İran'da Ahmedinecad yanlısı iktidar, muhalif Musevi'yi destekleyen gösterileri sona erdirmek için Devrim Muhafızları'nı devreye sokabileceği sinyalini verdi. Bu sert uyarıdan sonra gösterilerin devam edip etmeyeceği merak konusu. Ancak muhalefetin sokakları terk ederek, uzun süreli sivil itaatsizlik türü eylemleri tercih edeceği belirtiliyor.
Göstericiler sokaktan çekilse bile, asıl kavga Ayetullah’lar arasında sürüyor. Hamaney ile Rafsancani arasındaki iktidar kavgası bundan sonra yeni bir aşamaya giriyor. Seçimlerden bu yana hiçbir açıklama yapmayan Rafsancani’nin, Hamaney'i görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle ‘kınama’ cezasına çarptırılması için çalıştığı ve 86 üyeden 40'nın desteğini garantilediği belirtiliyor. İran’ı bilen uzmanlara göre ‘eğer bu kınama cezası gerçekleşirse, bundan sonraki en olası adım Hamaney'in görevden alınması olacaktır’ diyorlar.
Batı basını İran karşıtlığının da verdiği hava ile seçimlerde hile yapıldığından emin. Tanınmış Ortadoğu uzmanı ve gazeteciler ise İran’daki iktidar mücadelesine dikkat çekerek, gösterilerle İran’ın önemli bir yara aldığını belirtiyorlar.
AHMEDİNECAD NASIL OY PATLAMASI YAPTI?
Şeytan Oyunu: ABD Kökten dinci İslam'ın yükselişine nasıl yardım etti? adlı kitabın yazarı olan ABD'li Ortadoğu uzmanı Robert Dreyfuss, İran'daki bazı eyaletlerin 2005 ve 2009 sonuçlarını değerlendiriyor. Dreyfuss, ABD'de 25 milyondan fazla dinleyicisi bulunan National Public Radio adlı bağımsız radyo kuruluşunun internet sitesinde yazdığı yazısında seçimlerdeki hile iddialarının haklı gerekçeleri bulunduğuna vurgu yapıyor.
'Sıradaki Patlama' başlıklı yazısında Dreyfuss, Ahmedinecad'ın yüzde 63'lük seçim zaferinin hilelerle kazanıldığını, Londra merkezli faaliyet gösteren ve binlerce bağımsız bilim adamını bünyesinde bulunduran Chatham House düşünce kuruluşunun raporuna dayandırıyor. Chatham House raporuna göre, Ahmedinecad'ın bu yıl aldığı oy oranına ulaşması için 2005 yılında kendisine oy veren muhafazakar seçmenin ile Haşimi Rafsancani'ye verilen oyların tümünü, 2005'te sandığa gitmeyen tüm seçmenin oylarını ve daha da önemlisi 2005'de reformculara oy veren seçmenin yüzde 44'ünün oyunu almış olması gerekiyor.
Bunun imkânsızlığına vurgu yapan Dreyfuss şöyle diyor: '’Örneğin rapora göre Ahmedinecad Hemedan bölgesinde 765 bin oy alıyor. 2005 yılında aldığı oylar ise 195 bin ve bu 570 bin ek oy demek. Ahmedinecad'ın 2005'te kullanılmayan 218 bin, Rafsancani'ye giden 175 bin ve reformculara giden 322 bin oyun yüzde 25'ini almış olması gerekiyor. 2005'te oy vermeyen seçmenin küstüğü veya seçimi ciddiye almadığı düşünülürse, bu kişilerin en azından önemli bir kesiminin diğer adaylar Musavi, Kerrubi ve Rezai için oy kullanmış olmaları daha büyük bir ihtimal.''
ETNİK AZINLIKLAR REFORMCULARI SEÇTİ
Ahmedinecad'ın, Kürt, Beluji, Luri ve Arab azınlıkların yaşadığı kırsal bölgelerdeki oy patlamasına da dikkat çeken Robert Dreyfuss, bu azınlıkların yıllardan beri geleneksel olarak reformcu adayları seçtiğini de hatırlatıyor. Ahmedinecad'ın bu halklardan aldığı oyların gerçek olması durumunda, 2005 yılında reformculara giden oyların en azından yarısını almış olması gerektiğini söyleyen Dreyfuss, bunun ise Chatham House tarafından imkansız ve gerçek dışı olarak nitelendirildiğine işaret ediyor.
