8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
DTP'ye yönelik başlatılan saldırı ve beraberinde geliştirilen karalama kampanyasında hedef gösterilen DTP Grup Başkan Vekili Fatma Kurtulan, Meclis'te ilk olarak magazin yönlerinin ön plana çıkarılmaya çalışıldığını hatırlatarak, daha sonra da hedef haline getirildiklerini söyledi. Eşinin dağda olmasının Kürt sorunun bir gerçeği olduğuna vurgu yapan Kurtulan, kendi durumunu da 'Savaştan kaynaklı paramparça olmuş aile' olarak tanımladı. Kurtulan, 8 askerin sağ salim teslim alınmasından sonra, bunu kabul edemeyen çevrelerin adeta intikam almaya çalıştığını dile getirdi.
Son dönemlerde DTP'ye yönelik başlatılan karalama kampanyasında eşinin dağda olması nedeniyle medyada hedef haline getirilen DTP Grup Başkan Vekili Fatma Kurtulan, 30 yıldır bölgede sürdürülen çatışmalı ortamın mağdurlarından biri. Eşinin tercihlerinden dolayı adeta 'çarmıha gerilen' Kurtulan'a yönelik geliştirilen karalama kampanyasına ilişkin söyleşide bulunduk.
*Son dönemlerde DTP'ye ve buna paralel olarak size karşı geliştirilen saldırı ve karalama kampanyası nedeniyle Meclis'e geliş amacınız arka planda bırakıldı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Parti olarak demokratik siyasetin önünü açmak, demokratik mücadeleye dahil olmak, Türkiye'de AB sürecine katılarak Meclis'te temsil edebilme ve bu kapsamda Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü Meclis çatısı altında tartışmayı önemsemiştik. Daha öncede seçimlere girme girişimlerimiz oldu. Ancak adil olmayan seçim barajından dolayı girememiştik. Herkesin gördüğü gibi de, Meclis'te kendimizi temsil ediyoruz. Kürt kadının Meclis'te olabilmesi, kadın mücadelesinin Meclis'te yürütülmesi önemliydi. En önemli hedeflerimizden biri de ülkemizin demokratikleşmesiydi. Böylesi bir perspektif ve hedefle geldik Meclis'e.
*Gerek Başbakan Tayyip Erdoğan, gerek Meclis çatısı altında olan diğer parti grupları ve medya tarafından DTP'nin Meclis'e gelmesiyle birlikte DTP'ye yönelik çeşitli tartışmalar yapıldı. Son olarak size karşı geliştirilen karalama kampanyasıyla birlikte DTP'li vekillere 'dağ yolu' gösterildi. Bu şekilde devam eden tartışmaları yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirebilir miyiz?
Aslında Meclis'e geldiğimiz günden itibaren tüm partilerin mutabakat sağlayarak, bize karşı başlatmış olduğu bir sürecin devamını yaşıyoruz. Başbakan 'PKK'yi ya 'terör' örgütü ilan edeceksiniz, ya da bırakıp gideceksiniz' açıklamalarını yaptı. Yine AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın 'Ya legal siyaset yapacaksınız, ya da dağa çıkacaksınız' sözleri de bu açıklamanın devamıydı. Yer yer dağ yolu gösteren, yer yer de çekip gidin açıklamaları ile üzerimizde psikolojik baskı uygulanmaya çalışıldı. AKP'nin yaklaşımı tüm partilerin yaklaşımı oldu. Bize karşı CHP, MHP'den, MHP, AKP'den farklı değil. Benim özgünlüğümle veya son kongremizle açığa çıkan bir süreç değil.
*DTP'nin 2. Olağanüstü Kongresi'nde alınan kararlar da yine tartışma konusu yapıldı. Sizce neden DTP'nin yaptığı her açıklama ve aldığı kararlar her seferinde baskıyla karşılanıyor?
