ÖCALAN'I ZEHİRLİYORLAR
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın uluslararası bir komployla kaçırılarak teslim edildiği Türkiye'de konulduğu Tek Kişilik İmralı Kapalı Cezaevi'nde zehirlendiği ortaya çıktı. Öcalan'ın saç örnekleri üzerinde yapılan incelemede, öldürücü hastalıklara neden olabilecek normalin üzerinde stronsiyum ve kroma rastlandı
Öcalan'ın sağlık durumunun alarm düzeyinde olduğunu belirten avukatlar, Öcalan'ın zehirlenmesinden devletin sorumlu olduğunu açıkladı. Avukatlar, ulusal ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunarak, Öcalan'ın durumunu inceleyecek bir uluslararası sağlık heyetinin oluşturulmasını acil olarak talep etti
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 8 yıldan bu yana ağır tecrit koşulları altında tutulduğu İmralı'da zehirlendiği açıklandı. Öcalan'ın avukatları Mahmut Şakar, İrfan Dündar, Guilano Pisapia ve Mario Angenelli ile Doktor Paskal Kintz'in dün İtalya'nın başkenti Roma'da Hotel Nazionale'de düzenledikleri basın toplantısında, Öcalan'ın sağlık durumunun alarm verici düzeyde olduğu belirtildi. Toplantıda Öcalan'ın saç örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda normalin çok üstünde stronsiyum ve kroma rastlandığı kaydedildi. Saç telinin Öcalan'a ait olduğunu bilmeden incelediğini belirten dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, 'İncelediğim saç telinin zehirlenmiş bir insana ait olduğunu söyleyebilirim' dedi. Kintz, Öcalan'ın saç telinden hareketle vücudunda bulunan stronsiyum hakkında fazla bilgi olmadığını, zira tamamlayıcı analizlere ihtiyaç olduğunu belirtirken, vücutta normalin üzerindeki kromun ise, kanser, solunum, genetik bozukluk ve deri hastalıklarına yol açabileceğini söyledi. Kintz, Öcalan'ın vücudunda tespit edilen krom elementinin normal insanlarda olması gerekenden 7 kat daha fazla olduğunu kaydetti. Kintz, verilerin ne düzeyde ölümcül olduğunun ise ancak tamamlayıcı analizlerle ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.
Durum endişe verici
Toplantıda konuşan Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia, Öcalan'ın saç teli üzerinde yapılan analiz sonuçlarının endişe verici düzeyde olduğunu belirtti. Pisapia, Öcalan'ın saç örnekleri üzerinde, isim verilmeden İtalya, Fransa ve İsveç'te analiz yapıldığını kaydetti.
Yetkililerin bilgisi dahilinde
Öcalan'ın sağlık sorunlarının ağırlaştığını belirten Pisapia, krom ve stronsiyumun vücuda hava koşulları dışında yemek ve suyla geçtiğini belirtti. Pisapia, Öcalan'ın İmralı'da tek başına tutulduğunu, bu maddelerin yetkililerin kontrolü dahilinde verilmesinin dışında başka imkan bulunmadığını söyledi.
Yemek ve su incelenmeli
Pisapia, ortaya çıkan sonuçlardan sonra 4 talep sıraladı: Uluslararası kurumların hazırlayacağı bilimsel bir rapor, Öcalan'ın yediği yemek ve suyun tahlil edilmesi, krom ve stronsiyum elementlerinin mutlaka araştırılması, Türk hükümetinin bu noktada hukuksal ve sağlık sorunları çerçevesindeki etik sorumluluğunu yerine getirmesi.
İmralı süreciyle başladı
Öcalan'ın avukatı Mahmut Şakar da, 'Müvekkilimizin yaşamının ciddi ve büyük bir risk altında olduğuna inanıyoruz. Elimizdeki verilerin böylesi bir iddiayı ileri sürmemiz için yeterli olduğunu düşünüyoruz' dedi. Şakar, uzmanların inceleme sonuçlarını kronik zehirlenme olarak değerlendirdiğini kaydetti.
Resmi veriler güvenilir değil
Şakar, resmi kaynakların Öcalan'ın sağlığıyla ilgili açıkladığı verilerin doğru ve güvenilir olmadığının ortaya çıktığını söyledi.
Uluslararası kurumlara çağrı
Aldıkları sonucu yaklaşık bir hafta önce Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği'ne ve İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) ilettiklerini ve konuya el koymalarını talep ettiklerini aktaran Şakar, bu kurumların duyarlı yaklaşacaklarına inandıklarını söyledi. Öcalan'ın avukatlarından İrfan Dündar da, 'Tüm bu olağanüstü zor ve sağlık açısından gelişen olumsuz durumdan elbette ki, devlet sorumludur' dedi. Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar da yaptığı açıklamada, Öcalan'ın durumuyla ilgili uluslararası kurumlara çağrıda bulundu. Aydar, İmralı Cezaevinin kapılarının derhal uluslararası heyetlere açılarak, Öcalan'ın sağlık durumuna müdahale edilmesini istedi. Aydar, Öcalan'ın zehirlenmesinin bir cinayet ve insanlık dışı uygulama olduğunu söyledi.
TİHV: Girişimde bulunabiliriz
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Doktor Metin Bakkalcı, başvuru yapılması halinde Öcalan'ın durumuyla ilgili girişimde bulunabileceklerini söyledi.
Maddeler öldürücü
Öcalan'ın yoğun bir şekilde maruz kaldığı krom ve stronsiyum maddeleri, öldürücü özelliğe sahip. Solunum, yeme, içme sonucunda vücuda giren krom ve stronsiyum cilt hastalıkları, mide rahatsızlıkları, ülser, solunum yolları sorunları, savunma sisteminin zayıflaması, karaciğer ve böbreklerde zayiat, genetik bozukluk, akciğer kanseri ve ölüme sebebiyet veriyor.