Robert Dreyfuss yazısında, Mir Hüseyin Musavi'nin Anayasa Koruyucular Konseyine gönderdiği mektubunda değindiği bir gerçeğe de parmak basıyor. Musavi mektubunda, 4 5 milyon seçmen için seri numaralı 59 milyon oy pusulası basıldığını, bunun yanı sıra milyonlarca sahte oy pusulasının kullanıldığını dile getirmişti. Musavi, aynı mektupta hasta ve yaşlı insanlar için oluşturulan onbinlerce gezici sandığın reformcu müşahitlerce denetlenmesine müsaade edilmediği ve seçim sabahı boş olup olmadıkları kontrol edilmeden oy verme işleminin başladığını da iddia etmişti.
ASIL PATLAMA SIRADA
Muhafazakar olarak bilinen Mazandaran ve Yazd eyaletlerin de ise yüzde 100'leri aşan seçime katılım oranına değinen Dreyfuss, Anayasa Koruyucu Konseyi'nin her halükarda Ahmedinecad'ın zaferini onaylayacağını düşünüyor. Dreyfuss, 12 kişilik konsey üyelerinin 6'sının bizzat Ayetullah Ali Hamaney tarafından atandığını, kalan 6 üyenin de parlamento tarafından seçildiğini ancak, yine Hamaney'in onayıyla atandığını da hatırlatıyor. Dreyfuss, olaylardaki asıl patlamanın konseyin beklendiği gibi seçim sonuçlarını onaylaması ardından meydana geleceğini de kaydediyor.
AHMEDNECAD NEOCAN’LAR SAYESİNDE GÜÇLENDİ
ABD'de yayınlanan Foreign Policy in Focus dergisinin Ortadoğu editörü ve San Francisco Üniversitesi profesörü Stephen Zunes ise Ahmednecad'ın güçlenmesinin Amerikalı Neoconların sayesinde olduğu görüşünde. Zunes, İran'daki olayların bu ülkede meydana geldiğini ve dışarıdan herhangi bir müdahalenin durumu daha da kötüleştireceğini belirtiyor.
''İsyan İran'da çıktı, İran'da kalmalı'' başlıklı yazısında İran'da tarihten bu yana Batı ve özellikle ABD destekli politik olaylara değinen Stephen Zunes, son yıllardaki politikaları ile Neoconların İran'daki sertlik yanlılarını güçlendirmekten başka bir faaliyetleri olmadığına vurgu yapıyor. Neoconların, Barack Obama'nın yumuşak siyasetine tahammül edemediklerini söyleyen Zunes, son olayların Neoconları sertlik yanlısı politikalarında haklı pozisyona getirdiğini düşünüyor.
İran'da 1953 yılında ABD desteğiyle düzenlenen ve İran petrolünü millileştiren başbakan Muhammed Musaddık'ın devrildiği askeri cuntaya değinen Stephen Zunes, bu olay sonrası sürgünde olan Şah'ın geri dönerek ülkeyi nasıl diktatörce yönettiğini ve İslam Devrimine yol açtığını hatırlatıyor.
Zunes şöyle diyor: ''Rejime olan bugünkü muhalefet ne kadar güçlü olsa da, reformcu ve demokrat muhalefet ülkedeki son demokratik hükümeti (Muhammed Musaddık'ı kastediyor) 1953 yılında deviren ABD'ye güvenmiyor. Şahı destekleyerek bir güvenlik aygıtına çevirdiler, Saddam'ı destekleyerek İran'a karşı kanlı bir savaşa sürdüler, ülkeyi zora sokan ekonomik ambargolar uyguladılar. Bir taraftan hypokrit bir şekilde İran'ın sivil nükleer programına karşı çıkarken, diğer taraftan nükleer silahlar ile donatılmış komşularından İsrail, Pakistan ve Hindistan'a destek veriyorlar.''
ABD MUHALİFLERİN YOLUNA ÇIKMAMALI
Yazısının son bölümünde İran'daki olaylar için 'Yeni bir devrim mi?'' diye soran Stephen Zunes, İran'daki gösterilerde yer alanların yalnızca orta sınıf aydın kesimi olmadığını, fakir-çalışan kesimin yanı sıra Farslı ve diğer etnik grupların bileşiminden oluşan geniş bir yapı olduğuna dikkat çekiyor.