Sonuçta kongremizde halkın iradesiyle bazı kararlar alındı. Herkesin bu iradeye saygı göstermesi gerekiyor. Bizim oluşan irademiz bu. Gelin tartışalım diyoruz. Bu bazılarına ters gelebilir ama bu bizim kararlarımız. Tartışmanın önünü kapatan yaklaşımlar, tıkatıcı yaklaşımlardır. Bizim bundan sonra yürüteceğimiz çalışmalar, halkımıza verdiğimiz sözler doğrultusunda olacaktır. Üzerimizdeki baskının nedeni, halka verdiğimiz sözleri unutmamız için yapılıyor. Bizim varlık nedenimiz, halka verdiğimiz sözlerdir. Bizler bu sözlere ihanet etemeyeceğiz. Kimse bizden bir halkın bitirilmesine dönük kanunlara imza atmamızı beklemesin.
*Meclise'e giren DTP'li kadın vekilleri ilk olarak kıyafetlerinden, saç ve makyajlarıyla ilgili daha çok magazinsel olarak gündeme getirildi. Sonrasında ise daha çok PKK ile ilişkilendirilerek gündeme geldi...
Geldiğimiz ilk günden itibaren uğraşılan şey bizim kılık kıyafetimiz oldu. DTP'li kadınlar saç ve makyajlarıyla gündeme getirildi. Hatta bir köşe yazarı, çok ağır ithamlarlar da bulundu. İlk etapta kadınlar hemen hedef gösterilmeye başlandı. Kadınlar işin magazinsel boyutuyla tartıştırılmaya çalışıldı. Bizim hangi mantık üzerine Meclis'e geldiğimiz veya projelerimiz, kadına bakış açımız tartışılmadı. Çok tali ve gereksiz bir tartışma yapıldı. Bu süreç önce Sabahat Tuncel ile başladı, daha sonra Ayla Akat Ata ve Aysel Tuğluk ile devam etti. Son olarak ben gündeme geldim. Elbetteki şu anda hedefte biz kadınların olması çok enteresan ve ilginç. Bunun sebebini çok iyi biliyoruz. DTP üzerindeki baskılar bizim üzerimizden geliştirilmeye çalışılıyor. Belediye başkanları, parti üyeleri ve yöneticileri çeşitli tutuklama ve gözaltılarla bir kıskaç altına alındı. Özgün olarak biz kadınlara yönelim de bu kapsamda ele alınması gerekiyor. Kendi durumumu da bu kapsamda değerlendiriyorum. Baskıların bir devamı olarak, her yerde her zaman bedel kadınlara ödettirilmeye çalışılıyor. Tüm savaşlarda ilk olarak vurulması gereken kadınlar olarak görülmüştür. Bu militarist güçlerin mantığıdır. Bizim cephemiz de yaşanan budur. Önce kadınlar vuruluyor.
*HPG tarafından alıkonulan 8 askerin alınması için oluşturulan heyette yer aldınız. Ancak bu durum bir çok siyasetçi devlet yetkilisi ve medya tarafından olumsuz değerlendirildi...
Heyetle birlikte bir linç kampanyası başlatıldı. Özellikle basın eliyle düğmeye basıldı. Basın açık bir şekilde beni karalamaya dönük bir linç kampanyası başlattı. Askerlerin gidip alınması kimi yetkilileri sevindirmediği yapılan açıklamalarla ortaya çıktı. Dolayısıyla, bizden neden askerleri aldığımızın intikamı alınıyor. Ben böyle algılıyorum. Acaba hükümetin 14 gün orada kalan askerleri için bir planı var mıydı? Herhangi bir girişim de bulundu mu? Bunu kamuoyuyla daha iyi paylaşması gerektiğini düşünüyorum. Askerler ilk alındığı günden itibaren bizim çeşitli girişimlerimiz oldu. Çağrılarımız oldu. Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na konuyu getirdik. Ortak bir heyet kurmak istedik. Meclis'e mal olabilecek bir çalışma olması için çaba sarf ettik. Ancak olaya yaklaşımla, bu sorunun kendilerinin olmadığını gösterdiler. Biz DTP olarak böyle ağır bir sorumluluğu almakla karşı karşıya kaldık. Zaten askerler getirildikten sonra da linç kampanyası başlatıldı.
