
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) PKK'ye yönelik sınır ötesi operasyonla birlikte başlatılan 'psikolojik harekata' karşı kampanya başlatıldı. "Psikolojik Harp Bültenlerini Satın Almayalım" ismiyle başlatılan kampanya, "Militarist Medyanın Duyurusuna Kulak Asmayalım, Medyasız Kalalım" sloganı ile yürütülüyor.
TSK'nin PKK'ye ve Federal Kürdistan Bölgesi'ne yönelik hava saldırısının öncesi ve sonrası Türkiye'deki merkez medya müthiş bir 'psikolojik harekat' yürütüyor. Aylardır bölgede bulunan basın mensupları yalan haberlerle raytinglerini artırırken, toplumun kardeşlik duygularına zarar verecek yayınları yapmaktan da geri durmuyorlar. Kürtlere ait tüm değerlere hakaret edilen yayınlarda, demokratik, barışçıl bir söyleme rastlamak ise mümkün değil. Sürekli olarak devletin büyüklüğünden, ordunun gücünden bahsedilen haberlerde, bölgenin durumu halka yanlış lanse ediliyor.
'Militarist medya rolünü oynuyor'
Genelkurmay Başkanlığı'nın talimatıyla başlayan ve medya patronlarının tam destek verdiği 'psikolojik harekat'a demokrat çevreler dur demeye başladı. İnternet üzerinden başlatılan bir kampanya ile halk 'psikolojik savaş yürüten yayınları' boykot etmeye çağırıldı. "Psikolojik Harp Bültenlerini Satın Almayalım" sloganı ile başlatılan kampanyanın çağrı metninde şunlara yer verildi: "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kürt bölgesine yönelik 16 Aralık'ta başlatılan sınır ötesi operasyonun, başta Kürt halkı'nın olmak üzere, Türkiye'deki her türlü sistem karşıtı siyasal talebi sindirmeye dönük bir psikolojik savaş amacı taşıdığı aşikardır... Cumhuriyet tarihi boyunca "tebaa"sıyla demokratik bir arz-talep ilişkisine girmekten imtina eden devlet tekelli siyaset geleneği, kitleleri yeniden "hadım" etmekte kararlı gözükmektedir... Elbette söz konusu geleneğin devamındaki "kutsal görev" bugün,"asker-millet" düşüncesine hiçbir zaman sadakatte kusur göstermeyen militarist medyaya düşmektedir..."
'Özkök gibiler 'kutsal görevini' yerine getiriyor'
24 saat canlı televizyon yayınlarının, gazete manşetlerinin, köşe yazarlarının hepsinin riayet ettiği bu "kutsal görev"e dikkat çekilen metinde, "Türkiye'nin "en saygın" gazetesinin genel yayın yönetmeni'nin "militarist medyanın abc'si" şeklinde de okunabilecek yazısında şu şekilde icra edilmektedir" denilerek, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün 16 Aralık'taki bombardımanın ardından 17 Aralık'ta yayınlanan şu yazısına yer verildi: "F-16'larımız Kuzey Irak semalarında, bir milletin kararını bombalarla, sortilerle verdi. Anlamayana bir kere daha verilecektir, kimsenin şüphesi olmasın. Bir kere daha yazalım, anlamayanların da kafasına dank etsin... PKK terörü ülkemizin bütünlüğüne ve milletimizin huzuruna kastetmektedir. Dolayısıyla ona yandaş olanlar, onu parayla, silahla, ekmekle, suyla besleyenler, sempati ile besleyenler, toprağını ona açanlar, önceki gece Kuzey Irak semalarından yükselen tarrakayı tarihlerinin görünen bir yerine, silinmez mürekkeple not etmelidirler. Etmelidirler ki, onlar unutsa bile, gelecek kuşaklar unutmasın... Bu siyasi kararı alan hükümetimiz, bu kararı aynı kararlılıkla caydırıcılığa çeviren Silahlı Kuvvetlerimiz, bölgede bir kere daha tarihi yazmıştır. Sınırları çizmiştir. Artık kimse sınırlarını ve özellikle de haddini aşmamalıdır. Konu komşu, dost düşman, yakın uzak, akraba, el alem... Herkese duyurulur..."
'Medyasız kalalım'
İnternet üzerinden e-mail yoluyla yürütülen kampanya çağrısı ise şu cümlelerle özetleniyor: "Kimi durumlarda medyanın bu tutumundan korunmak için 'medyasız kalmak' en doğru seçenektir... MİLİTARİST MEDYANIN 'DUYURUSU'NA KULAK ASMAYALIM... MEDYASIZ KALALIM... PSİKOLOJİK HARP BÜLTENLERİNİ SATIN ALMAYALIM..."
VELİ AY-DİHA