Zunes, İran'daki hareketin aydınlık bir geleceğe kavuşmasının en önemli yolunu ise şu sözlerle tarif ediyor: ''Muhalefetin ciddi bir halk iktidarı oluşturup oluşturamayacağı belli değil. Bunun 1986’da Filipinler, 2000'deki Sırbistan ve 2005'te Ukrayna'daki gibi başarıya mı ulaşacağı ya da Azerbaycan, Beyaz Rusya ve Meksika gibi başarısız mı olacağı kestirilemiyor. Her halükarda bu yerinde (İran'da) büyümüş bir güç. ABD'nin herhangi bir çabası yalnızca demokratik harekete zarar verecektir. ABD'nin İran'daki tarihsel müdahalelerine bakılarak, Cumhuriyetçilerin karşı politikalarına rağmen, Barack Obama'nın bugünkü tavrının bu harekete daha fazla yardımcı olacağı kesin. İran'ın geleceği İranlıların elinde ve ABD'nin daha aydınlık ve çoğulcu bir İran için yapacağı en iyi şey ise onların yoluna çıkmamaktır.''
DEVRİM MUHAFIZLARI DAHA DA SERTLEŞECEK
Almanya'da günlük olarak yayın yapan ekonomi gazetesi Financial Times Deutschland (FTD) ise İran Rejimi'nin geleceğinin Ahmedinecad'ın kazanmasına şartlandığını savunuyor. Gazetenin editoryal yorumunda, İran'daki olaylar sonrasında yapılan açıklamaların rejimin kendi içinde de parçalı bir pozisyonda olduğunun göstergesi olduğuna değiniliyor. Buna örnek olarak da Pazartesi sabahı devlet televizyonunun Anayasa Koruyucular Konseyi'nin seçimlerde bazı yerlerde hile yapıldığını açıklaması, ancak öğleden sonra resmi haber ajansı İrna tarafından yalanlanması gösteriliyor.
Dini lider Ali Hamaney'in rejimin geleceğini Ahmedinecad'ın kazanmasına bağladığı dile getirilen FTD yorumunda, Ahmedinecad'ın düşmesinin rejimin düşmesi ile eşdeğer tutulduğuna vurgu yapılıyor. FTD'nin, Devrim Muhafızlarının daha fazla şiddet kullanacağını savunduğu yorumu şu sözlerle son buluyor: ''Tüm bu sebeplerden ötürü asıl korkulması gereken şey dün hükümete bağlı medyada da yer aldığı gibi, Hamaney'e bağlı Devrim Muhafızları'nın müsamaha göstermeden göstericilerin üzerine gideceği haberidir.''
İRAN REJİMİ ZAMANA OYNUYOR
Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) yazarı Wolfgang Günter Lersch ise Cumartesi günü yazdığı yazısında, İran rejiminin zamana oynadığı görüşünde. ''Rejim zamana oynuyor'' başlıklı yazısında Ali Hamaney'in Cuma namazında yaptığı açıklamalara değinen Lersch, Hamaney'in seçimleri yeniden denetleme vaadinin basit bir taktik olduğunu söylüyor. Lersch, ''Hamaney'in sözlerinin Musavi taraftarlarını sakinleştirmeyeceği açık. İranlılar rejimin iktidarı elden bırakmamak için en aşırı şiddeti uygulayacağının bilincindeler. 10 yıl önceki öğrenci eylemlerine sert bir şekilde son verilmişti. Ancak bu sefer göstericilerin daha cesur oldukları gözlemleniyor'' diyerek, olayların rejim için yaşamsal bir tehlike olduğuna dikkat çekiyor.
İranlıların komplo teorileri üretmede dünya şampiyonu olduklarını belirten FAZ muhabiri, Hamaney'in olayları dış güçlerin kışkırtması olarak nitelemesinin İran rejiminin sürekli kulllandığı retorikin bir parçası olduğunu ve özellikle Ahmedinecad taraftarlarının buna inandığının altını çiziyor.
İKTİDAR KAVGASI
İran'da rejim içindeki ayrışmaların ve çelişkilerin önemli olduğuna vurgu yapan Lersch, İran Rejimi’ne bugün dışarıdan bakıldığında bir zamanların Sovyetlerinin Kremlin Sarayı'nın görülebileceğini görüşünde: ''Aralarında Hamaney ve Rafsancani'nin olduğu rejim yöneticileri birbirlerine uzun zamandır düşmanlar ve ancak ve ancak rejimin ortaklaşa paylaşımı bu kesimlerin düşmanlıklarını açık bir şekilde göstermelerini engelliyor.''