*Özelikle medya tarafından eşinizin siyasi tercihinden dolayı size karşı ciddi iddialar ortaya atıldı…
Çağdaş toplumlarda birliktelikleri olan insanlar ayrı ayrı tercihlerde bulunabilir. Bunu bu şekilde ele almak gerekiyor. Evlilikler de olsa, insanlar bağımsız bir şekilde tercihlerde bulunabilir. Bu tercihlerde bireyin kendisini bağlar. Ancak, benim özgün durumumda çözümlenmeyen Kürt sorunun bir sonucu olarak ele alıyorum. Bu toplumda benim durumumda olan bir çok insan var. Tercihini farklı yapan bir insanla evliliğimi söz konusu. Resmiyette devam eden bir evliliğim var. Bunu parmağımdaki yüzük, duygu bağım, kimsenin bunu sorgulaması bir kere insani değil. Bu beni ilgilendiren bir şey. Bunun sorgulanması bile çok anti demokratiktir. Çağdaş toplumlarda yaşayan insanlara böyle ithamlar yakışmaz. Benim parmağımdaki yüzüğün ne zaman alındığı, bunun bir duygu bağı olup olmadığını kimseyi bağlamaz. Bu ancak beni ilgilendirir. Bunlarla ilgili yorum yapmak bireyin kişilik haklarına saldırıdır. Bundan vazgeçilmesi gerekiyor.
*Sizin durumunuzda olan bir çok Kürt kadını var. Kiminin eşi, kiminin çocuğu, kiminin de kardeşi şu an PKK'nin dağ kadrosunda yer alıyor. Kadınları yakınlarına kavuşturma çabalarınız olacak mı ?
Sonuçta her PKK'linin bir ailesi var. Bunlar ağaç kavuğundan çıkmadı. Geride bırakıp gittikleri insanlar var. Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekiyor; tüm dünyada olduğu gibi, bunların da eş ve çocuklarının sağ salim kavuşacağı bir ortam hedefleri var. Bunların sayısı da azımsanmayacak bir düzeyde. Kimisinin benim gibi eşidir. Kimisinin oğlu, kimisinin de kızıdır. Soruna biraz buradan yaklaşırsak, sorunun çözümünü ele alma boyutuna dönüştürürsek çok daha anlamlı olur. Yoksa olayı magazinleştirme sorunu daha çok zorlaştırır. Bunlarda toplumumuzda yara açmaya zemin sunacaktır. Bu ailelerin çocuklarının yaşıyor olup olmamasını öğrenmek istemesi bile suç sayılan bir ortamda yaşıyoruz. Bizler bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Dolayısıyla benim durumumda nice dağılan ailenin durumu gibidir. Paramparça olmuş yaşamlardan biri de benim yaşamım. Sorun benim şahsımda yaşanan bir problem değil. Olaya benim gibi özgün durumu olan insanların sorunlarının çözümünden bakarsak daha faydalı olur.
*Bu karalama kampanyasıyla hedef haline getirilmeniz çalışmalarınızı ve özel yaşamınızı nasıl etkiledi?
Evimin duvarına yazılar yazıldı. Hareket alanım sınırlandı. Çalışmalarım durdu. Çalışmalarımı takip edemiyorum. Grup Başkan Vekiliyim. Sevk idaresinde ve çalışmaları koordine etme de çok ciddi sorunlar yaşıyorum. Özel yaşamımda bir ihtiyacı karşılamak için bile, bir sınırlama geliştirmek zorunda kaldım. Sokağa çıkamaz duruma getirildim. Özel yaşamım ve çalışma yaşamım çok ciddi etkilendi. Bu kampanya 'nerde görürseniz vurun' girişimiydi.
*Meclis'teki diğer siyasi partilerdeki kadın vekillerin bu duruma tepkisi ne oldu?
Meclis'te yer alan kadın vekillerden bu konuda bana herhangi bir destek gelmedi. Kadın örgütlerinde yer alan bazı kadınlar arayıp desteklerini ilettiler. Kimi kadın örgütleri tarafından ziyaretler oldu. Seçildiğim bölgeden çok ciddi bir halk desteği geldi. Meclis üyelerimiz ve Kadın Meclisi'miz büyük bir destek sundu. Kadınların desteği büyük moral oldu. Kadının örgütlü gücüne inanan biri olarak, kadının desteğini bu saldırılarla baş etmemin en büyük dayanağı olarak ele alıyorum.
*Bundan sonra sizi nasıl bir süreç bekliyor olacak?
