Partisinin tüzük ve program kurultayında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, programdaki, "Herkes kendi etnik kimliğinden şeref duyacak, etnik farklılıklar zenginliğimizdir" şeklinde düzenlemelere karşı çıkarak “hepimiz Türk milletinin bir parçasıyız” dedi.
CHP'nin 14. Olağanüstü Tüzük Program Kurultayında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yaptıkları tarihi bir kurultay olduğunu söyledi. 1976 ve 1994 yıllarında yaptıkları programlardan sonra yeni bir programa ihtiyaç duyduklarını belirten Baykal, söz konusu değişiklikle yeni bir anlayış getirildiğini, daha hızlı ve etkin bir yönetim oluşturacaklarını söyledi.
Türkiye'deki farklı kültürlerin zenginlik olarak nitelendiren Baykal, bu zenginliği bir kültür çatışmasına dönüştürmeye çalışan çevreler olduğu ileri sürerek "Türkiye'ye yönelik pek çok hesabı görüyoruz. İnanç nedeniyle, etnik köken nedeniyle bir ayrışmayı Türkiye'ye dayatmaya çalışanlar var. Türkiye'nin içinde bu tuzaklara yardımcı olmak isteyen çevreler olabilir. Bunlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz, çatışmalardan uzak durmalıyız’’ dedi.
CHP programındaki "Herkes kendi etnik kimliğinden şeref duyacak, etnik farklılıklar zenginliğimizdir" şeklindeki düzenleyemeye karşı çıkan Baykal, yine her kesi Türk yaptı. Baykal “Türkiye'yi kimseye böldürtmeyeceğiz. Etkin kökenimiz ne olursa olsun, hepimiz Türk milletinin bir parçasıyız" dedi.
Hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Baykal, hükümetin 6 yıl boyunca ekonomiyi iyi yönetemediğini, dünyadaki şartların Türkiye'nin lehine kullanılamadığını, bu yüzden ekonominin küçüldüğünü söyledi. Baykal, "Küçülme krizin nedeniyle değil, hükümetin uyguladığı politikalar sonucudur. Hükümetin ekonomik politikaları iflas etmiştir. İflas hükümetin İMF kapısına gitmesi ile ortaya çıkıyor. Dünyada hangi ülke kriz nedeniyle İMF'nin kapısına gidiyor? Biz gidiyoruz. Niye gidiyoruz? Çünkü ekonomik politikası iflas etmiştir. Büyümede borçlanmada iflas etmiştir. 220 milyar dolar olan dış borç 550 milyar dolara çıktı. Buların devrinde çıktı" şeklinde konuştu.
Yolsuzluğun AKP hükümeti döneminde arttığını ifade eden Baykal, "Yolsuzluk sistematik, kurumsallaşmış, kolektif dayanışma ile gerçekleştirilen bir nitelik kazanmaya başlamış. Müdahale edilmekten çıkmaya başlamış. Türkiye'de yolsuzluk siyasetten dolayı oluyor. Siyaset yolsuzluktan hesap sormanın yolu iken, Türkiye'de siyaset yolsuzluğun yolu olmuştur" şeklinde konuştu.
Başbakan'a Meclis'te sorduğu sorulara karşı, Başbakan'ın daha önce Beyoğlu'nda biriken çöplerle cevap verdiğini anımsatan Baykal, o dönemki çöplerin grevden dolayı oluştuğunu ve daha sonra bunu çözdüklerini belirterek , "Biz o çöpleri kısa sürede kaldırdık. Ya senin önündeki çöpler ne zaman kalkacak" dedi.
Başbakan'ın sorulara cevap vermediğini, televizyona çıkma çağrısını yanıtsız bıraktığını ve istediği medyayı yanına aldığını ve isteği şeyleri söylediğini ifade eden Baykal, basın üzerindeki sansürü de eleştirdi.