Aynı gazetenin Ortadoğu ve Türkiye uzmanı Rainer Hermann da, İran rejimi içindeki iktidar kavgalarına dikkat çekiyor. Hermann, dini lider Ali Hamaney'in halkın çok az bir kesimi tarafından desteklendiğini ve üst düzey din adamları arasında da giderek desteğini kaybettiğini savunuyor. İran Uzmanlar Meclisi (Meclisi Hubregan) Başkanı ve eski cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'nin ise Hamaney'in baş rakibi olduğunun altını çiziyor Rainer Hermann.
RAFSANCANİ, HAMANEY'İ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYOR
Rainer Hermann şöyle diyor: ''Hamaney ve yandaşları giderek yalnızlaşıyorlar. Halkın önemli bir kesimi ona karşı olduğu gibi, din adamları da ona karşı mesafe almaya başladılar. Hamaney'in rakibi Rafsancani ile olan iktidar kavgası yeni bir aşamaya giriyor. Rafsancani, Hamaney'in otoriteyi kaybedeceğini seziyor ve önde gelen din adamları ile görüşme halinde ve ülkede dini lider Hamaney'in de üstünde olan Uzmanlar Meclisi'nin başında. Tahran’da Rafsancani’nin, Hamaney'i görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle Uzmanlar Meclisi tarafından ''kınama'' cezasına çarptırılması için çalıştığı ve 86 üyeden 40'nın desteğini garantilediği de konuşuluyor. Eğer bu kınama cezası gerçekleşirse, bundan sonraki en olası adım ise Hamaney'in görevden alınması olacaktır.''
Haşimi Rafsancani'nin kızı ve 4 akrabasının İran'daki olayları kışkırttıkları gerekçesiyle tutuklanmalarını da değerlendiren Rainer Hermann, bunun Rafsancani'ye daha ileri gitmemesi için yapılmış bir ''uyarı atışı'' olduğu kanaatinde.
Hermann, bugün ülke genelinde büyük gösterilerin ve grevlerin beklendiğini yazdığı yazısında, bazı esnafın kepenk kapatacağını ancak, özellikle Besiç Milislerinin saldırılarından çekinildiği için halkın tepkisini ortaya koyamayacağını belirtiyor. Rainer Hermann, İran Rejimi'nin dünyada giderek yalnızlaştığını belirttiği yazısının son cümlesinde ise şu tespiti yapıyor: ''Rejim belki Tahran sokaklarını kontrol ediyor, ancak bu yalnızca kendisini daha fazla izole etmesine yol açıyor.''
''HAMANEY'E ÖLÜM'' SLOGANLARI BİR İLK
Fransız Le Monde gazetesi muhabiri Philippe Bolopion ise Devrim Muhafızları kurucularından ve eski bakanlardan olan ve şu anda ABD'de yaşayan Muhsin Sazegara ile yaptığı bir röportajda, İran'daki güç dengelerini ele aldı. Aynı zamanda Washington'da bulunan İran Modern Araştırmalar Merkezi (Reseach Institute for Comtemporary Iran) başkanı olan Muhsin Sazegara, Devrim Muhafızları'nın bağlı olduğu İstihbarat Bakanlığı'nın Hamaney'in kontrolünde olduğunu, ancak halkın giderek Hamaney karşıtı bir pozisyon aldığının altını çiziyor.
Mir Hüseyin Musavi'nin son günlerde gösterdiği kararlı tavrıyla gerçek bir halk lideri olduğunu savunan Sazegara, Cumartesi günü her iki cephenin bir güç gösterisi yaptığını, Hamaney'in ancak 40 bin kişi topladığını ve demokrasi cephesinin kazandığını söyledi. Göstericilerin geçtiğimiz hafta ''diktatöre ölüm'' diye slogan atarken, Cumartesi daha net olarak ''Hamaney'e ölüm'' sloganlarını haykırdığını hatırlatan Sazegara, Hamaney'in halkın yanında tavır almayarak 'büyük bir hata' yaptığını dile getirdi.