Bizler demokratik sürece katkı sunmak için buradayız. Bu sürecin önünü tıkayan, her türlü uygulamanın önünde duracağımız sözünü halkımıza verdik. Tek tek yıpratma, davalar ve farklı ithamlarla mücadelemizden vazgeçeceğimizi bekleyenler varsa, boşuna bekliyorlar. Kendimle ilgili bir gerçeklikle karşı karşıyayım. Yani eşim dağda. Yani PKK'li. Kimse bu gerçeği değiştirecek güçte değil. Yani bu böyle. Ben Meclis'teyim. Demokratik siyaset yapma hedefindeyim. Bundan sonra da her koşulda çalışmalarımı sürdüreceğim.
DİHA
Son dönemlerde DTP'ye yönelik başlatılan karalama kampanyasında eşinin dağda olması nedeniyle medyada hedef haline getirilen DTP Grup Başkan Vekili Fatma Kurtulan, 30 yıldır bölgede sürdürülen çatışmalı ortamın mağdurlarından biri. Eşinin tercihlerinden dolayı adeta 'çarmıha gerilen' Kurtulan'a yönelik geliştirilen karalama kampanyasına ilişkin söyleşide bulunduk.
*Son dönemlerde DTP'ye ve buna paralel olarak size karşı geliştirilen saldırı ve karalama kampanyası nedeniyle Meclis'e geliş amacınız arka planda bırakıldı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Parti olarak demokratik siyasetin önünü açmak, demokratik mücadeleye dahil olmak, Türkiye'de AB sürecine katılarak Meclis'te temsil edebilme ve bu kapsamda Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü Meclis çatısı altında tartışmayı önemsemiştik. Daha öncede seçimlere girme girişimlerimiz oldu. Ancak adil olmayan seçim barajından dolayı girememiştik. Herkesin gördüğü gibi de, Meclis'te kendimizi temsil ediyoruz. Kürt kadının Meclis'te olabilmesi, kadın mücadelesinin Meclis'te yürütülmesi önemliydi. En önemli hedeflerimizden biri de ülkemizin demokratikleşmesiydi. Böylesi bir perspektif ve hedefle geldik Meclis'e.
*Gerek Başbakan Tayyip Erdoğan, gerek Meclis çatısı altında olan diğer parti grupları ve medya tarafından DTP'nin Meclis'e gelmesiyle birlikte DTP'ye yönelik çeşitli tartışmalar yapıldı. Son olarak size karşı geliştirilen karalama kampanyasıyla birlikte DTP'li vekillere 'dağ yolu' gösterildi. Bu şekilde devam eden tartışmaları yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirebilir miyiz?
Aslında Meclis'e geldiğimiz günden itibaren tüm partilerin mutabakat sağlayarak, bize karşı başlatmış olduğu bir sürecin devamını yaşıyoruz. Başbakan 'PKK'yi ya 'terör' örgütü ilan edeceksiniz, ya da bırakıp gideceksiniz' açıklamalarını yaptı. Yine AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın 'Ya legal siyaset yapacaksınız, ya da dağa çıkacaksınız' sözleri de bu açıklamanın devamıydı. Yer yer dağ yolu gösteren, yer yer de çekip gidin açıklamaları ile üzerimizde psikolojik baskı uygulanmaya çalışıldı. AKP'nin yaklaşımı tüm partilerin yaklaşımı oldu. Bize karşı CHP, MHP'den, MHP, AKP'den farklı değil. Benim özgünlüğümle veya son kongremizle açığa çıkan bir süreç değil.
*DTP'nin 2. Olağanüstü Kongresi'nde alınan kararlar da yine tartışma konusu yapıldı. Sizce neden DTP'nin yaptığı her açıklama ve aldığı kararlar her seferinde baskıyla karşılanıyor?