Öcalan'ı İmralı'da zehirliyorlar
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yavaş yavaş zehirlendiği, ismi verilmeden 3 Avrupa ülkesinde saç telleri üzerinde yaptırılan ve 3 ay süren laboratuvar analizleri sonucu ortaya çıktı. Roma'da bir basın toplantısı düzenleyen Öcalan'ın avukatları, saç telinde elde edilen bulgulara göre Öcalan'ın vücudunda normalden 7 kat fazla stronsiyum ve krom elementleri bulunduğunu açıkladı. Tıp uzmanları, her iki elementin yavaş yavaş öldüren bir etkiye sahip olduğunu belirtti. İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi'nde 8 yılı aşkın bir süreden beri tutuklu bulunan Öcalan'ın, avukatları ile yaptığı son görüşmede dile getirdiği sağlık şikayetlerinin, bu zehirlenmenin belirtileri olduğu bildirildi. Dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, Öcalan'ın saç teli üzerinde yaptığı incelemenin ardından 'bu saçın sahibinin zehirlendiğini' söyledi. Bulguların Öcalan'ın yaşamını direkt ve fiili olarak tehdit eden bir boyuta ulaştığına dikkat çeken hukukçular ise, Birleşmiş Milletler (BM), İşkenceyi Engelleme Komitesi (CPT) ve tüm ilgili kurumların girişimiyle oluşturulacak uluslararası bağımsız bir hekim heyetinin İmralı Kapalı Cezaevi'ne gidip kapsamlı bir sağlık analizi yapmalarını istedi.
İtalya'nın başkenti Roma'da dün ortak bir basın toplantısı düzenleyen Öcalan'ın avukatları ve hekimler, Öcalan'ın sağlık durumuna ilişkin çok önemli belgeler açıkladı. Dün saat 11.00'de başlayan ve Roj TV'den canlı olarak yayınlanan toplantıda, 3 Avrupa ülkesinde Öcalan'ın adı verilmeden ayrı ayrı yaptırılan laboratuvar analizlerinde normal bir insanda bulunması gerekenden 7 kat fazla stronsiyum ve krom elementlerinin bulunduğu ilk kez kamuoyuna açıklandı. Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Öcalan'ın sağlığındaki bozulmanın 'alarm verici' düzeyde olduğunu bildirdi. Pisapia, Roma'daki Gemelli Tıp Fakültesi laboratuvarlarında yapılan analizlerin, Fransız doktor Pascal Kinzt tarafından yapılan analizleri doğruladığını söyledi. Pisapia, Öcalan'ın sağlık sorunlarının ağırlaştığını ve krom ve stronsiyumun vücuda hava koşulları dışında yeme, içme ile geçtiğini belirtti. Pisapia, bu konuda İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa Konseyi'nin harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Av. Pisapia, ortaya çıkan deliller kapsamında ivedilikle yapılması gereken girişimleri söyle sıraladı: 'Uluslararası kurumların hazırlayacağı bilimsel bir rapor, Öcalan'ın yediği yemek ve suyun da tahlil edilmesi, krom ve stronsiyum elementlerinin mutlaka araştırılması, Türk hükümetinin bu noktada hukuksal, sağlık sorunları çerçevesindeki etik görevlerini yerine getirmesi.' Öcalan, avukatlarıyla yaptığı bir önceki görüşmede, 'Aslında sağlığımın ne olduğunu ben de bilmiyorum, farkında bile değilim. Sürekli vücudumda yanma, kaşınma, boğazımda akıntı ve acı var. Son bir haftadır kulağım cızlıyor, çınlıyor, sürekli sesler duyuyorum. Uyuyamıyorum. Beni zehirliyorlar demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Fakat yapılan uygulamaların, nasıl bir sonuç vereceğini de kestiremiyorum' demişti.
Toplantıda Öcalan'ın sağlık durumu, son yapılan laboratuvar incelemeleri, sağlık durumuna ilişkin İmralı'ya kapatılmadan öncesine ait raporlar karşılaştırılarak kamuoyuna duyuruldu. Hotel Nazionale'de yapılan basın toplantısına Öcalan'ın avukatları Mahmut Şakar, Culyano Pisapia ve Mario Angenelli'yle, Dr. Paskal Kintz ve ailesi katıldı. Öcalan'ın 'kronik zehirlenmesine' ilişkin düzenlenen basın toplantısının açılışını Öcalan'ın İtalyan avukatı Mario Angelilli yaptı. Angelilli, bu basın toplantısının İtalya'da yapılmasının nedeninin Öcalan'a geçmişte İtalya'da iltica hakkı tanınmış olması olduğunu söyledi. Ardından da Öcalan'ın avukatlarından Mahmut Şakar söz aldı. Çok zor koşullar altında alınan ve tetkik edilen saç örneklerinin analiz sonuçlarından kaygı duyduklarını anlatan Av. Şakar, 'Müvekkilimizin yaşamının ciddi ve büyük bir risk altında olduğuna inanıyoruz' dedi. Şakar, ellerindeki verilerin böylesi bir iddiayı öne sürmeleri için yeterli olduğunu düşündüklerini kaydetti. Şu andaki şartlarda, Öcalan'a verilen krom ve stronsiyumun bir boyutunu ortaya çıkarabildiklerini söyleyen Şakar, elde edilen verilerin bağımsız ve uluslararası bir uzman heyet tarafından test edilmesinin durumun tamamen netleşmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Konuyu bir hafta önce Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği'ne ve İşkenceyi Engelleme Komitesi'ne (CPT) ilettiklerini vurgulayan Şakar, bu örgütlerden duruma el konulmasını istediklerini ancak şu ana kadar bir gelişme olmadığına dikkat çekti.
CPT'ye çağrı
Öcalan'ın sağlık ve güvenliğinin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin sorumluluğu altında olduğunu da kaydeden Şakar, 'İmralı öncesinde ciddi sağlık sorunu olmayan Öcalan'ın bu süreçten sonra sağlık sorunları baş göstermiş, her geçen gün de artarak şiddetlenmiştir. Müvekkilimizin sağlık sorunları hem kamuoyuna ve ilgili ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütlerine, hem de resmi makamlara defalarca iletilmiştir' dedi. Türk resmi makamlarının da Öcalan'ın sağlık durumuna ilişkin, müvekkillerinin 'sürekli kontrol altında olduğunu ve herhangi ciddi bir sorununun bulunmadığını' öne sürdüklerini ifade eden Şakar, ulaşılan yeni verilerin, resmi bilgilerin doğru ve güvenilir olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı. Şakar, 'Birleşmiş Milletler (BM), CPT ve tüm ilgili kuruluşlardan uluslararası bağımsız bir hekim heyetinin derhal İmralı Kapalı Cezaevi'ne giderek, kapsamlı bir sağlık analizi yapmalarını talep ediyoruz' dedi.