Sazegara, Le Monde'un sorularına cevaben şöyle dedi: ''Hamaney, Devrim Muhafızları ve İstihbarat bakanını arkasına alarak halkı ikna edebileceğini sandı. Önde gelen din adamları da henüz Hamaney'e destek vermediler. Burada en önemli olan şey, İran halkının 120 yıldan bu yana ilk defa arkasına din adamlarının desteğini almadan harekete geçmiş olması.''
GÖSTERİCİLER İSLAM DEVRİMİ KARŞITI DEĞİL
İran'daki muhalif hareketin İslam Devrimi karşıtı olmadığını savunan Sazegara, devrimin demokrasi karşıtı olmadığını savunanların da çoğunlukta olduğu görüşünde. Sazegara'ya göre göstericiler arasında Devrim Muhafızları ve halk milis gücü Besiç üyeleri de bulunuyor.
Göstericilere saldırıların dini lider Ali Hamaney'in planı çerçevesinde yürütüldüğünü söyleyen Muhsin Sazegara, katliam yapan kişilerin iddia edildiği gibi Besiç milisleri olmadığı, aksine İstihbarat Bakanlığı'na bağlı 'beyaz gömlekliler' adlı bir özel grup olduğunda ısrarlı.
AYAKLANMA BASTIRILIRSA HAMANEY 'MEZARLIKLARIN KRALI' OLACAK
Ali Hamaney'in Devrim Muhafızları içerisinde de temizlik harekatı başlattığını iddia eden eski bakan, 7 generalin görevinden alındığını iddia etti. Sazegara, ''aldığım duyumlara göre 120 bin kişilik Devrim Muhafızları içerisinde önemli bir kesim rejimin sert tutumundan rahatsız. Yine 20 milyon oldukları iddia edilen Besiç milisleri ise gerçekte en fazla 500 kişiden oluşuyor. Bunların da çoğu rejimden kendine çıkar sağlamak için bu yolu seçti. Ama bu milislerin aileleri de muhalif hareketin içinde. Rejim sertleştikçe geri dönülmez bir yola giriyor. Hamaney'in geçen Cuma günü yüzbinlerce insanı mobilize edeceğini bekliyordum, ancak en fazla 50 bin kişi toplayabildi. Eğer Ayetullah Ali Hamaney, İran halkının bu ayaklanmasını da bastırmayı başarırsa, Saddam gibi bir diktatör olacak. Daha doğrusu ''Mezarlıkların Kralı'' olacak.
ANF NEWS AGENCY
- Forum ana sayfa GENEL Güncel Konular Gündem & Haberler
- Ara
-
- Zaman: 27 Eyl 2026 10:27
- Tüm zamanlar UTC+03:00
Asıl Kavga Hamaney ile Rafsancani Arasında
Gündemdeki olaylar,tartışmalar
Cevapla
1 mesaj
•1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
“Gündem & Haberler” sayfasına dön
Geçiş yap
- GENEL
- ↳ Güncel Konular
- ↳ Özgür Düşünce & Felsefe
- ↳ Felsefi Görüşler
- ↳ Filozoflar
- ↳ Gündem & Haberler
- ↳ Serbest Kürsü
- ↳ Köşe Yazıları
- ↳ Röportajlar
- ↳ Bilim ve Teknoloji
- ↳ Maden ve Elementler
- ↳ Araştırma Sonuçları
- ↳ Uzay Araştırmaları
- ↳ İcatlar ve Keşifler
- ↳ Kuram ve Teoriler
- ↳ Evren ve Dünya
- ↳ Bilim Adamları