Sonuçta kongremizde halkın iradesiyle bazı kararlar alındı. Herkesin bu iradeye saygı göstermesi gerekiyor. Bizim oluşan irademiz bu. Gelin tartışalım diyoruz. Bu bazılarına ters gelebilir ama bu bizim kararlarımız. Tartışmanın önünü kapatan yaklaşımlar, tıkatıcı yaklaşımlardır. Bizim bundan sonra yürüteceğimiz çalışmalar, halkımıza verdiğimiz sözler doğrultusunda olacaktır. Üzerimizdeki baskının nedeni, halka verdiğimiz sözleri unutmamız için yapılıyor. Bizim varlık nedenimiz, halka verdiğimiz sözlerdir. Bizler bu sözlere ihanet etemeyeceğiz. Kimse bizden bir halkın bitirilmesine dönük kanunlara imza atmamızı beklemesin.
*Meclise'e giren DTP'li kadın vekilleri ilk olarak kıyafetlerinden, saç ve makyajlarıyla ilgili daha çok magazinsel olarak gündeme getirildi. Sonrasında ise daha çok PKK ile ilişkilendirilerek gündeme geldi...
Geldiğimiz ilk günden itibaren uğraşılan şey bizim kılık kıyafetimiz oldu. DTP'li kadınlar saç ve makyajlarıyla gündeme getirildi. Hatta bir köşe yazarı, çok ağır ithamlarlar da bulundu. İlk etapta kadınlar hemen hedef gösterilmeye başlandı. Kadınlar işin magazinsel boyutuyla tartıştırılmaya çalışıldı. Bizim hangi mantık üzerine Meclis'e geldiğimiz veya projelerimiz, kadına bakış açımız tartışılmadı. Çok tali ve gereksiz bir tartışma yapıldı. Bu süreç önce Sabahat Tuncel ile başladı, daha sonra Ayla Akat Ata ve Aysel Tuğluk ile devam etti. Son olarak ben gündeme geldim. Elbetteki şu anda hedefte biz kadınların olması çok enteresan ve ilginç. Bunun sebebini çok iyi biliyoruz. DTP üzerindeki baskılar bizim üzerimizden geliştirilmeye çalışılıyor. Belediye başkanları, parti üyeleri ve yöneticileri çeşitli tutuklama ve gözaltılarla bir kıskaç altına alındı. Özgün olarak biz kadınlara yönelim de bu kapsamda ele alınması gerekiyor. Kendi durumumu da bu kapsamda değerlendiriyorum. Baskıların bir devamı olarak, her yerde her zaman bedel kadınlara ödettirilmeye çalışılıyor. Tüm savaşlarda ilk olarak vurulması gereken kadınlar olarak görülmüştür. Bu militarist güçlerin mantığıdır. Bizim cephemiz de yaşanan budur. Önce kadınlar vuruluyor.
*HPG tarafından alıkonulan 8 askerin alınması için oluşturulan heyette yer aldınız. Ancak bu durum bir çok siyasetçi devlet yetkilisi ve medya tarafından olumsuz değerlendirildi...
Heyetle birlikte bir linç kampanyası başlatıldı. Özellikle basın eliyle düğmeye basıldı. Basın açık bir şekilde beni karalamaya dönük bir linç kampanyası başlattı. Askerlerin gidip alınması kimi yetkilileri sevindirmediği yapılan açıklamalarla ortaya çıktı. Dolayısıyla, bizden neden askerleri aldığımızın intikamı alınıyor. Ben böyle algılıyorum. Acaba hükümetin 14 gün orada kalan askerleri için bir planı var mıydı? Herhangi bir girişim de bulundu mu? Bunu kamuoyuyla daha iyi paylaşması gerektiğini düşünüyorum. Askerler ilk alındığı günden itibaren bizim çeşitli girişimlerimiz oldu. Çağrılarımız oldu. Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na konuyu getirdik. Ortak bir heyet kurmak istedik. Meclis'e mal olabilecek bir çalışma olması için çaba sarf ettik. Ancak olaya yaklaşımla, bu sorunun kendilerinin olmadığını gösterdiler. Biz DTP olarak böyle ağır bir sorumluluğu almakla karşı karşıya kaldık. Zaten askerler getirildikten sonra da linç kampanyası başlatıldı.