Öcalan'ın avukatlarından İrfan Dündar da, Öcalan'ın son zamanlarda birçok şikayeti olduğunu ve bunların giderek arttığını kaydetti. Birçok başvuruya rağmen, kaygıları giderecek bir tetkikin yapılmadığını vurgulayan Dündar, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını ifade etti. Öcalan'ın şu anda kronik solunum yolları hastalıkları, anjin, faranjit ve kronik sinözit, boğazda akıntı, geceleri uyuyama ve nefessizlik şikayetleri olduğunu, son dönemlerde de vücudundaki yoğun kaşıntıdan şikayetçi olduğunu hatırlattı. Dündar, Öcalan'ın başında da şişlik olduğunu ve acilen ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi.
'Kürt halkı barışçıl tavrını korumalı'
Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia ise, Öcalan'ın saç teli üzerinde yapılan analiz sonuçlarının endişe verici düzeyde olduğunu belirtti. Kendisinin Öcalan'ı en son Kenya'da serbest olarak gördüğünü belirten Pisapia, 'O zaman sağlığı son derece iyiydi. Öcalan'ın vücudundaki bu elementler normal bir insanda olması gerekenden 7 kat daha fazla' dedi. Pisapia, Kürt halkının şimdiye kadar sürdürdüğü barışçıl tutumu, bundan sonra da sürdürmesi çağrısında bulundu. Şiddetsiz yaklaşımın devam etmesi gerektiğini belirten Pisapia, 'Öcalan aynı zamanda burada siyasi ilticacıdır, talebi İtalya'da kabul edilmiş, bu da İtalya hükümetine bir görev yüklüyor' diye konuştu.
Türkiye'nin çok sayıda ölüm ve işkenceden sorumlu bir devlet olduğunu kaydeden Pisapia, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Avupa Birliği ve Avrupa Konseyi'nin bütün insanların yaşam hakkını garanti altına alması gerekiyor. Öcalan'ın da yaşam koşulları garanti altına alınmalıdır. Türk hükümeti uluslararası örgütlerin yapacağı her türlü araştırmaya müsaade etmek zorundadır.' Av. Mario Angelilli ise, uluslararası örgütler nezdinde gerekli bütün adımları atmak istediklerini söyledi. Angelilli, 'Şu anda endişe verici bir boyuta ulaşmış bu durumu dile getirmek için CPT ile ilişkiye geçeceğiz. Bu yapılacak ilk adım, örgütleri bu durum karşısında duyarlı kılmayı amaçlıyoruz. İtalyan hükümeti de yeni kuruldu, şimdi onay gerekiyor. Adalet Bakanı ile görüşeceğiz. Guilano Pisapia şu anda Adalet Bakanlığı'nda çalışıyor, biz bu durumu en acil bir şekilde dile getirmek istiyoruz' dedi.
Prof. Dr. Alexander: Doz yüksek
Dr. Kintz'in yaptığı incelemeyi değerlendiren Çevresel Tıp ile Zehirbilim Uzmanı Prof. Dr. Jan Alexander, Kintz'in yaptığı analizin yüksek düzeyde stronsiyumu gösterdiğini bildirdi. Prof. Dr. Alexander, stronsiyumun Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi tarafından kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirterek, yüksek düzeyde radyoaktif stronsiyuma maruz kalınması ardından en ciddi ve ani sonucun kemik iliği üzerinde görüleceğini ifade etti. Prof. Dr. Alexander, 'Uzun vadeli bir maruz bırakılma ve bunun etkileri kemiğe yakın dokularda radyasyondan kaynaklı kanser oluşumu ve kemik iliğinde bulunan haematopoietic hücrelerin daha yüksek bir düzeyde lösemi riskine açık hale gelmektedirler' dedi.
Kongra Gel: Öcalan'ı sahiplenelim
Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar, Öcalan'da 'kronik zehirlenme' tespiti ardından duruma müdahale için uluslararası kurumlara çağrıda bulundu. Aydar, Öcalan'ın zehirlenmesinin bir cinayet ve insanlık dışı uygulama olduğunu söyleyerek, dünyanın her tarafındaki Kürtleri Öcalan etrafında kilitlenmeye çağırdı. Aydar, tüm Kürtlerin eylemleriyle Öcalan'ı sahiplenilmesini istedi. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Başkanı Ali Yiğit, tüm insanlığın Öcalan'ın sağlığına yönelik tehditlere karşı durması gerektiğini vurguladı ve Kürt halkına 'tüm gücünü seferber etmesi, tüm demokratik haklarını kullanması çağrısı' yaptı. KON-KURD da olayı kınayarak, halktan demokratik taleplerini dile getirmelerini istedi. Kürt İnsan Hakları Projesi (KHRP) de, Öcalan'ın sağlığı konusunda İşkenceyi İzleme Örgütü'nü (CPT) acil göreve çağırdı. Bu arada Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri ve TTB eski İkinci Başkanı Dr. Metin Bakkalcı, başvuru yapılması halinde TİHV'in, Öcalan'ın durumuyla ilgili olarak girişimde bulunabileceğini söyledi.
Bakanlıktan bildik açıklama
Adalet Bakanlığı, raporlara rağmen Öcalan'ın herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını iddia etti. Bakanlığın açıklamasında, 'Sağlık muayeneleri düzenli olarak yapılmaktadır. Bugüne kadar ciddi bir sağlık problemi olmamıştır. Roma'daki basın toplantısını uluslararası ilgiyi yeniden hükümlünün üzerine çekebilmek maksadıyla yaptıkları düşünülmektedir' denildi.
Bu arada İsviçre'nin Cenevre kentinde yaşayan Kürtler, Birleşmiş Milletler binasını kısa süreliğine işgal etti. Göstericiler büyük Öcalan resmini asarak sık sık Öcalan lehine sloganlar attı. Avrupa'nın çeşitli kentlerinde bugün gösteriler düzenleneceği öğrenildi.
Dr. Kintz:Kronik zehirlenme göstergesi
Öcalan'ın saç teli üzerindeki araştırmayı yapan dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, 'bu saçın sahibinin zehirlendiğini' söyledi. Kintz, Napolyon'un da saç telini inceleyerek, kronik zehirlenme sonucu öldüğünü söyleyen kişiydi. Dr. Kintz, vücutta normalin üzerindeki kromun ise, 'kanser, solunum, genetik bozukluk ve deri' hastalıklarına yol açabileceğini söyledi. Kintz, 'incelediğim saç telinin zehirlenmiş bir insana ait olduğunu söyleyebilirim' dedi. Kintz, ne düzeyde ölümcül olup olmadığının ise ancak tamamlayıcı analizlerle ortaya çıkarılabileceğini ifade etti. Analizleri yaparken örneklerin Öcalan'a ait olduğunu bilmediğini söyleyen Kintz, herhangi bir saç örneği ile bu sonuca gittiğini belirtti. Kintz, 'yapılan analizde Öcalan'ın vücudundaki krom elementinin, normal insanlarda olması gerekenden 7 kat daha fazla olduğunu tespit ettiğini' kaydetti. Kintz'in raporu, daha sonra Roma'daki Gemelli Tıp Fakültesi laboratuvarlarında incelendi ve uzmanların görüşü alındı. Kintz, Öcalan'ın bir an önce iyi koşullarda kan ve idrar tahlillerinin yapılması gerektiğini belirtti.