"Satışına izin verilmeyen kömürler devlet eliyle yaktırılıyor onun sonucunda çok ciddi bir çevre kirliliği meydana geliyor" diyen Baykal, "Bunu gazeteler haber yaptığı zaman, çıkıp 'Ya gazeteyi kapatırsın yada yalan yazamazsın' diyor. Bir an için yalan yazılmış olsa dahi, bunu kapatmanın kararı Başbakan'ın elinde mi? Zaten Başbakan'ın denetiminde bir medya var. Onun dışında iki tane grup var, bunların alınmaması için resmi çağrıyı kendisi yaptı. Bir grubu böyle karşına aldın diğerini de kapatın diyor. Başbakan'ın sıkıntısı gazete kapatmakla geçmez. Gerçekler ortada bunlarla yüzleşmek durumundadır" diye konuştu.
Konuşmasında MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve jandarmaya verilen sınırsız dinleme yetkisini değerlendiren Baykal, sadece Başbakan'ın onayı ile iletişim kurumu oluşturulduğunu ve dinlenme için teknik alt yapı oluşturulduğunu savundu. Baykal, "Yapılan değişiklikler ile bir tek karar ile herkesin telefonunu dinleme yetkisi getirmişler, bunu tehlikeli bir şekilde kullanıyorlar" dedi. Daha sonra Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bir düzenleme ile jandarmanın dinlenme yapma yetkisini elinden aldığını ifade eden Baykal, jandarmanın dinleme yetkisinin kaldırılmasını eleştirdi.
Başbakan'ın daha önce dile getirdiği "Beğenmeyen çeksin gitsin" sözü ile pompalı vatandaşa destek verdiği sözlerini eleştiren Baykal, "Türkiye'den çek git demeye Başbakan'ın da Cumhurbaşkanın devletinde çek git demeye hakkı yoktur. Elbette yanlış varsa hesabı sorulur. Sen Padişah mısın? Padişahın bile böyle bir yetkisi yoktur" dedi.
Aydınların 1915 Ermeni Soykırımı nedeniyle başlattığı "Özür diliyorum" kampanyasına tepki gösteren Baykal, bu kampanya ile Türkiye'yi kendisini suçlu his ettirmeye çalışıldığını öne sürerek, bunun temelinin bulunmadığını savundu.
Yaptıkları program değişikliğini de değerlendiren Baykal, daha önce Türkiye'de demokratikleşme anlamında yapılan değişikliklerinde programlarında yer aldığını belirten Baykal, idam cezasının kaldırılması DGM'lerin lağvedilmesi gibi konuların da ilk kez kendi programlarında yer aldığını ileri sürdü. Baykal daha sonra programda yaptıkları değişikleri de söyledi ve önerileri sıraladı. Baykal, son olarak kendisine geniş yetkiler tanıyan tüzük konusuna da değerlendirerek, şunları ifade etti:
"Eski denge politikasının zamanı geçti diyerek, komplekslerden kendimizi arındırarak, buna imkan verecek bir düzenleme yaptık." Baykal'ın daha sonra konuşmasında son dönemlerde ortaya çıkardığı yolsuzluk dosyaları ile öne çıkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun işaret ederek, "İşte görüyorsunuz, Sanki yolsuzlukla mücadele ilgili Genel Başkan Yardımcısı gibi çalışıyor" demesi üzerine, Kılıçdaroğlu ayakta alkışlandı.
ANF NEWS AGENCY
Baykal’ın Kürt Açılımı: Hepimiz Türküz!
-
zinê
- Yarbay

- Mesajlar:4106
- Kayıt:04 May 2008 17:23
- Ruh Hali:Üzgün
- Cinsiyet:Kadın
- Burç:Koç
- Takım:Galatasaray
Re: Baykal’ın Kürt Açılımı: Hepimiz Türküz!
valla benim tanıdığım bütün türkler böyle.
kürdüm dediğin zaman yüzüne öyle inanamayarak bakıyorlar ki insanın.
sanki o an onu öldürmeye gitişsin gibi.
ya aslını inkar edip türküm diyeceksin,ya da bölücü hain ve teröristsindir...
kürdüm dediğin zaman yüzüne öyle inanamayarak bakıyorlar ki insanın.
sanki o an onu öldürmeye gitişsin gibi.
ya aslını inkar edip türküm diyeceksin,ya da bölücü hain ve teröristsindir...