*Özelikle medya tarafından eşinizin siyasi tercihinden dolayı size karşı ciddi iddialar ortaya atıldı…
Çağdaş toplumlarda birliktelikleri olan insanlar ayrı ayrı tercihlerde bulunabilir. Bunu bu şekilde ele almak gerekiyor. Evlilikler de olsa, insanlar bağımsız bir şekilde tercihlerde bulunabilir. Bu tercihlerde bireyin kendisini bağlar. Ancak, benim özgün durumumda çözümlenmeyen Kürt sorunun bir sonucu olarak ele alıyorum. Bu toplumda benim durumumda olan bir çok insan var. Tercihini farklı yapan bir insanla evliliğimi söz konusu. Resmiyette devam eden bir evliliğim var. Bunu parmağımdaki yüzük, duygu bağım, kimsenin bunu sorgulaması bir kere insani değil. Bu beni ilgilendiren bir şey. Bunun sorgulanması bile çok anti demokratiktir. Çağdaş toplumlarda yaşayan insanlara böyle ithamlar yakışmaz. Benim parmağımdaki yüzüğün ne zaman alındığı, bunun bir duygu bağı olup olmadığını kimseyi bağlamaz. Bu ancak beni ilgilendirir. Bunlarla ilgili yorum yapmak bireyin kişilik haklarına saldırıdır. Bundan vazgeçilmesi gerekiyor.
*Sizin durumunuzda olan bir çok Kürt kadını var. Kiminin eşi, kiminin çocuğu, kiminin de kardeşi şu an PKK'nin dağ kadrosunda yer alıyor. Kadınları yakınlarına kavuşturma çabalarınız olacak mı ?
Sonuçta her PKK'linin bir ailesi var. Bunlar ağaç kavuğundan çıkmadı. Geride bırakıp gittikleri insanlar var. Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekiyor; tüm dünyada olduğu gibi, bunların da eş ve çocuklarının sağ salim kavuşacağı bir ortam hedefleri var. Bunların sayısı da azımsanmayacak bir düzeyde. Kimisinin benim gibi eşidir. Kimisinin oğlu, kimisinin de kızıdır. Soruna biraz buradan yaklaşırsak, sorunun çözümünü ele alma boyutuna dönüştürürsek çok daha anlamlı olur. Yoksa olayı magazinleştirme sorunu daha çok zorlaştırır. Bunlarda toplumumuzda yara açmaya zemin sunacaktır. Bu ailelerin çocuklarının yaşıyor olup olmamasını öğrenmek istemesi bile suç sayılan bir ortamda yaşıyoruz. Bizler bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Dolayısıyla benim durumumda nice dağılan ailenin durumu gibidir. Paramparça olmuş yaşamlardan biri de benim yaşamım. Sorun benim şahsımda yaşanan bir problem değil. Olaya benim gibi özgün durumu olan insanların sorunlarının çözümünden bakarsak daha faydalı olur.
*Bu karalama kampanyasıyla hedef haline getirilmeniz çalışmalarınızı ve özel yaşamınızı nasıl etkiledi?
Evimin duvarına yazılar yazıldı. Hareket alanım sınırlandı. Çalışmalarım durdu. Çalışmalarımı takip edemiyorum. Grup Başkan Vekiliyim. Sevk idaresinde ve çalışmaları koordine etme de çok ciddi sorunlar yaşıyorum. Özel yaşamımda bir ihtiyacı karşılamak için bile, bir sınırlama geliştirmek zorunda kaldım. Sokağa çıkamaz duruma getirildim. Özel yaşamım ve çalışma yaşamım çok ciddi etkilendi. Bu kampanya 'nerde görürseniz vurun' girişimiydi.
*Meclis'teki diğer siyasi partilerdeki kadın vekillerin bu duruma tepkisi ne oldu?
Meclis'te yer alan kadın vekillerden bu konuda bana herhangi bir destek gelmedi. Kadın örgütlerinde yer alan bazı kadınlar arayıp desteklerini ilettiler. Kimi kadın örgütleri tarafından ziyaretler oldu. Seçildiğim bölgeden çok ciddi bir halk desteği geldi. Meclis üyelerimiz ve Kadın Meclisi'miz büyük bir destek sundu. Kadınların desteği büyük moral oldu. Kadının örgütlü gücüne inanan biri olarak, kadının desteğini bu saldırılarla baş etmemin en büyük dayanağı olarak ele alıyorum.
*Bundan sonra sizi nasıl bir süreç bekliyor olacak?