Raporun ayrıntıları
Toksikoloji Uzmanı Dr. Kintz'in, Chem Tox Kliniği'nde yaptığı inceleme sonucu hazırladığı raporda incelemenin, ICP/MS yöntemiyle yapıldığı ifade edildi. Raporda, 32 element arasında 1.38 ng/mg krom, 115 ng/mg oranında da stronsiyuma rastlandığı; bu maddelerin normal oranları kromda 0.17-0.55 ng/mg, stronsiyumda ise 0.6-14.4 ng/mg olduğu bilgisi verildi. Raporda, elementlerin yoğunluğundan yola çıkılarak, kişinin krom ve stronsiyuma maruz kaldığının tespit edildiği kaydedildi. Raporda bu durum, 'Kronik zehirlenmenin göstergesi sayılabilir' şeklinde değerlendirildi. Bir örneğin de verildiği raporda, derihanelerde çalışan ve kroma maruz kalan işçilerin saç örneklerinde 0.55 ng/mg oranında kroma rastlandığı bildirildi. Rastlanan bu elementlerin sağlık riskini ortaya koyabilmek için genel değerlendirme ile saç ve kan örnekleri üzerinden biyolojik tetkiklerin yapılması gerektiği belirtildi. Raporda ilk bulgulardan yola çıkılarak, acilen uygun tetkiklerin yapılması gerektiği bildirildi.
Yavaş yavaş öldüren iki zehir: Stronsiyum ve krom
Stronsiyum: Çoğunlukla yeme ve içme yoluyla alınıyor. Stronsiyum kromat bileşiğinin akciğer kanserine yol açtığı biliniyor. Stronsiyum vücut tarafından kalsiyum zannedilerek emilip; dişlerde ve kemiklerde depolanıyor. Stronsiyumun yüzde 70-80'i vücuttan dışarı atılırken, yüzde 20-30'u kemiklerde birikiyor. Yüzde biri ise kan dolaşımı yoluyla kemik iliği ve yumuşak dokulara giriyor. Kemik iliklerinde bağışıklık sistemi ve kan hücreleri ürediğinden, stronsiyum kan kanseri, göğüs ve prostat kanseri ile bağışıklık sistemi bozukluklarına yol açıyor. Ayrıca, hormonları, pankreası, tiroid bezlerini, üreme organlarını ve merkezi sinir sistemini de tahrip ediyor. Hormonal dengelerin bozulması ve merkezi sinir sisteminin tahrip olması sonucunda, obezite, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, astım, şeker hastalığı ve felçlere de neden oluyor. Stronsiyum, radyoaktivite ve beta ışını yayımı sayesinde nöronları tahrip edip, beynin zarar görmesini ve beynin prefrontal korteksinin etkilenmesi sonucunda da otizm, dawn sendromu, konsantrasyon bozuklukları, öğrenme yeteneğinin yok olması, intihar ve cinayet eğilimlerinin ortaya çıkmasına yol açıyor.
Krom: Solunum, yeme, içme, direkt ilişki gibi yollarla vücuda giren krom, cilt hastalıkları, mide rahatsızlıkları, ülser, solunum yolları sorunları, savunma sisteminin zayıflaması, karaciğer ve böbreklerde zayiat, genetik bozukluk, akciğer kanseri ve ölüme sebebiyet veriyor. Krom yiyeceklerle ya da içeceklerde rahatlıkla tüketilebiliyor. Krom ayrıca birçok meyve ve sebzede de mevcut. Yiyecek ve içeceklerin saklanma biçimi de bu besinlerdeki oranı arttırabiliyor.ROMA - ANF / DİHA
Öcalan'ın sağlık durumunun alarm düzeyinde olduğunu belirten avukatlar, Öcalan'ın zehirlenmesinden devletin sorumlu olduğunu açıkladı. Avukatlar, ulusal ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunarak, Öcalan'ın durumunu inceleyecek bir uluslararası sağlık heyetinin oluşturulmasını acil olarak talep etti
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 8 yıldan bu yana ağır tecrit koşulları altında tutulduğu İmralı'da zehirlendiği açıklandı. Öcalan'ın avukatları Mahmut Şakar, İrfan Dündar, Guilano Pisapia ve Mario Angenelli ile Doktor Paskal Kintz'in dün İtalya'nın başkenti Roma'da Hotel Nazionale'de düzenledikleri basın toplantısında, Öcalan'ın sağlık durumunun alarm verici düzeyde olduğu belirtildi. Toplantıda Öcalan'ın saç örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda normalin çok üstünde stronsiyum ve kroma rastlandığı kaydedildi. Saç telinin Öcalan'a ait olduğunu bilmeden incelediğini belirten dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, 'İncelediğim saç telinin zehirlenmiş bir insana ait olduğunu söyleyebilirim' dedi. Kintz, Öcalan'ın saç telinden hareketle vücudunda bulunan stronsiyum hakkında fazla bilgi olmadığını, zira tamamlayıcı analizlere ihtiyaç olduğunu belirtirken, vücutta normalin üzerindeki kromun ise, kanser, solunum, genetik bozukluk ve deri hastalıklarına yol açabileceğini söyledi. Kintz, Öcalan'ın vücudunda tespit edilen krom elementinin normal insanlarda olması gerekenden 7 kat daha fazla olduğunu kaydetti. Kintz, verilerin ne düzeyde ölümcül olduğunun ise ancak tamamlayıcı analizlerle ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.
Durum endişe verici
Toplantıda konuşan Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia, Öcalan'ın saç teli üzerinde yapılan analiz sonuçlarının endişe verici düzeyde olduğunu belirtti. Pisapia, Öcalan'ın saç örnekleri üzerinde, isim verilmeden İtalya, Fransa ve İsveç'te analiz yapıldığını kaydetti.
