırlanan metnin okunmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan Teziç, bir gazetecinin ''Anayasa taslağının askıya alınması dışında bir seçenek önerecek misiniz?'' sorusuna, şu yanıtı verdi: ''Demokratik bir süreçte sivil bir Anayasanın yapılması isteniyorsa, bu takdirde daha yola çıkılırken Anayasada ifade edildiği gibi demokratik, siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin bir araya gelmeleriyle bir ilkeler çerçevesinde hareket edilmesi gerekiyor. Eğer izlediğiniz yol demokratik değilse, içeriği konusunda bir takım endişeler belirmeye başlar. O bakımdan araçlar amaca uygun olmalıdır. Eğer kullandığınız araç demokratik bir süreçten gelmiyorsa amaca gitmeniz tartışma götürür, üzerindeki tartışmalar devam eder ve anayasanın uygunlanmasında da pek çok sorun çıkar.''
Teziç, görüşlerini sonradan bildireceklerini ifade ederek, ''Anayasanın son biçimini aldığı zaman içerikle ilgili görüşlerimizi bildiririz. Bu aşamada henüz bir netlik açıklık yok görüş bildirmede de sanırım erken'' diye konuştu.
Bir gazetecinin ''Siz metinde 'türban yasağı AİHM kararıyla oluşan hukuki bir durumdur'' diyorsunuz. Sanırım Leyla Şahin davasından bahsediyorsunuz'' değerlendirmesi üzerine, Teziç, ''Kararlar bir tane değil, birkaç tane. Arkadaşlar, ben kararın burada uzun uzun tartışmasına girmiyorum. Karardan çıkan şu deyimi kullandım: 'Hukuki durum ortaya çıkarken Türk yüksek mahkemelerinin ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Atatürk devrim ve ilkeleriyle birlikte oluşturduğu tanımı ve yorumu' diyor mahkeme... 'İnsan hakları sözleşmesi tarafından Avrupa norm ve değerleriyle uyumlu bulunmuştur' diyor. Burada bir aykırılık yoktur'' cevabını verdi.
YÖK Başkanı Teziç, gazetecinin ''Avrupa ülkelerinde türban yasağı yok'' sözü üzerine, ''kanunlarla insan hakları sözleşmeleri arasında farklılıklar bulunması halinde uluslararası insan hakları belgelerinin esas alınacağını'' söyledi.
Bunun kendi görüşü olmadığını, hukukçular arasında oluşturulmuş bir görüş olduğunu anlatan Teziç, ''Bunun değiştirilmesi mümkün değildir. Değiştirilirse ne olur? Değiştirilirse 'kendinizi o sözleşmenin dışında mı bırakıyorsunuz' sorularına nasıl cevap aranır?'' değerlendirmesinde bulundu.
''İktidar partisi bunu değiştirme yoluna giderse sizin tutumunuz ve bundan sonra atacağınız adımları ne olur?'' sorusu üzerine, Teziç, ''bugün yürürlükte bulunan hukuktan bahsettiğini'' belirterek, ''Temenniler üzerine konuşmak istemiyorum. Rektörler Komitesi bugün yürürlükte bizi bağlayan kurallar üzerinde durdu, bunu kamuoyuna yansıtmak istedik'' dedi.
''ENDİŞELER SAYILMAKLA BİTMEYEBİLİR''
Teziç, ''Anayasa'da kılık kıyafet serbestliğinin tanınması durumunda izleyecekleri hukuki yolun ne olacağına'' ilişkin soruya, ''Ben, bugün bizim bağlı olduğumuz kuralları hatırlatmak istedim. Bunun da bir değişiklik yapıldığı zaman nasıl bir problemle karşılaşılacağını hatırlatmak istedim'' karşılığını verdi.
Bir gazetecinin ''Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'in bir açıklaması oldu. 'Türban girerse, çarşaf da girer' şeklinde endişelerini dile getirdi. Siz rektörler komitesi olarak bu endişelere katılıyor musunuz?'' sorusunu Teziç, ''Endişeler sayılmakla bitmeyebilir. Bunların üzerinde bir değerlendirme yapmadık. Çünkü yaşadığımız sorunların çözümü için bize rehberlik eden kurallar ve kararlar var. Bunların üzerinde bir tereddüt var mı, yok mu bunu dile getirdik. Kamuoyuna da bu konuda bugün için bir tereddüt bir kuşku olmadığını hatırlatmak istedik'' diye yanıtladı.
''HALK OYLAMASININ KAPISINI AÇIYOR''
''11. Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili bir hukuki belirsizlikten söz ettiniz. Nasıl bir belirsizlik var?'' sorusunu, Teziç, ''Halkoyuna sunulacak metin on birinciyi seçmek üzere halk oylamasının kapısını açıyor. Bunun belirgin hale getirilmesi önemlidir. Onu söyledik o kadar'' dedi.
Teziç, bir gazetecinin ''Avrupa normlarından söz ederken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına dikkat çektiniz. Bu kararın bireysel olduğu söyleniyor. Genel bir tavır alacak mısınız? AİHM'e başvuruda bulunacak mısınız?'' sorusu üzerine, ''Hayır. Arkadaşlar mahkeme kararı ister bireysel olsun, ister bir partinin müracaatı üzerine verilmiş olsun. Sonucu bizim için önemlidir. 'Türkiye'de getirilen yasaklama, sınırlama Avrupa normlarıyla örtüşüyor, onlara aykırı değil' diyor mahkeme. Ben bunu dile getirdim'' diye konuştu.
Rektörler:Türban Yasağı Kaldırılmaz
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: Rektörler:Türban Yasağı Kaldırılmaz
türban yasağının kaldırılması onların gözünde çok korkunç bir şey galiba :komik10