- ↳ Genetik
- ↳ Doğa
- ↳ Bilelim-Öğrenelim
- ↳ Garip Mevzular
- ↳ Kültür Sanat
- ↳ Edebiyat
- ↳ Şair ve Yazarlar
- ↳ Akımlar
- ↳ Hikayeler
- ↳ Kitaplık
- ↳ Şiir Bahçesi
- ↳ Manidar Sözler
- ↳ Sinema-Tv-Dizi
- ↳ Biyografi
- ↳ Şarkı Sözleri
- ↳ Hayat Bilgisi
- ↳ Beden Dili
- ↳ Fizyognomi
- ↳ Feng Shui
- ↳ Evde Feng Shui
- ↳ Pusula Ekolü
- ↳ Form Ekolü
- ↳ Tablolar
- ↳ Psikoloji
- ↳ Hafıza Geliştirme
- ↳ Kavramlar
- ↳ Modeller
- ↳ Psikolojik Sorunlar
- ↳ Renklerin Etkileri
- ↳ Teoriler
- ↳ Yaklaşımlar
- ↳ Ufoloji
- ↳ İsimler
- ↳ Erkek İsimleri
- ↳ Kız İsimleri
- ↳ Tarih
- ↳ Tarihte Bugün
- ↳ Ocak
- ↳ Şubat
- ↳ Mart
- ↳ Nisan
- ↳ Mayıs
- ↳ Haziran
- ↳ Temmuz
- ↳ Ağustos
- ↳ Eylül
- ↳ Ekim
- ↳ Kasım
- ↳ Aralık
- ↳ Tarihteki İlginç Olaylar
- ↳ Tarihe Geçen Kadınlar
- ↳ Tarihi Gizemler
- ↳ Tarihi Eserler
- ↳ Ülkeler Tarihi
- ↳ Suikastler Tarihi
- ↳ Dünya Tarihinde İlkler
- ↳ Video & Resim
- ↳ İslam ve İnsan
- ↳ Video
- ↳ Yaşam
- ↳ Anketler & Testler
- ↳ Fotoğraf Galerisi
- ↳ Hayvanlar Alemi
- ↳ Resim Galerisi
- ↳ Sağlıklı Yaşam
- ↳ Tıp Sözlüğü
- ↳ Yemek Odası
- ↳ Dünya Mutfakları
- ↳ Osmanlı Saray Mutfağı
- ↳ Amerikan Mutfağı
- ↳ Arjantin Mutfağı
- ↳ Venezuela Mutfağı
- ↳ Meksika Mutfağı
- ↳ Brezilya Mutfağı
- ↳ Afrika Mutfağı
- ↳ Tunus Mutfağı
- ↳ Mısır Mutfağı
- ↳ Fas Mutfağı
- ↳ Güney Afrika Mutfağı
- ↳ Cezayir Mutfağı
- ↳ Avrupa Mutfağı
- ↳ Fransız Mutfağı
- ↳ Yunan Mutfağı
- ↳ Rus Mutfağı
- ↳ Polonya Mutfağı
- ↳ İtalyan Mutfağı
- ↳ Avusturya Mutfağı
- ↳ İspanyol Mutfağı
- ↳ İsveç Mutfağı
- ↳ Hırvat Mutfağı
- ↳ Macar Mutfağı
- ↳ Asya Mutfağı
- ↳ Pakistan Mutfağı
- ↳ Hint Mutfağı
- ↳ Kuveyt Mutfağı
- ↳ Kore Mutfağı
- ↳ İsrail Mutfağı
- ↳ Filipin Mutfağı
- ↳ Afgan Mutfağı
- ↳ Endonezya Mutfağı
- ↳ Çin Mutfağı
- ↳ Tai (Tayland) Mutfağı
- ↳ Japon Mutfağı
- ↳ Türkmen Mutfağı
- ↳ Lübnan Mutfağı
- ↳ Kürt Mutfağı
- ↳ Spor Meydanı
- ↳ Aşk u Meşk
- ↳ Erkekler & Kadınlar
- ↳ Butik Oteller Rehberi
- ↳ Boutique & Small Hotels
- ↳ Spa Hotels
- ↳ Astroloji
- ↳ Burçlar Arası Uyum
- ↳ Türkiye Otelleri
- LIFE
- ↳ Kaynaşma Mekanı
- ↳ Forum Oyunları
- ↳ Tuğçe Baran Düşmanları
- ↳ Muhabbet & Tanışma Faslı
- ↳ Komedi Bölgesi
- ↳ Kaçıkların Mekanı
- ↳ Komik Resimler
- ↳ Flash Oyunlar
- ↳ Animasyonlar
- ↳ Karikatür
- ↳ Video
- ↳ Komik Videolar
- ↳ İlginç Videolar
- ↳ Spor Videoları
- ↳ Seyahat Videoları
- ↳ Medical Videos
- ↳ Gesundheit Videos
- ↳ Video Klip
- ↳ Arapça Video Klip
- ↳ Yabancı Video Klip
- ↳ Kürtçe Video Klip
- ↳ Türkçe Video Klip
- FORUM
- ↳ Yönetim