Yetkililerin bilgisi dahilinde
Öcalan'ın sağlık sorunlarının ağırlaştığını belirten Pisapia, krom ve stronsiyumun vücuda hava koşulları dışında yemek ve suyla geçtiğini belirtti. Pisapia, Öcalan'ın İmralı'da tek başına tutulduğunu, bu maddelerin yetkililerin kontrolü dahilinde verilmesinin dışında başka imkan bulunmadığını söyledi.
Yemek ve su incelenmeli
Pisapia, ortaya çıkan sonuçlardan sonra 4 talep sıraladı: Uluslararası kurumların hazırlayacağı bilimsel bir rapor, Öcalan'ın yediği yemek ve suyun tahlil edilmesi, krom ve stronsiyum elementlerinin mutlaka araştırılması, Türk hükümetinin bu noktada hukuksal ve sağlık sorunları çerçevesindeki etik sorumluluğunu yerine getirmesi.
İmralı süreciyle başladı
Öcalan'ın avukatı Mahmut Şakar da, 'Müvekkilimizin yaşamının ciddi ve büyük bir risk altında olduğuna inanıyoruz. Elimizdeki verilerin böylesi bir iddiayı ileri sürmemiz için yeterli olduğunu düşünüyoruz' dedi. Şakar, uzmanların inceleme sonuçlarını kronik zehirlenme olarak değerlendirdiğini kaydetti.
Resmi veriler güvenilir değil
Şakar, resmi kaynakların Öcalan'ın sağlığıyla ilgili açıkladığı verilerin doğru ve güvenilir olmadığının ortaya çıktığını söyledi.
Uluslararası kurumlara çağrı
Aldıkları sonucu yaklaşık bir hafta önce Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği'ne ve İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) ilettiklerini ve konuya el koymalarını talep ettiklerini aktaran Şakar, bu kurumların duyarlı yaklaşacaklarına inandıklarını söyledi. Öcalan'ın avukatlarından İrfan Dündar da, 'Tüm bu olağanüstü zor ve sağlık açısından gelişen olumsuz durumdan elbette ki, devlet sorumludur' dedi. Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar da yaptığı açıklamada, Öcalan'ın durumuyla ilgili uluslararası kurumlara çağrıda bulundu. Aydar, İmralı Cezaevinin kapılarının derhal uluslararası heyetlere açılarak, Öcalan'ın sağlık durumuna müdahale edilmesini istedi. Aydar, Öcalan'ın zehirlenmesinin bir cinayet ve insanlık dışı uygulama olduğunu söyledi.
TİHV: Girişimde bulunabiliriz
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Doktor Metin Bakkalcı, başvuru yapılması halinde Öcalan'ın durumuyla ilgili girişimde bulunabileceklerini söyledi.
Maddeler öldürücü
Öcalan'ın yoğun bir şekilde maruz kaldığı krom ve stronsiyum maddeleri, öldürücü özelliğe sahip. Solunum, yeme, içme sonucunda vücuda giren krom ve stronsiyum cilt hastalıkları, mide rahatsızlıkları, ülser, solunum yolları sorunları, savunma sisteminin zayıflaması, karaciğer ve böbreklerde zayiat, genetik bozukluk, akciğer kanseri ve ölüme sebebiyet veriyor.
Öcalan'ı İmralı'da zehirliyorlar
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yavaş yavaş zehirlendiği, ismi verilmeden 3 Avrupa ülkesinde saç telleri üzerinde yaptırılan ve 3 ay süren laboratuvar analizleri sonucu ortaya çıktı. Roma'da bir basın toplantısı düzenleyen Öcalan'ın avukatları, saç telinde elde edilen bulgulara göre Öcalan'ın vücudunda normalden 7 kat fazla stronsiyum ve krom elementleri bulunduğunu açıkladı. Tıp uzmanları, her iki elementin yavaş yavaş öldüren bir etkiye sahip olduğunu belirtti. İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi'nde 8 yılı aşkın bir süreden beri tutuklu bulunan Öcalan'ın, avukatları ile yaptığı son görüşmede dile getirdiği sağlık şikayetlerinin, bu zehirlenmenin belirtileri olduğu bildirildi. Dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, Öcalan'ın saç teli üzerinde yaptığı incelemenin ardından 'bu saçın sahibinin zehirlendiğini' söyledi. Bulguların Öcalan'ın yaşamını direkt ve fiili olarak tehdit eden bir boyuta ulaştığına dikkat çeken hukukçular ise, Birleşmiş Milletler (BM), İşkenceyi Engelleme Komitesi (CPT) ve tüm ilgili kurumların girişimiyle oluşturulacak uluslararası bağımsız bir hekim heyetinin İmralı Kapalı Cezaevi'ne gidip kapsamlı bir sağlık analizi yapmalarını istedi.
İtalya'nın başkenti Roma'da dün ortak bir basın toplantısı düzenleyen Öcalan'ın avukatları ve hekimler, Öcalan'ın sağlık durumuna ilişkin çok önemli belgeler açıkladı. Dün saat 11.00'de başlayan ve Roj TV'den canlı olarak yayınlanan toplantıda, 3 Avrupa ülkesinde Öcalan'ın adı verilmeden ayrı ayrı yaptırılan laboratuvar analizlerinde normal bir insanda bulunması gerekenden 7 kat fazla stronsiyum ve krom elementlerinin bulunduğu ilk kez kamuoyuna açıklandı. Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Öcalan'ın sağlığındaki bozulmanın 'alarm verici' düzeyde olduğunu bildirdi. Pisapia, Roma'daki Gemelli Tıp Fakültesi laboratuvarlarında yapılan analizlerin, Fransız doktor Pascal Kinzt tarafından yapılan analizleri doğruladığını söyledi. Pisapia, Öcalan'ın sağlık sorunlarının ağırlaştığını ve krom ve stronsiyumun vücuda hava koşulları dışında yeme, içme ile geçtiğini belirtti. Pisapia, bu konuda İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa Konseyi'nin harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Av. Pisapia, ortaya çıkan deliller kapsamında ivedilikle yapılması gereken girişimleri söyle sıraladı: 'Uluslararası kurumların hazırlayacağı bilimsel bir rapor, Öcalan'ın yediği yemek ve suyun da tahlil edilmesi, krom ve stronsiyum elementlerinin mutlaka araştırılması, Türk hükümetinin bu noktada hukuksal, sağlık sorunları çerçevesindeki etik görevlerini yerine getirmesi.' Öcalan, avukatlarıyla yaptığı bir önceki görüşmede, 'Aslında sağlığımın ne olduğunu ben de bilmiyorum, farkında bile değilim. Sürekli vücudumda yanma, kaşınma, boğazımda akıntı ve acı var. Son bir haftadır kulağım cızlıyor, çınlıyor, sürekli sesler duyuyorum. Uyuyamıyorum. Beni zehirliyorlar demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Fakat yapılan uygulamaların, nasıl bir sonuç vereceğini de kestiremiyorum' demişti.