Bizler demokratik sürece katkı sunmak için buradayız. Bu sürecin önünü tıkayan, her türlü uygulamanın önünde duracağımız sözünü halkımıza verdik. Tek tek yıpratma, davalar ve farklı ithamlarla mücadelemizden vazgeçeceğimizi bekleyenler varsa, boşuna bekliyorlar. Kendimle ilgili bir gerçeklikle karşı karşıyayım. Yani eşim dağda. Yani PKK'li. Kimse bu gerçeği değiştirecek güçte değil. Yani bu böyle. Ben Meclis'teyim. Demokratik siyaset yapma hedefindeyim. Bundan sonra da her koşulda çalışmalarımı sürdüreceğim.
DİHA
-
jana jiyan
- Başçavuş

- Mesajlar:118
- Kayıt:10 Eyl 2007 15:13
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Takım:Beşiktaş
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
bunlar hep bahane ve halkı DTP karşı kışkıtmadır ama unutmasınlar bunlar onları daha çok ayakta tutuyor uyuyan kişileri uyandırıyor onun için onlara teşk. =
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
DTP nin kapatılması kürtlerin büyük tepkisine yol açacak
ama ben kapatılmasının bir dez avantaj olduğunu düşünüyorum
avrupa birliği şimdiden türkiye çok tepki gösrterdi bile
parti kapatmakla kürtler susturamazlar
ama ben kapatılmasının bir dez avantaj olduğunu düşünüyorum
avrupa birliği şimdiden türkiye çok tepki gösrterdi bile
parti kapatmakla kürtler susturamazlar
-
demir0708
- Onbaşı

- Mesajlar:33
- Kayıt:05 Kas 2007 21:41
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Aslan
- Takım:Beşiktaş
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
birakin bu isleri arkadaslar.avrupa birligi su veya bu
almasinlar zaten yoksa siz alacaklarini mi düsünüyorsunuz
dtp nin kapatilmasida bence en dogrusu
bazi insanlara haddini bildirmek gerek!!
kimse bu vatani bölmek icin bukadar asina bir sekilde haraket edemezzzzzzzzzz
yanlis yoldasiniz arkkadaslar
ve ayrica sakin düsünmeyin DTP kürt milletini temsil etmiyor... bende kürtüm ama beni temsil ettigini düsünmüyormmmm
CcC demircii
almasinlar zaten yoksa siz alacaklarini mi düsünüyorsunuz
dtp nin kapatilmasida bence en dogrusu
bazi insanlara haddini bildirmek gerek!!
kimse bu vatani bölmek icin bukadar asina bir sekilde haraket edemezzzzzzzzzz
yanlis yoldasiniz arkkadaslar
ve ayrica sakin düsünmeyin DTP kürt milletini temsil etmiyor... bende kürtüm ama beni temsil ettigini düsünmüyormmmm
CcC demircii
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
sen en iyiyisi git kendi dna testini yaptır !!bende kürtüm ama beni temsil ettigini düsünmüyormmmm
eğer kürt isen sana yazıklar olsun başka diyeceğim bir şey yok şimdilik
-
reis
- Albay

- Mesajlar:7106
- Kayıt:16 Eki 2006 11:37
- Ruh Hali:Yorgun
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Balık
- Takım:Fenerbahçe
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
hesir düşen askerleri kurtarmak bölücülüksedemir0708 yazdı:birakin bu isleri arkadaslar.avrupa birligi su veya bu
almasinlar zaten yoksa siz alacaklarini mi düsünüyorsunuz
dtp nin kapatilmasida bence en dogrusu
bazi insanlara haddini bildirmek gerek!!
kimse bu vatani bölmek icin bukadar asina bir sekilde haraket edemezzzzzzzzzz
yanlis yoldasiniz arkkadaslar
ve ayrica sakin düsünmeyin DTP kürt milletini temsil etmiyor... bende kürtüm ama beni temsil ettigini düsünmüyormmmm
CcC demircii
daha sana ne dıye bılırım
- Siyabend
- Belawela Muhtarı

- Mesajlar:19658
- Kayıt:15 Eki 2006 12:05
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Kova
- Takım:Galatasaray
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
demir0708 yazdı:birakin bu isleri arkadaslar.avrupa birligi su veya bu
almasinlar zaten yoksa siz alacaklarini mi düsünüyorsunuz
dtp nin kapatilmasida bence en dogrusu
bazi insanlara haddini bildirmek gerek!!