Toplantıda Öcalan'ın sağlık durumu, son yapılan laboratuvar incelemeleri, sağlık durumuna ilişkin İmralı'ya kapatılmadan öncesine ait raporlar karşılaştırılarak kamuoyuna duyuruldu. Hotel Nazionale'de yapılan basın toplantısına Öcalan'ın avukatları Mahmut Şakar, Culyano Pisapia ve Mario Angenelli'yle, Dr. Paskal Kintz ve ailesi katıldı. Öcalan'ın 'kronik zehirlenmesine' ilişkin düzenlenen basın toplantısının açılışını Öcalan'ın İtalyan avukatı Mario Angelilli yaptı. Angelilli, bu basın toplantısının İtalya'da yapılmasının nedeninin Öcalan'a geçmişte İtalya'da iltica hakkı tanınmış olması olduğunu söyledi. Ardından da Öcalan'ın avukatlarından Mahmut Şakar söz aldı. Çok zor koşullar altında alınan ve tetkik edilen saç örneklerinin analiz sonuçlarından kaygı duyduklarını anlatan Av. Şakar, 'Müvekkilimizin yaşamının ciddi ve büyük bir risk altında olduğuna inanıyoruz' dedi. Şakar, ellerindeki verilerin böylesi bir iddiayı öne sürmeleri için yeterli olduğunu düşündüklerini kaydetti. Şu andaki şartlarda, Öcalan'a verilen krom ve stronsiyumun bir boyutunu ortaya çıkarabildiklerini söyleyen Şakar, elde edilen verilerin bağımsız ve uluslararası bir uzman heyet tarafından test edilmesinin durumun tamamen netleşmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Konuyu bir hafta önce Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği'ne ve İşkenceyi Engelleme Komitesi'ne (CPT) ilettiklerini vurgulayan Şakar, bu örgütlerden duruma el konulmasını istediklerini ancak şu ana kadar bir gelişme olmadığına dikkat çekti.
CPT'ye çağrı
Öcalan'ın sağlık ve güvenliğinin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin sorumluluğu altında olduğunu da kaydeden Şakar, 'İmralı öncesinde ciddi sağlık sorunu olmayan Öcalan'ın bu süreçten sonra sağlık sorunları baş göstermiş, her geçen gün de artarak şiddetlenmiştir. Müvekkilimizin sağlık sorunları hem kamuoyuna ve ilgili ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütlerine, hem de resmi makamlara defalarca iletilmiştir' dedi. Türk resmi makamlarının da Öcalan'ın sağlık durumuna ilişkin, müvekkillerinin 'sürekli kontrol altında olduğunu ve herhangi ciddi bir sorununun bulunmadığını' öne sürdüklerini ifade eden Şakar, ulaşılan yeni verilerin, resmi bilgilerin doğru ve güvenilir olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı. Şakar, 'Birleşmiş Milletler (BM), CPT ve tüm ilgili kuruluşlardan uluslararası bağımsız bir hekim heyetinin derhal İmralı Kapalı Cezaevi'ne giderek, kapsamlı bir sağlık analizi yapmalarını talep ediyoruz' dedi.
Öcalan'ın avukatlarından İrfan Dündar da, Öcalan'ın son zamanlarda birçok şikayeti olduğunu ve bunların giderek arttığını kaydetti. Birçok başvuruya rağmen, kaygıları giderecek bir tetkikin yapılmadığını vurgulayan Dündar, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını ifade etti. Öcalan'ın şu anda kronik solunum yolları hastalıkları, anjin, faranjit ve kronik sinözit, boğazda akıntı, geceleri uyuyama ve nefessizlik şikayetleri olduğunu, son dönemlerde de vücudundaki yoğun kaşıntıdan şikayetçi olduğunu hatırlattı. Dündar, Öcalan'ın başında da şişlik olduğunu ve acilen ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi.
'Kürt halkı barışçıl tavrını korumalı'
Öcalan'ın İtalyan avukatlarından Guilano Pisapia ise, Öcalan'ın saç teli üzerinde yapılan analiz sonuçlarının endişe verici düzeyde olduğunu belirtti. Kendisinin Öcalan'ı en son Kenya'da serbest olarak gördüğünü belirten Pisapia, 'O zaman sağlığı son derece iyiydi. Öcalan'ın vücudundaki bu elementler normal bir insanda olması gerekenden 7 kat daha fazla' dedi. Pisapia, Kürt halkının şimdiye kadar sürdürdüğü barışçıl tutumu, bundan sonra da sürdürmesi çağrısında bulundu. Şiddetsiz yaklaşımın devam etmesi gerektiğini belirten Pisapia, 'Öcalan aynı zamanda burada siyasi ilticacıdır, talebi İtalya'da kabul edilmiş, bu da İtalya hükümetine bir görev yüklüyor' diye konuştu.
Türkiye'nin çok sayıda ölüm ve işkenceden sorumlu bir devlet olduğunu kaydeden Pisapia, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Avupa Birliği ve Avrupa Konseyi'nin bütün insanların yaşam hakkını garanti altına alması gerekiyor. Öcalan'ın da yaşam koşulları garanti altına alınmalıdır. Türk hükümeti uluslararası örgütlerin yapacağı her türlü araştırmaya müsaade etmek zorundadır.' Av. Mario Angelilli ise, uluslararası örgütler nezdinde gerekli bütün adımları atmak istediklerini söyledi. Angelilli, 'Şu anda endişe verici bir boyuta ulaşmış bu durumu dile getirmek için CPT ile ilişkiye geçeceğiz. Bu yapılacak ilk adım, örgütleri bu durum karşısında duyarlı kılmayı amaçlıyoruz. İtalyan hükümeti de yeni kuruldu, şimdi onay gerekiyor. Adalet Bakanı ile görüşeceğiz. Guilano Pisapia şu anda Adalet Bakanlığı'nda çalışıyor, biz bu durumu en acil bir şekilde dile getirmek istiyoruz' dedi.
Prof. Dr. Alexander: Doz yüksek
Dr. Kintz'in yaptığı incelemeyi değerlendiren Çevresel Tıp ile Zehirbilim Uzmanı Prof. Dr. Jan Alexander, Kintz'in yaptığı analizin yüksek düzeyde stronsiyumu gösterdiğini bildirdi. Prof. Dr. Alexander, stronsiyumun Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi tarafından kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirterek, yüksek düzeyde radyoaktif stronsiyuma maruz kalınması ardından en ciddi ve ani sonucun kemik iliği üzerinde görüleceğini ifade etti. Prof. Dr. Alexander, 'Uzun vadeli bir maruz bırakılma ve bunun etkileri kemiğe yakın dokularda radyasyondan kaynaklı kanser oluşumu ve kemik iliğinde bulunan haematopoietic hücrelerin daha yüksek bir düzeyde lösemi riskine açık hale gelmektedirler' dedi.
Kongra Gel: Öcalan'ı sahiplenelim
Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar, Öcalan'da 'kronik zehirlenme' tespiti ardından duruma müdahale için uluslararası kurumlara çağrıda bulundu. Aydar, Öcalan'ın zehirlenmesinin bir cinayet ve insanlık dışı uygulama olduğunu söyleyerek, dünyanın her tarafındaki Kürtleri Öcalan etrafında kilitlenmeye çağırdı. Aydar, tüm Kürtlerin eylemleriyle Öcalan'ı sahiplenilmesini istedi. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Başkanı Ali Yiğit, tüm insanlığın Öcalan'ın sağlığına yönelik tehditlere karşı durması gerektiğini vurguladı ve Kürt halkına 'tüm gücünü seferber etmesi, tüm demokratik haklarını kullanması çağrısı' yaptı. KON-KURD da olayı kınayarak, halktan demokratik taleplerini dile getirmelerini istedi. Kürt İnsan Hakları Projesi (KHRP) de, Öcalan'ın sağlığı konusunda İşkenceyi İzleme Örgütü'nü (CPT) acil göreve çağırdı. Bu arada Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri ve TTB eski İkinci Başkanı Dr. Metin Bakkalcı, başvuru yapılması halinde TİHV'in, Öcalan'ın durumuyla ilgili olarak girişimde bulunabileceğini söyledi.
Bakanlıktan bildik açıklama
Adalet Bakanlığı, raporlara rağmen Öcalan'ın herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını iddia etti. Bakanlığın açıklamasında, 'Sağlık muayeneleri düzenli olarak yapılmaktadır. Bugüne kadar ciddi bir sağlık problemi olmamıştır. Roma'daki basın toplantısını uluslararası ilgiyi yeniden hükümlünün üzerine çekebilmek maksadıyla yaptıkları düşünülmektedir' denildi.
Bu arada İsviçre'nin Cenevre kentinde yaşayan Kürtler, Birleşmiş Milletler binasını kısa süreliğine işgal etti. Göstericiler büyük Öcalan resmini asarak sık sık Öcalan lehine sloganlar attı. Avrupa'nın çeşitli kentlerinde bugün gösteriler düzenleneceği öğrenildi.
Dr. Kintz:Kronik zehirlenme göstergesi
Öcalan'ın saç teli üzerindeki araştırmayı yapan dünyaca ünlü Fransız Doktor Pascal Kintz, 'bu saçın sahibinin zehirlendiğini' söyledi. Kintz, Napolyon'un da saç telini inceleyerek, kronik zehirlenme sonucu öldüğünü söyleyen kişiydi. Dr. Kintz, vücutta normalin üzerindeki kromun ise, 'kanser, solunum, genetik bozukluk ve deri' hastalıklarına yol açabileceğini söyledi. Kintz, 'incelediğim saç telinin zehirlenmiş bir insana ait olduğunu söyleyebilirim' dedi. Kintz, ne düzeyde ölümcül olup olmadığının ise ancak tamamlayıcı analizlerle ortaya çıkarılabileceğini ifade etti. Analizleri yaparken örneklerin Öcalan'a ait olduğunu bilmediğini söyleyen Kintz, herhangi bir saç örneği ile bu sonuca gittiğini belirtti. Kintz, 'yapılan analizde Öcalan'ın vücudundaki krom elementinin, normal insanlarda olması gerekenden 7 kat daha fazla olduğunu tespit ettiğini' kaydetti. Kintz'in raporu, daha sonra Roma'daki Gemelli Tıp Fakültesi laboratuvarlarında incelendi ve uzmanların görüşü alındı. Kintz, Öcalan'ın bir an önce iyi koşullarda kan ve idrar tahlillerinin yapılması gerektiğini belirtti.
Raporun ayrıntıları
Toksikoloji Uzmanı Dr. Kintz'in, Chem Tox Kliniği'nde yaptığı inceleme sonucu hazırladığı raporda incelemenin, ICP/MS yöntemiyle yapıldığı ifade edildi. Raporda, 32 element arasında 1.38 ng/mg krom, 115 ng/mg oranında da stronsiyuma rastlandığı; bu maddelerin normal oranları kromda 0.17-0.55 ng/mg, stronsiyumda ise 0.6-14.4 ng/mg olduğu bilgisi verildi. Raporda, elementlerin yoğunluğundan yola çıkılarak, kişinin krom ve stronsiyuma maruz kaldığının tespit edildiği kaydedildi. Raporda bu durum, 'Kronik zehirlenmenin göstergesi sayılabilir' şeklinde değerlendirildi. Bir örneğin de verildiği raporda, derihanelerde çalışan ve kroma maruz kalan işçilerin saç örneklerinde 0.55 ng/mg oranında kroma rastlandığı bildirildi. Rastlanan bu elementlerin sağlık riskini ortaya koyabilmek için genel değerlendirme ile saç ve kan örnekleri üzerinden biyolojik tetkiklerin yapılması gerektiği belirtildi. Raporda ilk bulgulardan yola çıkılarak, acilen uygun tetkiklerin yapılması gerektiği bildirildi.