kimse bu vatani bölmek icin bukadar asina bir sekilde haraket edemezzzzzzzzzz
yanlis yoldasiniz arkkadaslar
ve ayrica sakin düsünmeyin DTP kürt milletini temsil etmiyor... bende kürtüm ama beni temsil ettigini düsünmüyormmmm
CcC demircii
Avrupa Birliğine girip girmememiz tamamen bizim elimizde.Ama ne yazıkki senin düşüncende olanların sayesinde o birliğe girmemiz imkansız oluyor.Kıt düşüncelerinizle ülkeyi geriye götürebildiğiniz kadar götürmeye çalışıyorsunuz.
Ülkeyi soyup soğana çevirenlere bir şey demeyip varsa yoksa DTP'yi karalamayı kutsal bir görev olarak algılıyorsunuz.
Varsayalımki DTP söylendiği suçlu ve sorumlu olsun .Peki DTP dışında bu ülkede suçlu ve sorumlu hiçbir kurum yok mu?
Yani bütün suç sadece onlara mı ait?
Şüphesiz gördüğümüz her yanlışın üzerine gitmeliyiz ama birilerine hay hay birilerine hücüm etmemeliyiz.
Ve yanlışların üzerine gittiğimizde bunu yasal ve medeni yollarları kullanarak yapmalıyız.
Ne yazıkki bazı konularda her zaman linç kavramını kullanmayı da artık bir gereklilik olarak görmeye başladık.
DTP tabiki bütün Kürtleri temsil etmiyor.Ama çoğunluk ona oy verdi ve dünyanın her yerinde bilinirki DTP Türkiye'deki tek Kürt partisi konumundadır.Birkaç parti daha var ama onlar hiçbir zaman gündeme bile gelmeyi başaramadılar.
Sen bir Kürt olarak DTP'nin seni temsil etmediğini düşünüyorsan bu düşüncene saygı duyarım.
Herkesin aynı düşüncede olması zaten beklenemez.
Şöyle bir soru sormak istiyorum;
seni hangi parti veya ideoloji temsil ediyor?Bu konuda bir açıklama yaparsan daha sağlıklı bir tartışma olur diye düşünüyorum..
-
demir0708
- Onbaşı

- Mesajlar:33
- Kayıt:05 Kas 2007 21:41
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Aslan
- Takım:Beşiktaş
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
siyabend.
ben bir türk milliyetcisiyim,
aslim türkmendir
göcmenim ben.
köyümde kürtce konusurlar,bende kürtce bilirim ve bölücülüge karsi gerekirse bu vatan icin canimi seve seve veririmm
yeterince aydinlatici olmusturr sanirim..
ben bir türk milliyetcisiyim,
aslim türkmendir
göcmenim ben.
köyümde kürtce konusurlar,bende kürtce bilirim ve bölücülüge karsi gerekirse bu vatan icin canimi seve seve veririmm
yeterince aydinlatici olmusturr sanirim..
-
jana jiyan
- Başçavuş

- Mesajlar:118
- Kayıt:10 Eyl 2007 15:13
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Takım:Beşiktaş
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
bilgisayar başında delikanlılık yapmak kolay iş faliyette :komik10 :komik10 :komik10 :komik10
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: 8 Askerin Sağ Getirilmesinin İntikamı Alınıyor
demir0708 yazdı:siyabend.
ben bir türk milliyetcisiyim,
aslim türkmendir
göcmenim ben.
köyümde kürtce konusurlar,bende kürtce bilirim ve bölücülüge karsi gerekirse bu vatan icin canimi seve seve veririmm
yeterince aydinlatici olmusturr sanirim..
öyle aydınatıcı konuşuyorsunki nerdeyse pc çatlayacak bir önceki iletide ben kürdüm diyorsun
sonrada ağız değiştirerek ben türkmenim diyorsun
milliyetçi ol türkmen ol kimsenin umrunda değil
bu ülke için seve seve canını vereceksen hiç bekleme burda boşuna vakit harcıyorsun