Yavaş yavaş öldüren iki zehir: Stronsiyum ve krom
Stronsiyum: Çoğunlukla yeme ve içme yoluyla alınıyor. Stronsiyum kromat bileşiğinin akciğer kanserine yol açtığı biliniyor. Stronsiyum vücut tarafından kalsiyum zannedilerek emilip; dişlerde ve kemiklerde depolanıyor. Stronsiyumun yüzde 70-80'i vücuttan dışarı atılırken, yüzde 20-30'u kemiklerde birikiyor. Yüzde biri ise kan dolaşımı yoluyla kemik iliği ve yumuşak dokulara giriyor. Kemik iliklerinde bağışıklık sistemi ve kan hücreleri ürediğinden, stronsiyum kan kanseri, göğüs ve prostat kanseri ile bağışıklık sistemi bozukluklarına yol açıyor. Ayrıca, hormonları, pankreası, tiroid bezlerini, üreme organlarını ve merkezi sinir sistemini de tahrip ediyor. Hormonal dengelerin bozulması ve merkezi sinir sisteminin tahrip olması sonucunda, obezite, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, astım, şeker hastalığı ve felçlere de neden oluyor. Stronsiyum, radyoaktivite ve beta ışını yayımı sayesinde nöronları tahrip edip, beynin zarar görmesini ve beynin prefrontal korteksinin etkilenmesi sonucunda da otizm, dawn sendromu, konsantrasyon bozuklukları, öğrenme yeteneğinin yok olması, intihar ve cinayet eğilimlerinin ortaya çıkmasına yol açıyor.
Krom: Solunum, yeme, içme, direkt ilişki gibi yollarla vücuda giren krom, cilt hastalıkları, mide rahatsızlıkları, ülser, solunum yolları sorunları, savunma sisteminin zayıflaması, karaciğer ve böbreklerde zayiat, genetik bozukluk, akciğer kanseri ve ölüme sebebiyet veriyor. Krom yiyeceklerle ya da içeceklerde rahatlıkla tüketilebiliyor. Krom ayrıca birçok meyve ve sebzede de mevcut. Yiyecek ve içeceklerin saklanma biçimi de bu besinlerdeki oranı arttırabiliyor.ROMA - ANF / DİHA
Demokratik Toplum Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Abdullah Öcalan’ın zehirlendiği yönündeki iddiaların araştırılmasını istedi.
Tuğluk, Öcalan’ın saç tellerinde yapılan inceleme sonucunda ciddi zehirlenme belirtilerine rastlandığı iddiası ile ilgili hükümet ve Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
Tuğluk, “Öcalan’a kimyasal bir saldırı varsa bunun sonuçları kimsenin tahmin edemeyeceği kadar ağır olur” dedi. Tuğluk’un bu sözleri üzerine basın mensupları “Türkiye’yi tehdit mi ediyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Tuğluk, Öcalan’ın Kürt halkı üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtti ve “Böyle bir olay Öcalan’a sempatiyle bakan Kürt halkının büyük tepkisine neden olur” dedi.
Öcalan’ın avukatları, müvekkilerinin saç tellerinde yapılan incelemede, kronik zehirlenme belirtilerine rastlandığını iddia etmişti.
Tuğluk, Öcalan’ın saç tellerinde yapılan inceleme sonucunda ciddi zehirlenme belirtilerine rastlandığı iddiası ile ilgili hükümet ve Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
Tuğluk, “Öcalan’a kimyasal bir saldırı varsa bunun sonuçları kimsenin tahmin edemeyeceği kadar ağır olur” dedi. Tuğluk’un bu sözleri üzerine basın mensupları “Türkiye’yi tehdit mi ediyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Tuğluk, Öcalan’ın Kürt halkı üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtti ve “Böyle bir olay Öcalan’a sempatiyle bakan Kürt halkının büyük tepkisine neden olur” dedi.
Öcalan’ın avukatları, müvekkilerinin saç tellerinde yapılan incelemede, kronik zehirlenme belirtilerine rastlandığını iddia etmişti.
-
Ehmede_Omeri
- Banned

- Mesajlar:1042
- Kayıt:24 Şub 2007 19:20
- Ruh Hali:Kızgın
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Terazi
- Takım:Galatasaray
Böyle bir söylenti var ama, adı üzerinde söylenti. Enterasan noktalar var. Mesela test için 32 tane saç teli gerekiyormuş ama sadece 6 taneyle test yapmışlar. Ne kadar güvenilir?..Bir de araştırmayı yapan Fransız doktor daha önce Napolyon'un da zehirlendiğini iddia etmiş. Ne denebilir ki?
yrıca benin şahsi fikrim; Öcalan gibi bir teröristin İmralı'da beslenmesinin bile ona bir hediye olduğudur.
Saygılar
yrıca benin şahsi fikrim; Öcalan gibi bir teröristin İmralı'da beslenmesinin bile ona bir hediye olduğudur.
Saygılar
- Siyabend
- Belawela Muhtarı

- Mesajlar:19658
- Kayıt:15 Eki 2006 12:05
- Ruh Hali:Mutlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Kova
- Takım:Galatasaray
Bence böyle bir şey gerçekte varsa,mevcut AKP Hükümetini zor durumda bırakmak için oynanan derin bir oyundur.Seçimlerden önce Türkiye'nin huzurun bozulması en çok AKP'yi etkileyecektir.Ayrıca devletin uluslararası siysette yaşayacağı sıkıntıların bedelini de her zaman hükümetler öder.
Yani hamleyi yapan başkası olur ama bunun bedelini mevcut hükümet öder.
Yani hamleyi yapan başkası olur ama bunun bedelini mevcut hükümet öder.
zeyka nın son cümlesine ben de katılıyorum.ne yani bu adam şimdi eceliyle ölse nolacak acaba.ırak devlet başkanını diktatör diye astıranlara bişey yapamayan dünya, bi terörist öldü diye türkiyeye bişey diyecekse türkiyenin de bi cevabı mutlaka olmalıdır.eğer yoksa bi cevap verecek yazıklar olsun o cevap veremeyenlere...
Abdullah Öcalan normal bir şekilde vefat etse bile Türkiye sorumlu olacaktır,kendisinin sorumlu olmadığını kimseye anlatamaz.
Türkler şunu anlamalıki Öcalan Kürtlerin çoğu için çok farklı bir yerdedir.
Ortaya konulan tepkiler bunun göstergesidir.Tabi Türk medyası bu protestoları göstermez.Merak eden varsa Roj Tv haberlerini izlesin.
Türkler şunu anlamalıki Öcalan Kürtlerin çoğu için çok farklı bir yerdedir.
Ortaya konulan tepkiler bunun göstergesidir.Tabi Türk medyası bu protestoları göstermez.Merak eden varsa Roj Tv haberlerini izlesin.





